Nilay Vardar / bianet
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1915 Ermeni soykırımı
ile ilgili açıklamasında "arşivlerin açık" olduğuna dair sözlerine
araştırmacılardan yanıt geldi. Boğaziçi Üniversitesi doktora öğrencisi Mehmet
Polatel, Genelkurmay arşivlerinin kağıt üstünde açık ancak fiilen kapalı
olduğunu söyledi. Ayrıca açık olan arşivlerde de tasnif, belge eksikliği
nedeniyle sorunlar yaşandığına dikkat çekti.
***
Başbakan'ın Ermeni soykırımına dair "arşivlerin
açık" olduğuna dair sözleriyle ilgili konuşan araştırmacı Polatel,
Genelkurmay arşivlerinin fiilen kapalı olduğunu, açık arşivlerde de sorunlar
yaşandığına dikkat çekti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1915 Ermeni soykırımı
ile ilgili açıklamasında "arşivlerin açık" olduğuna dair sözlerine
araştırmacılardan yanıt geldi.
Boğaziçi Üniversitesi doktora öğrencisi Mehmet Polatel,
Genelkurmay arşivlerinin kağıt üstünde açık ancak fiilen kapalı olduğunu
söyledi. Ayrıca açık olan arşivlerde de tasnif, belge eksikliği nedeniyle
sorunlar yaşandığına dikkat çekti.
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde doktora
yapan Polatel Osmanlı’da toprak meselesi ve soykırım sürecinde Ermenilerin el
konan mülkleri üzerine çalışıyor.
‘’TELGRAF VAR AMA CEVABI YOK’’
Polatel, araştırmaya açık arşivlerde dahi bütün
belgelerin yer almadığını söyledi.
"Şu an Başbakanlık Devlet Arşivleri içerisinde yer
alan Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerine ulaşabiliyoruz. Bu arşivlerde tasnif
edilmemiş belgeler olmakla birlikte soykırım dönemini ilgilendiren özellikle
Dahiliye Nezareti’ne (şimdiki İçişleri Bakanlığı) ait belgeleri görebiliyoruz.
"Arşivlerin açık olmasından bütün belgelerin orada
yer aldığı anlamı çıkmasın. Birinci Dünya Savaşı’nın sonundan itibaren,
Cumhuriyet boyunca arşivlerdeki belgeler ya yok edilmiş ya da gizlenmiş.
"Örneğin, merkezden valilere ve kaymakamlara
gönderilen telgraflar mevcut iken, onlardan gelen cevapları arşivde
bulamıyoruz. Bu tür müdahaleler araştırmacılara fazlasıyla zorluk yaşatıyor. Bu
nedenle, diğer arşivlerle karşılaştırmalı olarak soykırımı çalışmak bir zaruret
halini alıyor."
‘’GENELKURMAY ARŞİVLERİ FİİLEN KAPALI’’
Genelkurmay’ın arşivinin fiili olarak kapalı olduğunu
belirten Polatel, Başbakan'ın son açıklamasından sonra bu arşivlerin açılmasını
umduğunu belirtti.
"Genelkurmay arşivleri kağıt üzerinde
araştırmacılara açık gözüküyor. Şöyle ki, arşive araştırma yapmak için başvuru
yapıyorsunuz, bir aylık değerlendirme sürecinden sonra size geri dönüş
yapıyorlar. Çalıştığınız konu veyahut görüşleriniz ret edilme ihtimalini
doğrudan etkiliyor. Ret edilenlere hiçbir gerekçe sunulmuyor.
‘’GÖREVLİ İSTEMEZSE BELGEYİ GÖSTERMEZ’’
"Araştırma yapmaya kabul edilirseniz yalnızca
çalıştığınız konuyla ilgili belgeleri görmenize izin veriliyor. Orada bulunan
görevli, talep ettiniz belgenin konunuzla alakalı olmadığına kanaat getirir ise
onu göremeyebilirsiniz. Oysa, arşiv taramasında hiç beklemediğiniz dosyadan
doğrudan işinize yarayacak belge çıkabilir. Dünyanın birçok yerinde arşivler bu
şekilde. Osmanlı arşivindeki en önemli gelişme de bu konudaki sınırlandırmanın
ortadan kalkmış olması.
"İkincisi, Genelkurmay arşivi tamamen tasnif
edilmemiş ve belge özetlerinin de yer aldığı katalog sistemi kamuya kapalı. Bu
nedenle, orada ne tür belgeler olduğunu orada araştırma yapmayı başarabilmişler
yoluyla bilebiliyoruz. Normalde bunların online bir şekilde herkese açık olması
gerekir. Hatta oradaki Osmanlı dönemine ait bütün belgelerin Osmanlı arşivine
aktarılmalı. Arşivlerin bu kadar bölünmesi araştırma süreçlerini
zorlaştırıyor."
‘’İNGİLTERE’DE HER BELGEYE ULAŞABİLİRSİN’’
İngiliz devlet arşivlerinde de araştırma yapan Polatel
şöyle konuştu:
"İngiliz arşivi hem daha organize hem de tasnif
edilmiş belge sayısı fazla olması dolayısıyla Türkiye’deki arşivlerden daha
zengin. Belge talep etmek konusunda herhangi bir sınırlama mevcut değil. İstediğiniz
belgeyi görebilirsiniz. Belgelerin fotoğraflarını ücretsiz çekebiliyorsunuz.
Türkiye’de ise çektiğiniz her fotoğraf için ücret ödüyorsunuz."
* Mehmet Polatel'in “Confiscation and Destruction: The
Young Turk Seizure of Armenian Properties” (Uğur Ü. Üngör ile, Continuum, 2011)
(El koyma ve Yıkım: Jön Türklerin Ermeni Mülklerini Gaspı) ve “2012
Beyannamesi: İstanbul Ermeni Vakıflarının El Konan Mülkleri” (N. Mildanoğlu, Ö.
L. Eren, M. Atılgan ile, Hrant Dink Vakfı, 2012) başlıklı kitapları var.
http://www.demokrathaber.net/siyaset/ermeni-soykirimiyla-ilgili-arsivlerin-hepsi-acik-degil-h31739.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.