Aydın Engin
Başlığı Shakespeare’den ödünç aldım. Venedik Taciri’nde
Yahudi tefeci Shylock’un -yanılmıyorsam- Nureddin Sevin çevirisindeki unutulmaz
tiradından: Çünkü Yahudiyim ha?.. Sevan Nişanyan’dan söz edeceğim. Tanıdığım.
Tadından yenmez huysuzluklarına, insanı ters köşeye atırıveren paradoksal
(alışılmışa aykırı düşünce) zekasına, onu sahici bir “dünya yurttaşı” kılan
geniş ufkuna tanık olduğum Sevan Nişanyan’dan…Hüküm giydi. Şirince köyündeki
kendi tapulu mülkü üstünde 60 metrekarelik, tek odalı bir taş bina yaptığı için
mahkeme (hukuk değil mahkeme) onu iki yıl hapse mahkum etti. Gık demedi.
Ağlamadı, sızlanmadı, “Bakın bana ne haksızlıklar yaptılar” diye merhamet
dilenciliğine asla tenezzül etmedi. “Madem kadı hüküm kesmiş, gider yatarım”
dedi, gitti.
***
Başlığı Shakespeare’den ödünç aldım. Venedik Taciri’nde
Yahudi tefeci Shylock’un -yanılmıyorsam- Nureddin Sevin çevirisindeki unutulmaz
tiradından: Çünkü Yahudiyim ha?..
Shylock, kent devleti Venedik’te yargıçların önünde
Yahudilere yönelik mülk edinme yasağından başlayan bir dizi ayrımcılığı
sergileyerek seslenir ve saydığı her haksızlığın ardından sorar: Çünkü
Yahudiyim ha?..
Sevan Nişanyan’dan söz edeceğim.
Tanıdığım. Tadından yenmez huysuzluklarına, insanı ters
köşeye atırıveren paradoksal (alışılmışa aykırı düşünce) zekasına, onu sahici
bir “dünya yurttaşı” kılan geniş ufkuna tanık olduğum Sevan Nişanyan’dan…
Hüküm giydi. Şirince köyündeki kendi tapulu mülkü üstünde
60 metrekarelik, tek odalı bir taş bina yaptığı için mahkeme (hukuk değil
mahkeme) onu iki yıl hapse mahkum etti.
Gık demedi. Ağlamadı, sızlanmadı, “Bakın bana ne
haksızlıklar yaptılar” diye merhamet dilenciliğine asla tenezzül etmedi. “Madem
kadı hüküm kesmiş, gider yatarım” dedi, gitti.
Torbalı açık cezaevine koydular.
Mapushane damı netameli yerdir. Yatmayan bilmez. Ben
yattım, bilirim. Gardiyan avanta koparabileceğini gözünden tanır. Koparamayacağını
sezdiğinde başın belada demektir. Dört duvar arasında kendini korumak kolay iş
değildir. Başgardiyan kendini zaten yarı tanrı sanan biridir. Müdür dersen,
oh-hoooooo…
Torbalı açık cezaevinde gardiyanın biri Sevan Nişanyan’ın
kredi kartını çaldı. Hırsızlık kamuoyunda duyuldu. Fatura hırsıza değil Sevan
Nişanyan’a kesildi ve apar topar Torbalı açık cezaevinden Buca kapalı cezaevine
postalandı.
Sevan Nişanyan’ın yeni cezaevindeki koşullarını kadim
dostu, Şirince Matematik köyü gibi anıtsal bir işi birlikte kotardığı arkadaşı
Ali Nesin aktarıyor:
"Matematik Köyü'nün mimarı Sevan Nişanyan'ın içinde
bulunduğu koşullar: Eski tip tavuk nakil kasalarını andıran 60 kişilik bir
koğuşta 103 kişi kalıyorlar, ki bu tenha zamanlarmış, sayı bazen 130'u
bulurmuş. İki kişilik yer yatağını ve tarif edilmeyecek kadar pis bir şilteyi
üç kişi paylaşıyorlar. Sevan'a ranza verilmesi mahkûmlar arasında isyan
çıkartırmış. Ama o, başkalarının daha kötü durumda olduğuna işaret ederek
"şükür iyiyim" diyor! Gece koğuş ısıtılmamakta, ayrıca havasızlıktan
dolayı pencereler açılmaktadır, dolayısıyla mahkûmlar gripten kırılmaktadır.
İdarenin verdiği yemekler yenmeyecek kadar kötüdür. Yüksek gazlı kömür dumanı
çıkaran iki baca yüzünden 100 metrekarelik avlu kullanılamamaktadır. Koğuşta
masa ve iskemle yoktur. Dolayısıyla Sevan gibi ranzası olmayanlar gün boyunca
oturacak yer bulamamaktadır. Ama Sevan koşullara kahramanca direniyor.
Gençliğinde de böyleydi, biliyorum."
Ali Nesin haklı. Sevan Nişanyan bu koşullarda da gıkını
çıkarmaz, başının gölgesini önüne düşürmez.
* * *
Ama Sevan Nişanyan yakınmıyor, susuyor diye, bize de
susmak düşmez.
Sorarız:
Kaçak yapı cennetine dönüşmüş, kaçak gökdelenlerin
birbiri ardına yükseldiği Türkiye’de, hele hele kaçak yapının patladığı,
Kuşadası çevresinde Sevan Nişanyan’ı kaçaklığı tartışmalı tek katlı taş binası
yüzünden yıllardır kovaladınız ve sonunda bir punduna getirip iki yıl hapse
mahkum ettiniz.
Çünkü Sevan Ermenidir ha ?
“Yanlış Cumhuriyet” kitabıyla resmi tarihin ezberlerini
bozduğu, okuyanlara inanmak istediklerine değil, gerçeğe ve sadece gerçeğe
bağlanmaları gerektiğini hatırlattığı için, benzeri yazılar yazanları görmezden
gelip onu düşman bellediniz.
Çünkü Sevan Ermenidir ha ?
“Sözlerin Soyağacı” çalışmasıyla neredeyse Cumhuriyet'le
yaşıt Türk Dil Kurumu'nun beceremediği, başaramadığı bir etimolojik sözlük
üretenin Sevan Nişanyan olması sizleri çileden çıkarıyor.
Çünkü Sevan Ermenidir ha ?
Bunca baskıya, bunca ölüm tehdidine rağmen doğduğu
topraklarda yaşamaktan asla vazgeçmeyen, ama pısırık bir yaşamı değil,
düşündüğünü, bildiğini, inandığını, inanmadığını pervasızca, korkmadan,
süsleyip püslemeden dile getiren, ezber bozan bir yurttaşımıza ölesiye bir kim
besliyorsunuz.
Çünkü Sevan Ermenidir ha ?
http://t24.com.tr/yazi/cunku-ermeniyim-ha-/8721
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.