Markar
Esayan
Totaliter
laiklik, 'Batılılaşma' adı altında ülkenin kaynaklarını dış dünya ile paylaşan
iç sömürgecilerin dindar halka gösterdikleri bir 'kırmızı karttır' gerçekte.
Öyle ki, hak için ayaklanan kesimler, sonrasında seçimlerle hükümet olan halkçı
yönetimler, ya şiddetle, ya da darbelerle bastırılabilsin... Cumhuriyet tarihi
boyunca bu iktidar kavgası, Batıcı olmaktan ötürü 'ilerici' sayılan totaliter
laiklerle, Müslüman oldukları için 'gerici' sayılan dindarlar ve Kürtler
arasında bir üst yapı kavgası sınırlarına hapsedilmiştir. 17-25 Aralık
komplosunu II. Bab-ı Ali Baskını olarak adlandırmam bu nedenledir. Küçükömer'in,
'Türkiye'de sağ sol, sol da sağdır. Türkiye'nin solcuları gericidir... İşte 7 Şubat MİT ve 17-25 Aralık darbelerini bu tarihsel okuma üzerinden
yapmadan, gündelik siyasi gelişmelerle bugünü değerlendirmek mümkün değil.
Yazının
Devamı: http://yenisafak.com.tr/yazarlar/MarkarEsayan/ii-bab-i-ali-baskini-olarak-17-25-aralik-komplosu/51046
1 yorum:
ne yani her şey komplo mu? yaşananlarda,duyduklarımızda,gördüklerimizde hiç mi doğruluk payı yoktu? anlaşılması güç...
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.