Nedim Şener nedim.sener@posta.com.tr
Hrant Dink cinayeti planlandığı dönemde Trabzon Emniyet
Müdürü olan, cinayet işlendiği 19 Ocak 2007 tarihinde de Ankara’da İstihbarat
Dairesi Başkanlığı koltuğunda oturan Ramazan Akyürek açığa alındı. Cemaatçi
polisleri korumakla görevli gazeteci timi hemen harekete geçti; Ramazan
Akyürek’in açığa alınmasının, silahına ve kimliğine el konulmasının Dink
cinayetiyle ilgisi olmadığını yazdılar. Onlar ne derse desin gerçeklerin bir
gün ortaya çıkmak gibi bir alışkanlığı vardır. Evet artık hem istihbaratçıların
yalanlarının hem de cemaati ve cemaatçi polisleri Dink cinayetindeki
sorumluluklarından kurtarmakla görevli gazetecilerin yazdığı yalanların sonu
geliyor.
Santoro cinayetinde ihmal
Ama biz gerçeklere dönelim; Ramazan Akyürek yalnızca Dink
cinayetinden değil Rahip Santoro cinayetinden de sorumludur. Çünkü Rahip
Santoro Katolik bir papaz olmasına rağmen Trabzon Emniyeti’nin Katoliklikle hiç
ilgisi olmayan “Pontuscu” diye telefonlarını dinlediği sırada öldürüldü.
Santoro’nun tehdit edildiğini en iyi bilen Trabzon polisiydi. Başında da
Akyürek vardı. Ama zavallı sahipsiz Santoro cinayetinin üstü o polislerin
yaptığı soruşturmayla 15 yaşındaki bir çocuğunu üzerine yıkılıp örtüldü.
Akyürek daha önce verdiği ifadelerde, kendisinin Dink’e yönelik bir saldırı
olacağına dair raporu İstanbul’a bildirdiğini söyledi. Evet, Akyürek
yönetimindeki Trabzon polisi Dink’in öldürüleceğine dair raporu Ankara’ya, “ses
getirecek bir eylem” yapılacağına dair raporu da İstanbul polisine bildirdi.
Ama nedense Dink’i öldürmeyi planlayan çete ile ilgili bilgileri yasal görevi
olmasına rağmen o günkü Vali Hüseyin Yavuzdemir’e bildirmedi. Oysa her gün saat
11.00’de güvenlik toplantısı yapıyorlardı.
İfadesindeki çelişkiler
Bu cümle Akyürek’e ait, “Hrant Dink vurulmadan önce
aldığımız bilgi daha istihbari bir bilgi olduğu ve olgunlaştırılması lazım
geldiği için gündeme gelmedi. Ancak bu bilgi çok önemli ve ciddi bir bilgiydi.”
Adama sorarlar; Madem ciddiydi neden gündeme getirmedin? İstihbaratın
bilgisayar kayıtlarındaki Dink cinayetiyle ilgili verilerin silinmesi nedeniyle
suçlanan Akyürek’e soracak o kadar çok soru var ki. Mesela şunun cevabını
verebilir mi? Yasin Hayal Emniyet’in dinlemesi ve takibi altındayken 2006
yılında Dink’i öldürme planı için İstanbul’a geldiği bilgisi neden saklandı. Ve
İstanbul’a geldiğinde dinlemeye neden ara verildi? Cinayetin azmettiricileri
Erhan Tuncel ve Yasin Hayal’in dinleme kayıtları çözümü bile yapılmadan neden
imha edildi? Ankara’da İstihbaratın bilgisayarındaki veriler silinirken Trabzon
İstihbarat Şube’nin bilgisayarları imha edilmek için Ankara’ya getirildi mi?
Evet şimdi sıra gerçeklerde.
http://www.posta.com.tr/turkiye/YazarHaberDetay/Gerceklerin-zamani.htm?ArticleID=221074
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.