Çocuklarını Ermeni okuluna gönderme mücadelesini sürdüren aile, İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararıyla amacına ulaştı. Mahkeme’nin 15 Kasım tarihli yürütmeyi durdurma kararında şu ifadeler yer alıyor: “Davacı tarafından dava dilekçesine eklenen 17/12/2012 tarihli Türkiye Ermenileri Patrikliği tarafından davacının annesi N.E.B adına düzenlenen belgenin, davacının Ermeni soyuna mensup olduğuna karine teşkil ettiği, bunun yanında davacının dilekçesinde Ermeni asıllı olduğunu açıkça belirttiği de göz önüne alındığında, eğitim-öğretim hakkının kullanımı bakımından davacının Ermeni azınlığa mensup olduğunun kabulü gerektiğinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile korunan eğitim hakkını engelleyecek şekilde davacının Ermeni okuluna kaydının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (Bu çok önemli karar umarız bu problemi tamamen ortadan kaldırır. Devlet ben Ermeniyim diyene değilsin demez. HYETERT)
***
'Soy kodu' fişlemesiyle ilgili ilk adım atıldı; Mahkeme,
azınlık okuluna giriş için 'soy kodu'na bakılmasıyla ilgili uygulamada
yürütmeyi durdurma kararı verdi. Çocuğunu Ermeni anaokuluna kaydetmek için Milli Eğitim
Müdürülüğü'nden istediği izin belgesinde "soy kodu" fişlemesiyle
karşılaşan aile, verdiği hukuk mücadelesini sürdüren aile sürdüren aile,
İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararıyla amacına
ulaştı.
Agos gazetesinden Ferda Balancar'ın haberine göre,
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Şişli İlçe Milli Müdürlüğü’ne
gönderilen resmi yazıda “1923’ten bu yana vukuatlı nüfus kayıtlarında gizli
‘soy kodu’nun yer aldığı” belirtiliyordu.
Soy koduna örnek olarak "Ermeni vatandaşlarımızın
soy kodu 2’dir" ifadesi de resmi yazıda yer alıyordu. Bu resmi yazının
veriliş gerekçesi ise İstanbul’daki bir Ermeni anaokuluna çocuğunu kaydettirmek
isteyen bir ebeveynin verdiği mücadeleydi.
Öğrencinin velisi olmak isteyen anne, vaftiz olup kendi
kimliğine dönmüş bir Ermeni. Annenin nüfus cüzdanındaki din hanesinde
Hıristiyan yazarken, çocuğun babasının kimliğinin din hanesinde ise Müslüman
yazıyor. Ebeveynlerin çocuklarını kaydettirmek istedikleri Ermeni anaokulunun
müdürlüğü ise, yasal mevzuat gereği kendilerine şu cevabı vermişti: “Milli
Eğitim’den okula kayıt yaptırmanızda bir sakınca olmadığına dair resmi izin
belgesi alın.”
Ailenin avukatı İsmail Cem Halavurt’un İstanbul İl Milli
Eğitim Müdürlüğü’ne başvurarak, çocuğun Ermeni anaokuluna kayıt yaptırmasının
önünde bir engel olmadığına dair resmi yazı talep etmesi üzerine de ‘soy
kodu’nu ifşa eden söz konusu resmi yazı ortaya çıkmıştı.
‘Patrikliğin belgesi’
Çocuklarını Ermeni okuluna gönderme mücadelesini sürdüren
aile, İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararıyla
amacına ulaştı. Mahkeme’nin 15 Kasım tarihli yürütmeyi durdurma kararında şu
ifadeler yer alıyor:
“Davacı tarafından dava dilekçesine eklenen 17/12/2012
tarihli Türkiye Ermenileri Patrikliği tarafından davacının annesi N.E.B adına
düzenlenen belgenin, davacının Ermeni soyuna mensup olduğuna karine teşkil
ettiği, bunun yanında davacının dilekçesinde Ermeni asıllı olduğunu açıkça
belirttiği de göz önüne alındığında, eğitim-öğretim hakkının kullanımı
bakımından davacının Ermeni azınlığa mensup olduğunun kabulü gerektiğinden
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile korunan eğitim hakkını
engelleyecek şekilde davacının Ermeni okuluna kaydının yapılmamasına ilişkin
işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan davacının öğrenci olması ve dava konusunun
öğrenime ilişkin olması, davacının daha önceden aynı okulun anaokulu kısmında
aday öğrenci statüsüyle öğrenim görüp bu okulda sosyal çevre edindiği göz önüne
alındığında davacı açısından telafisi güç zararlar doğacağı da açıktır.”
‘Bu karar emsal olacak’
Ailenin avukatı İsmail Cem Halavurt, Mahkeme’nin bu
kararıyla öncelikle davacının çocuğunun okula kaydının yapılmasının önünün
açıldığını söyledi. Halavurt, “Karar, davacı ile benzer durumda olan diğer
öğrencilerin de okula kaydının yapılmasında emsal bir karar teşkil etme
potansiyeli taşımaktadır” dedi. Avukat Halavurt’un kararla ilgili görüşleri
şöyle:
“Mahkemenin kararında en temel husus bir kişinin soyunun
belirlenmesinde soy kodunun esas alınmasının hukuka uygun olmadığının
tespitidir. Milli Eğitim Bakanlığı kişinin azınlık okullarına kabul edilmesinde
soy kodunun esas alınması gerektiği gerekçesiyle okula kayıt yapamayacağını
belirtmişti. Bu karar, bir kimsenin Ermeni olduğunun kabul edilmesinde soy
kodunun tek başına esas alınamayacağını göstermesi bakımından olumlu bir
karardır.
Kişilerin soy koduna bakılarak kökenlerinin tespit
edilmesi 1915 ve sonrasında yaşanan Soykırımı meşrulaştıran ve Soykırımın
sonuçlarını pekiştiren bir uygulamadır. Kendi dilinde eğitim yapmak isteyen,
kendi azınlık toplumunda sosyal ve kültürel ilişkiler geliştirmek isteyen
insanların önünü kesmeye çalışan bir yaklaşımdır. Özellikle kendi özüne dönmek
ve kendi diliyle eğitim yapmak isteyen müslümanlaştırılmış Ermenilerin önünü
kesmeye çalışan bu yaklaşımların engellenmesi bakımından yürütmeyi durdurma
kararının devamında idarenin işleminin tümden iptali gerekir. Bununla birlikte
aynı zamanda soy koduna ilişkin düzenlemelerin tümüyle ortadan kaldırılması ve
eğitim özgürlüğünün önünü açacak düzenlemeler yapılması gerekir.
Yürütmeyi durdurma kararının anlam kazanabilmesi, çocuğun
okula kesin kaydının bir an önce yapılmasıyla birlikte Soykırımın sonuçlarını
ve ayrımcılığı pekiştiren uygulamaların tümüyle ortadan kaldırılması yönünde
yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği açıktır. Bu hususta gerekli
çalışmaları yapıyoruz. Bu tip düzenlemelerin ortadan kaldırılması için gerekli
hukuksal mücadeleyi de vereceğiz.”
http://t24.com.tr/haber/azinlik-okuluna-kayidin-onundeki-soy-kodu-engeli-kalkti,245437

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.