Ferhat Arslan
3. yüzyılda yapılan ve Yukarı Mezopotamya’nın ilk
üniversitesi konumuna sahip olan Mor Kiryakus Manastırı, şimdi hayvan gübresi
deposuna dönüştürülmüş. Kilisede çevre düzenlemesi ve kazı çalışmaları
arkeologlarla değil, İş Kur’dan temin edilen geçici işçilerle kazma kürekle
yapılıyor.
Batman Merkeze 5 km uzaklıkta Dêra Qêre (Ayrancı) Köyünde
bulunan Mor Kiryakus Manastırı, 3. Yüzyılda Hristiyanlık Aleminin ilk
döneminden kalan en stratejik manastırlarından biri. Binatlı ovasına hakim bir
alanda inşa edilen ve Kêre Dağının siyah bazalt taşı ile yapılan kilise, Yukarı
Mezopotamya’nın ilk eğitim manastırı olarak kabul ediliyor.
1915 Ermeni katliamı sırasında Kêre Dağı eteklerinden
sürülen Süryanilerden sonra çevrede bulunan Müslümanların yerleşmesiyle tarihi
manastır ahır olarak kullanılmaya başlıyor. Şimdi ise, hayvan gübresi deposuna
dönüştürülmüş. 3 ayda bir Batman Müze Müdürlüğü temizlik çalışması ile hayvan
gübresinden arındırıyor. Diğer taraftan kazı çalışmalarının da olduğu
manastırda, İŞ-KUR’dan temin edilen geçici işçilerle “tarih araştırma”sı
yapılıyor.
KAZMA KÜREKLE 'TARİH ARAŞTIRMASI'
Konu ile ilgili bilgi veren Batman Turizm Derneği Başkanı
Emin Bulut, binlerce yıllık tarihi yapıtın İŞ-KUR işçileriyle yapılması tarihe
saygısızlık olarak değerlendirdi. Bulut, “Kazı sonucunda hafriyattan kitabeler,
taş lahitler, su sağdıçları, su kuyuları gibi benzer mezeme çıkıyor. Sözde bir
koruma çalışması yapılıyor. Koruma çalışmasına da bu yıl ara verilmiş. 3 ayda
bir İŞKUR’dan alınan geçici işçilerle temizliği yapılmaktadır oysa bunun
tamamen Arkeologlar, bilim adamları tarafından ve çok yetkin insanlar
tarafından kazı yapılması gerekmektedir. Ancak Batman Müze Müdürlüğü çok saçma
sapan kazma kürekle kazı yapılmaktadır. Dünyanın en önemli inanç mabetlerine
bir hakarettir. Hatta manastırı tel örgülerle kafese dönüştürmesi ayrıca bir
saygısızlıktır. Yetkililere yaptığımız
yazılı ve sözlü uyarılarımız dikkate alınmıyor” dedi.
Mor Kiryakus Manastırı isminin 3. Papa’dan aldığına
dikkat çeken Bulut, “Ortadoğu ve Batı ülkelerinde bulunan Süryani alemi ya da
Hristiyan aleminin en önemli üniversite olması bu manastırda birçok rahip,
rahibe, din adamlarını, azizler yetiştirmiş. Mor Kiryakus ismini de 3. Papa’dan
alıyor. Vatikan arşivlerinde 3. Papa ismi Mor Kiryakus’tur.”
YILDIZLI KUBBENİN MEZOPOTAMYA’DAKİ TEK ÖRNEĞİ
Mor Kiryakus Manastırının ibadethane bölümünde yıldızlı
kubbesinin Hz. Davut yıldızından esinlendiği ve son yüzyılın sembol kubbesi
konumunu taşıdığını ifade eden Bulut, şöyle konuştu:
“Burası 100 yıl önce terk edilmiş ve çok önemli altın
kaplama çanı vardı. Şu an çan ve eski İnciller Mardin Deyrul-zaferan
Manastırında bulunmaktadır. Mardin, Hasankeyf, Bitlis ve Van bölgesinin merkezi
manastırı maalesef bir süre öncesine kadar ahır olarak kullanıyordu. Köylülerin
bilinçsiz olmasını anlayabiliriz. En az Hasankeyf kadar, Deyrul-zaferan kadar
turist çekmesi gerekiyor. İnanç turizmi konusunda muazzam bir destinasyon
bulunmaktadır. Yıldızlı kubbesi son yüz yılın ayakta kalan sembol kubbesidir.
Bu yapının Mezopotamya’da tek örneği Mor Kiryakus Manastırında bulunmaktadır”
diye konuştu.
Bakü’de güvercin Erivan’da şahin!
Bakü’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşmesinde,
ılımlı ve yapıcı mesajlar vermişti. Cumhurbaşkanı Hollande, Ermeni ve Yukarı
Karabağ sorunu konusunda Aliyev’in sert tepki göstermesi karşısında sessiz
kalmıştı. Ancak Hollande, Erivan’a ayak basar basmaz söylemini sertleştirdi.
Başkent Erivan’da Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile soykırım anıtını
ziyaret eden ve çiçek bırakan Hollande, Türkiye’den “soykırımı” tanımasını
istedi... Hollande, inkar yasasını ima ederek, “İnkar bir fikir değil,
kurbanlara ve gerçeğe hakarettir. İnkara hiçbir kapı açık olamaz. Dünyanın her
yerinde soykırımın tanınması için inisiyatifler var. Tanımak bölmez,
birleştirir” dedi.
***
Azerbaycan başkentinde ılımlı ve yapıcı mesajlar veren
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Erivan’da esti gürledi
Kafkasya turu çerçevesinde Azerbaycan’dan Ermenistan’ın
başkenti Erivan’a geçen Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, burada esip
gürledi. Oysa Hollande, Bakü’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşmesinde,
ılımlı ve yapıcı mesajlar vermişti. Cumhurbaşkanı Hollande, Ermeni ve Yukarı
Karabağ sorunu konusunda Aliyev’in sert tepki göstermesi karşısında sessiz
kalmıştı. Ancak Hollande, Erivan’a ayak basar basmaz söylemini sertleştirdi.
Başkent Erivan’da Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile soykırım anıtını
ziyaret eden ve çiçek bırakan Hollande, Türkiye’den “soykırımı” tanımasını
istedi. Erivan’da Ermeni ağzıyla konuşması dikkat çeken Cumhurbaşkanı Hollande,
“Soykırımı tanımak bölmez birleştirir” dedi. Hollande, Bakü’deki temaslarının
ardından Erivan’a geçti. Burada Ekonomik Forum’da Ermeni işadamlarına
seslendikten sonra Erivan’daki soykırım
anıtını ziyaret etti. Ardından Fransa ziyaretlerinin sembollerinden
birisi haline gelen ve daha önce Chirac ve
Sarkozy’ye de şarkı söyleyen Ermeni kökenli Fransız şarkıcı Charles
Aznavour’un konserini izledi. Aznavour, verdiği konseri Hollande’ın en çok
sevdiği şarkıyla bitirdi.
İnkar yasası
Konserden sonra, Sarkisyan’ın onuruna verdiği yemekte
konuşan Hollande, Türkiye’ye seslendi. Hollande, inkar yasasını ima ederek,
“İnkar bir fikir değil, kurbanlara ve gerçeğe hakarettir. İnkara hiçbir kapı
açık olamaz. Dünyanın her yerinde soykırımın tanınması için inisiyatifler var.
Tanımak bölmez, birleştirir” dedi. İsim vermeden Başbakan Tayyip Erdoğan’ın
“Ermenilerin torunlarına başsağlığı dileyen” mesajına da atıfta bulunan
Hollande, “Nereden gelirse gelsin bütün iyi niyetli sağduyulu mesajlar olumlu
karşılanır” dedi. Hollande, 2015’te “soykırım” ın yüzüncü yıldönümü törenlerine
Erivan’da katılacağını yineledi.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/bakude-guvercin-erivanda-sahin-97286h.htm

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.