Haymi Behar
Böyle bir iddia var, başka türlü de duyulabiliyor, her
ihtimale karşı meraklısına Türkiye'de "İsrail dölü" olarak doğmak ne
demek anlatayım istedim: Adının ve soyadının İbranice ya da İspanyolca, göbek
adının Türkçe olması demek. Evde adın sokakta göbek adınla çağrılmayı daha 3 yaşında
benimsemek demek.
Her girdiğin yeni ortama göre kendini tanıtırken hangi
ismini kullanacağına anında karar verebilme yeteneğini geliştirmek demek. Daha ilkokula yeni başlamışken senin soyadın neden farklı?
Sorularına cevap yetiştirme becerisini edinmek demek.
O güne kadar Fenerbahçeli olduğun okuldaki herkes
tarafından bilinirken sevdiğin takımın sadece adını bildiğin Macabi Tel Aviv
ile maçı olunca birlikte maçlara gittiğin sıra arkadaşlarının "kimi tutuyorsun?
Bizi mi onları mı?" Sorularına muhatap olmak demek.
Anne Frank'ın güncesini idrak ederek büyümek demek.
7 milyarlık dünyada sadece 13 milyonluk, Türkiye'de ise
numunelik 17bin "döl kardeşinden" ibaret olmak demek.
Dünya nüfusunun sadece %0,2 Yahudiyken, İsa'nın çarmıha
gerilişinden, Fatih Sultan Mehmet'in ölümüne her şeyden bizzat sorumlu tutulmak
demek.
Hayatın herhangi bir anında bu tip büyük tarihsel
sorulara anında verilecek kıvrak yanıtları aklında biriktirmeyi becerebilmek
demek.
Tarih boyunca defalarca ayrımcılığa maruz kalmış,
sürülmüş, katliamlara, pogromlara uğramış, dünyanın planlı, en büyük
soykırımının kurbanı olmanın ağır psikolojik mirasıyla mutlu bir hayat kurmaya
çalışmak demek.
"Bu kadar az nüfusla nasıl bu kadar komplo teorisinin
baş kahramanı olmayı başardık?" sorusunu her daim zihninde dolaştırmak
demek.
Her Allah'ın günü nefret söylemine, hakarete, küfre maruz
kalarak yaşamaya alışmak demek.
Biraz olsun Einstein'dan Marx'a, İsa'dan Freud'a dünyanın
kaderini değiştirenlerle aynı kültürel mirası taşımakla avunmaya çalışmak
demek.
Woody Allen'dan, Adam Sandler'a Yahudi mizahının en iyi
örneklerinin aslında anneannenizin evde size söylediklerini dünyaya anlattığını
bilmek demek.
Sinemada seyrettiğin her filmin sonunda isimler geçerken
filmdeki "İsrail döllerini" saymak demek.
Natalie Portman'la Ashton Kutcher'in güzel İsrail
döllerinden niye biraz da ben faydalanamamışım diye hayıflanmak demek.
Her yıl dünyada bilime yaptıkları katkılarla Nobel
kazanan "İsrail dölleri" ile gururlanmak demek.
Belki de hayatınızda adımını atmadığınız İsrail'in
hükümetinin iyi kötü tüm yaptıklarından sorumlu tutulmak demek.
Her Allah'ın günü siyasetçisinden işportacısına dinine,
kitabına, imanına edilen küfürleri görmezden gelmeye çalışarak güneşli günlerin
keyfini çıkarmaya çalışmak demek.
Ne ara 'korkak Yahudi'den 'öldürmeyi iyi bilen' Yahudi'ye
transfer olduk? diye düşünüp durmak demek.
Doğduğunuz, vatanım dediğiniz, canınızdan çok sevdiğiniz,
askere gidip vergisini verdiğiniz ülkenizin devlet kurumları tarafından yabancı
muamelesi görmek demek.
Doğduğunuz ülkede hiçbir zaman yargıç, savcı, subay,
bürokrat olamayacağınız bilerek bir meslek seçimi yapmak ve 2nci sınıf vatandaşlığı normalleştirerek
yaşamak demek.
Her yeni tanıştığın kişinin Türkiye'de eser miktarda
kalan Yahudilerin hepsiyle akraba olduğunun sanmasına alışmak demek.
En beyazından Türk'ün bile ikili sohbetlerde ayrımcılık
söylemi yaptığını fark edince "ama benim çok Yahudi arkadaşım var"
cümlesine sessizce gülümsemeyi öğrenmek demek.
Türkiye'de her gün ibadethanelerine, okuluna girerken,
havaalanlarından daha sıkı güvenlik kontrollerinden geçmek zorunda olmak demek.
Havraya giderken umarım bu kez bombalamazlar diyerek
tırsmak demek.
Havradan çıkarken "suç mahallinden kaçar gibi"
koşar adımlarla kapıdan uzaklaşmak zorunda olmak demek.
Öfke anında akla ilk gelen "küfür" olmak demek.
Yeni nesil "İsrail döllerinin" bu ağır yüke
katlanamayıp başka ülkelerde hayat kurmayı tercih etmesine yüreğinin
dayanamaması demek.
Bir nesil sonra Türkiye'de hiç "İsrail dölü"
kalmayacak olmasına rağmen bu nefret söyleminin hiç bitmeyeceğini bilmek demek.
http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/israil-dolu-olmak-60013

1 yorum:
Sayin Haymi Behar,sizin anlatiklariniza, biz sizlerden daha önce maruz kaldik,ancak bana dokunmiyan yilan bin yasasin düsüncesini kendi cikarlari acisindan düsünenlerin bir gün siranin kendilerine gelecegini hic düsünmediler veya düsünmek istemediler.
Tarih boyunca yasadiklari ülkelerde esit haklara sahip olamiyan,hatta zulüm,katliam gören sizlerin,bizim durumumuzu anlamaniz gerekirken cikarlariniz icin sustunuz.(Israel hala susuyor,sizin düsüncenizi hakkinda bilgim yok)
Saygilar
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.