Sibel Demirci Erdem
CHP lideri Kılıçdaroğlu,
İhsanoğlu'nun adaylığı konusunda MHP ile uzlaştı. Ancak partideki ulusalcı ve
solcu cepheler karara tepkili. Tepkilerin ardından CHP yönetimi
milletvekillerine "konuşmayın" uyarısı yaptı. İhsanoğlu'nun çatı
adaylığı CHP içinde tepkilere neden oldu. [AA-Arşiv]. Ulusalcı kanatta yer alan
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter Aljazeera'ye yaptığı açıklamada
"Kolay siyaset yapma yolu seçildi. Cumhuriyetle savaşan Başbakan'ın
kulvarında yol alan bir aday seçildi. Yanlış bir tercih yapıldı. Sözün bittiği
noktadayız. Bu CHP'nin intiharıdır" diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Ali
Rıza Öztürk de "Doğru bir aday değil, CHP'nin çatısına uygun değil, bu
aday CHP örgütlerini ayağa kaldıramaz" dedi.
CHP Ankara Milletvekili
Gökhan Günaydın ile Tunceli Miletvekili Hüseyin Aygün ise tepkilerini sosyal
paylaşım sitesi Twitter'dan gösterdi. Gökhan Günaydın "Yağmurdan kaçmak
için bu çatının altına girilmez, bu çatı şakır şakır akar" diye yazdı.
Mansur Yavaş'ın Ankara
Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterilmesini "sağa açılım"
olarak niteleyen ve tepki gösteren Hüseyin Aygün İhsanoğlu'nun adaylığı için
"CHP'nin sağa açılmasının devamı.. Şimdi 'Siyasal İslam'a da açılma
devri" yorumunu yaptı.
Cumhurbaşkanı adaylığı için
milletvekillerinden destek beklediğini söyleyen Tunceli Milletvekili Kamer Genç
ise " 24 saat konuşmama kararı aldığını" belirtti.
CHP örgütlerinden tepki
CHP'de bazı il başkanları ve
ilçe örgütlerinin de parti yöneticilerini arayarak tepki gösterdiği öğrenildi.
Kamuouyuna yansıyan bu tepki ve açıklamalar üzerine CHP grup yönetiminden
milletvekillerine "konuşmayın" uyarısı gitti. Ancak CHP
milletvekilleri "Şimdi konuşmayacağız da ne zaman konuşacağız"
diyerek bu uyarıya da tepki gösterdi.
Kılılçdaroğlu'nun en zor
seçimi
Genel Başkanlık koltuğuna
oturduktan sonra Anayasa Referandumu, bir Genel Seçim ve 30 Mart yerel
seçimlerini geride bırakan Kemal Kılıçdaroğlu'nun en zor seçim sınavının
Cumhurbaşkanlığı seçimi olacağı yorumları yapılıyor.
İhsanoğlu'nun CHP
örgütlerinde ve seçmeninde karşılık bulmayacağını görüşünde olan kesim,
muhalefetin ortak hareket etmesine karşılık Erdoğan'ın aday olması ve ilk turda
seçilmesi durumunda CHP'de bu tercihin hesabının kurultayda sorulacağını dile
getiriyor.
Ancak CHP içinde yaklaşan genel
seçimler ve milletvekili adaylığı beklentisi nedeniyle tepkilerin fazla
büyümeyeceği ve yatışacağını düşünenler de var.
Kaynak: Al Jazeera
http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/chpde-cati-aday-kavgasi
Ak Partili Çelik:
İhsanoğlu'nun Aday Gösterilmesi Türkiye'deki Muhafazakar Siyasetin Başarısıdır
16 Haziran 2014 19:08
Haberler »Güncel »Haber [6159790] DHA
Ak Parti Genel Başkan
Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı 'çatı adayı' olarak MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli'ye ilettiği Ekmeleddin İhsanoğlu ismini değerlendirdi.
Ak Parti Genel Başkan
Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı 'çatı adayı' olarak MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli'ye ilettiği Ekmeleddin İhsanoğlu ismini değerlendirdi. Çelik,
"Sayın İhsanoğlu'nun aday gösterilmesi,
Türkiye'deki muhafazakar siyasetin bir başarısıdır" dedi.
Ak Parti Sözcüsü Hüseyin
Çelik, Kanal 24 televizyonunun yayınına katılarak 'çatı adayı' olarak açıklanan
Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Hüseyin Çelik,
"CHP'li vekillerin üzerinde bile hemfikir olmadığı bir adayı çatı aday
ilan ediyorsunuz. Bütün CHP tabanı niçin sempati ile baksın. Birçok açıklama
var CHP'den, 'Sağa açılmıştık, şimdi islamcılığa açılıyoruz' diyen var. 'Bu
çatı akar' diye tweet atan vekiller var. CHP'li vekilleri bile hoşnut etmeyen
aday. MHP'ye gelince; MHP'nin tabanı milliyetçi muhafazakardır. MHP'nin bugünkü
çatısı milliyetçi falan değil, ulusalcıdır. Ulusalcılık, manaevi yanı alınmış
bir milliyetçiliktir" dedi.
'ELBETTE BİZİM DE
SÖYLEYECEKLERİMİZ VAR'
CHP Genel Başkan Yardımcısı
Hamzaçebi'nin bir basın toplantısında "Bizim muhalefet olarak üzerinde
uzlaştığımız tek şey, Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı olmasın"
dediğini hatırlatarak, "Ben bunu geçen hafta yaptığım basın toplantısında
bunu bir Karadeniz fıkrasıyla karşıladım. Temel'le Dursun birbirlerinin
düşmanı. İkisi de idama mahkum olmuş. 'Temel senin son arzun nedir' demişler.
Temel 'Anamı görmek istiyorum' demiş. Dursun'a sormuşlar. Dursun Temel'in
gözlerine kin dolu bakmış ve 'Temel anasını görmesin' demiş. 'Temel anasını
görmesin' siyasetidir" dedi.
CHP'nin ve MHP'nin kendi
partisinden bir aday gösteremediğine dikkat çeken Çelik, "Sayın
Kılıçdaroğlu, 'CHP'li birini aday gösterirsem, benim seçimde aldığım oydan daha
fazla oy alırsa, benim halim nice olur'u biliyor. Seçilmeyeceği kesin.
Seçilmeyeceği iki kere iki dört ortada... 'Ben bir CHP'liyi aday gösterirsem
yüzde 30-32 oy aldı. Benim halk nezinde ki liderliğim sorgulanır, ben burada
oturamam' diyor. Sayın Bahçeli'nin de aynı endişeleri var. Oda biliyor ki
MHP'den başka isimler Sayın Bahçeli'den çok daha fazla prim yapar. Dışardan
birinin aday gösterilmesi durumunda ona böyle bir tevecühü gösterilirse ki o da
kazanamayacak; peki ne olacak vaziyet? Ben Sayın İhsanoğlu ile ilgili,
şahsiyeti ile ilgili, geçmişte yaptığı görevlerle ilgili, ne kadar isabetli
olup olmadığı ile ilgili şu anda bir şey söylemeyeceğim. Çünkü daha adaylığı
kesinleşmedi. Adaylığı kesinleştikten sonra ve herkes meydana çıktıktan sonra
halk bakacak ve kararını verecek. O zaman da elbette bizimde söyleyeceklerimiz
var" dedi.
İHSANOĞLU'NUN "ONUR
DUYDUM" AÇIKLAMASI
Ekmeleddin İhsanoğlu'nun
adaylığı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Çelik, şunları söyledi:
"Kendisi ile konuşmadan
iki liderin çıkıpda onu aday göstermesi söz konusu olamaz. Bu bilinen bir şey
zaten. Sayın İhsanoğlu ile ilgili, herkes müracatlarını yaptıktan sonra o zaman
bizim söyleyeceklerimiz var. Ama prensipler bazında şunları ifade etmek
istiyorum; Hem Sayın Kılıçdaroğlu hem Sayın Bahçeli ve onları sözcüleri,
yardımcıları, sürekli olarak, 'Siyesetçi olmasın' tezini işlediler. Hayretler
içerisindeyim, bu siyaset bu kadar kötü bir şey ise niçin yapıyorlar bu
siyaseti. Arkadaşlar, bir bütün olarak siyaset kurumunu ve kendilerini
aşağıladıklarının farkında değiller. Hele hele Cumhurbaşkanı halk tarafından
seçildikten sonra Türkiye'deki en yüksek düzeydeki siyasi makam olacak bu.
Türkiye'de ki Cumhurbaşkanlığı makamı bugüne kadar birileri tarafından
özellikle milli iradeye ayar çekilen bir merci, bir makam olarak görüldüğü
için; Cumhurbaşkanı protokoler bir şey, yeri geldiği zaman hükümetlere tıkaç
vazifesi gören bir şey, milli iradeye fren olacak birisi olarak görüldüğü için,
şu iktidar gelmiş, bu iktidar gelmiş... Diyelim ki Cemal Gürsel iktidara
gelmiş... Cemal Gürsel'in temsil ettiği statükocu yapı, derin devlet, devlet
aklı hakim olmuş. Vatandaşın aklı hakim olmamış. Cevdet Sunay gelmiş. Cevdet
Suany'ın temsil ettiği devlet aklı millete hakim olmuş. Milletin iradesinin ne
düşündüğü hiç önemli olmamış. Fahri Korutürk gelmiş, oda öyle olmuş. Kenan
Evren gelmiş, silah zoru ile ele geçirmiş. Sonra kendini referandum da
oylatmış, Cumhurbaşkanı olmuş.
Bir de madalyonun diğer
tarafına bakalım. İnsanların mesleği ile ilgilenmiyorum. Askerde gelir
siyasetçi olur, hakim-savcıda gelir siyasetçi olur, mühendiste gelir siyasetçi
olur, avukatta, öğretmende, herkes olur, vatandaş, çiftçi köylü de olur.
Atatürk evet generaldi. Ama Atatürk CHP'nin kurucusuydu, CHP'nin ilk genel
başkanıydı ve Atatürk siyasetçiydi, birinci Cumhurbaşkanıydı. İsmet Paşa
siyasetçiydi, CHP Genel Başkanıydı, ikinci Cumhurbaşkanıydı. Celal Bayar
Demokrat Parti'nin kurucusuydu, partinin 1950'deki seçim zaferi sırasında Genel
Başkan Celal Bayar'dı. Bayar bir siyasetçiydi. Merhum Özal bir siyasetçiydi,
Demirel bir siyasetçiydi, Sayın Gül bir siyasetçiydi. Sayın Gül 11.
Cumhurbaşkanımızdır. Arkaya doğru gittiğimiz zaman; Cemal Güsel, Cevdet Sunay,
Fahri Korutürk ve Kenan Evren askerdi, generaldi. Genelkurmay Başkanı, amiral,
general falan... Siyasetten gelen insanlar değillerdi, ya darbeyle ya da o
günkü derin devletin istemesiyle... Milletin tercihi orada söz konusu değildi.
Devletin milleti kavramı var. Bu eski Türkiye'ydi bu. Biz Ak Parti döneminde
devletin milleti kavramını elimizin tersi ile ittik. Biz diyoruz ki hayır
milletin devleti var. Millet devlet için var değil, devlet millet için var.
Devletin varlık sebebi, milletin refah düzeyini en üst seviyeye çıkarmaktır,
milletin güvenliğini sağlamaktır."
'VURAL SAVAŞ, SABİH KANADOĞLU
ADAY FALAN YAPILMIYOR'
"CHP ile MHP, eski
Türkiye zihniyetine sahip partilerdir" diyen Çelik şu değerlendirmelerde
bulundu:
"Esasen halkçılarla,
ırkçıların ittifakı bugün başlamış bir ittifak değildir, 60 darbesini bu
zihniyetler beraber yaptılar, 60 darbesini bu iki zihniyet birlikte yaptı.
Sonra ki bir çok zamanlarda da ittifak ettiler. 2010 referandumunda CHP hayır
cephesindeydi. Meydanlarda Sayın Kılıçdaroğlu ekibi ile birlikte yollara
düştüler, bütün meydanlarda 2010 12 Eylül'ünde yapılacak referandumda
vatandaşın red oyunu kullanmasını istediler. MHP'de aynı şeyi yaptı. Onlarda
meydan meydan dolaştılar, 'red oyu verin' dediler. DSP, üç aşağı beş yukarı
CHP'nin aynı paralelindeydi. 2007-2009 seçimlerinin sonuçlarına bakarsanız,
CHP+MHP+DSP yüzde 42.7 ediyor. Referandum'da Ak Parti'nin tezini yüzde 58
vadandaş destekledi. CHP'li seçilemez diyor, MHP'li de seçilemez diyor. Ne yapalım?
Efendim muhafazakar olsun, bürokrat da olsa, belki bununla kurtarırız
kendimizi. Vural Savaş, Sabih Kanadoğlu aday falan yapılmıyor. Bütün CHP
kadrolarının bunun arkasında kilitlenmesini beklemek bir hayal olur."
'KENDİ DÜNYALARINDA SİYASİ
ATMOSFERLERİNDE BİR ADAY BULAMADILAR'
"Biz bazı solcuları aday
gösterdik. CHP'nin ona oy vermesini bekler değil mi birileri? Verdiler mi?
Vermediler. Kendi dünyalarında siyasi atmosferlerinde bir aday bulamadılar.
Gittiler İhsanoğlu'nu buldular. Biz de diyoruz ki bakın, muhafazakar camiadan
medet ummaları, oradan birine sarılmaları onları kurtarmayacak. Hiç zorlamaz,
bütün taklitler. Mesela DYP 95 seçimine giderken milliyetçileri vitrine taşıdı.
MHP tabanı oy verecek diye, MHP tabanı oy vermedi."
'BU İŞ BİRİNCİ TURDA BİTER'
"Ben kesinlikle 10
Ağustos'ta bu iş birinci turda biter. İster sayın Erdoğan, ister sayın Gül,
ister başka bir arkadaş olsun. Ak Parti'nin göstereceği aday tek başına Ak
Parti'den almayacak."
'BU BİR SİYASİ MÜHENDİSLİKTİR'
"O defterleri henüz
açmadık. Ben geçmişte o anlamda söylediğim her sözümün, kelimemin arkasındayım.
Onlar bana aittir. Daha başka söyleyecek şeyler de var. onları daha farklı
zamanlar da konuşacağız. Tavan çatı falan tamamen uçmuştur. Ha bir şey daha
var.
İslam İşbirliği Konferansı
Başkanıydı İhsanoğlu. Bizim seçtirdiğimiz. Şimdi üniversite rektörleri,
Abdullah Gül tayin etmiştir. İlle Ak Parti'den aday olacak diye bir şey yok.
İhsanoğlu da, sayın Başbakanımızın büyük gayretleri sonucu takdim edilmiş bir
adaydır. Sayın İhsanoğlu'nun, genel sekreterliği kendi propagandasıyla bilek
gücüyle olmuş bir şey değil. hükümetin yaptığı bir şey. Bu bir siyasi
mühendisliktir."
'CHP'Lİ VEKİLLERİN BİLE
HEMFİKİR OLMADIĞI BİR ADAY'
"Mehmet Ali Bayar'ı
tanırsınız. Bizim medya büyük manşetlerle getirdiler merkez bağına geçirecekler
falan, olmadı. İlhan Kesici dediler olmadı. Tantan'a parti kurdurttular olmadı.
CHP'li vekil bile diyor ki, bizimle paylaşılan isimler arasında bu yoktu diyor.
Şu şu şu kim olsun? Senin istediğin kimdir? Hiç akla gelmeyen, CHP'li
vekillerin bile hemfikir olmadığı bir adayı çatı adayı diyorsunuz. CHP
milletvekilinin henüz sempatiyle bakmadığı bir adaya bütün CHP tabanı niçin
olumlu baksın? Bir çok açıklama var. Efendim biz sağa açılmıştık İslamcılığa
açılıyorduk diyenler var. bu çatı patır kütür akar diye tweet atan vekiller
var. CHP'li vekillerini bile tatmin etmeyen, hoşnut etmeyen bir aday. MHP'ye
gelince, MHP'nin tabanı milliyetçi muhafazakardır. Milliyetci
muhafazarkarlıklar, ulusalcılık farklı şeylerdir. MHP'nin bugünkü çatısı
ulusalcıdır. Ulusalcı bütün manevi sinirleri alınmış milliyetçiliktir.
Dolayısıyla referandumda o ekibin aslında önemli bir kısmı Ak Parti'nin tezleri
desteklediğini biliyorum. MHP'de de karşılık bulacağı tahmininde değilim.
MHP'nin tabanında da bu manada ciddi sıkıntıarl oalcağını biliyorum."
'ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYE BAŞKANI SAYIN BÜYÜKERŞEN GÖSTERİLSE'
"İhsanoğlu neden aday
oldu?" sorusuna Çelik şu açıklamalarda bulundu:
"Sayın İhsanoğlu'nun Ak
Parti'ye karşı ciddi bir tavır içinde olan medyayla haşır neşir olduğunu
biliyoruz. Bu konuda söylenecek çok söz var. Benim üzerinde durduğum şey;
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Büyükerşen gösterilse, herkes derdi
ki rektörlük yapmış, belediye başkanlığı yapıyor, bir siyasetçidir. Ama
özellikle siyasetçi olmasın, bunu diyen kim siyasetçi. Kendini ve kendisinin
içinde bulunduğu dünyayı, hor gören, aşağılayan bir zihniyettir. Efendim bu
herkesin Cumhurbaşkanı olacak. Atatürk CHP2nin genel başkanıydı, herkesin
Cumhurbaşkanı değildi o zaman? Bayar'da, Demirel, Özal, Abdullah Gül de
herkesin Cumhurbaşkanı değildi.
Kim herkesin
cumhurbaşkanıydı? Cemal Gürsel darbeyle geldi, kendini zorla Cumhurbaşkanı
seçtirdi. Kenan Evren darbeyle geldi, kendini zorla Cumhurbaşkanı seçtirdi.
Fahri Korutürk, Cevdet Sunay..."
'SEZER BU ÜLKEYE 7 YIL VAKİT
KAYBETTİRDİ'
Ahmet Necdet Sezer ile
ilgilide değerlendirmelerde bulunan Hüseyin Çelik, "Gelelim Sayın Sezer'e.
İttifak diyorlar ya. O da bir çatı adaydı. Sadece CHP'nin MHP'nin değil,
DSP'nin. DSP, MHP, Anap, DYP ve Fazilet Partisi... Anayasa Mahkemesi Başkanı
olarak söylediği bazı demokratik ifadeler, demokrat tavır sergilemesi, hukuk
devletini ön plana çıkarması o zaman Fazilet Partileri çok cezbetti. Ben Ahmet
Necdet Sezer'e mecliste yapılan turlarda hiç oy vermedim. Aday gösterdiler,
çatı baca adayı deyin. Ahmet Necdet Sezer, sözüm ona bir sivildi, 5 parti
üzerinde uzlaşmıştı. Siyasetçi olmasın dendi. Getirdiler Ahmet Necdet Sezer bu
ülkeye 7 yıl vakit kaybettirdi. Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı bir
faciaydı" dedi.
'ZERRE KADAR BUNA İHTİMAL
VERMİYORUM'
"Bu seçimde iki şey
yarışacak, yeni Türkiye mi yeni Türkiye mi…" diyen Çelik sözlerini şöyle
sürdürdü:
"Eski Türkiye'de
Cumhurbaşkanı, siyasete, siyasetçiye ve milli iradeye ayar çeken bir makamdı,
ona fren olan bir makamdı. Kenan Evren Cumhurbaşkanı, rahmetli Turgut Özal
Başbakan. Giden 3 kararnameden 2'sini red ediyor, biri geçiyordu. Biz iktidarız,
Ahmet Necdet Sezer bize bir ana muhalefet partisi gibi muamele ediyor. Orada
cumhurbaşkanlığı makamı vatandaşı adam etme makamı olarak görülüyor. 11
Cumhurbaşkanı, Atatürk, İsmet Paşa generaldi onları bir kenara bırakıyorum, 4'ü
generaldi. Yeni Türkiye'de milletin devleti vardır ve cumhurbaşkanlığı makamı,
en üst düzeyde ki siyasi temsil makamı vatandaşın duygularına tercuman oalcak,
hissiyatına tercüman olacak, vatandaşın istediğini isteyen, halkın istemediğini
istemeyen bir makam olacak. Bu ikisi çarpışacak. Bir; belli medya gruplarının
istediği, ulusalcı cephenin istediği... Milliyetçi cephe değil, ulusalcı
cephe... MHP ve CHP ulusalcılıkta birleşen cephedir. Bunların istediği eski
Türkiye mi kazanacak, yeni Türkiye mi kazanacak. Ben bu halkın eski Türkiye'ye dönmek
istediği kanaatinde asla ve asla değilim. Zerre kadar buna ihtimal
vermiyorum."
'TABİ Kİ BİZDE İTTİFAK
YAPARAK SEÇİME GİRECEĞİZ'
"Sizinde ittifak
arayışınız olacak mı?" şeklinde ki soruya "Tabi olacak" diyen
Çelik şu yanıtı verdi:
"Tabi ki biz de ittifak
yaparak seçime gireceğiz. Ben genel merkezde de bunu açıkladım. Ama kiminle
ittifak yapacağız. A partisi, B partisi ile değil. Biz doğrudan halkla ittifak
yapacağız. Bize de 'BDP ile ittifak edeceler' diyorlar. hayır bizim hiç bir
siyasi partiyle bu manada bir ittifakımız yok ve olamayacak. BDP'ye oy verenler
içerisinde Ak Parti'nin Cumhurbaşkanı adayaına oy verecekler olacak. MHP'ye oy
vermişler içerisinde olacak, CHP'ye oy vermişler içerisinde olacak. Allhın
izniyel biz birinci turda Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olacak, ilk defa halk
tarafından seçilmiş olan adayı seçeceğiz. Eğer Sayın Kılıçdaroğlu'nun, Sayın
Bahçeli'nin sözü halk nezninde çok muteber olsaydı referandum da yüzde 42'de
kalmazlardı."
'Ahmet Necdet Sezer'İN BİR
ÇOCUĞU BİLE KUCAKLADIĞINA ŞAHİT OLMADIM'
"Ahmet Necdet Sezer 5
parti tarafından gösterildi. Ben Ahmet Necdet Sezer bütün halk kesimlerinde
kimi kucakladı, ben Ahmet Necdet Sezer'in bir çocuğu bile kucakladığına şahit
olmadım. Vatandaş kendi yüreğine dokunanı ister, vtandaş kendisinin
dokunacağını ister. Vatandaş bugüne kadar denediği, icraatından emin olduğu,
yaptıklarından emin olduğu, duruşundan, tarzından, tavrından emin olduğu bir
Cumhurbaşkanı görmek ister."
'İHSANOĞLU'NUN ADAY
GÖSTERİLMESİTMUHAFAZAKAR SİYASETİN BİR BAŞARISIDIR'
"Diyelim ki Sayın
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı oldu, Sayın Tayip Erdoğan'ın
kendisi ile ilgili bu halka çok fazla bir şey anlatmasında gerek yok. Çünkü
Perşembenin gelişi Çarşamba'dan bellidir. Recep Tayyip Erdoğan'ın, Ak Parti'nin
çarşambası bellidir ve perşembesi çarşambadan daha parlak olacak. Allah'a
hamdolsun. Bugün dünden çok iyidir. Bir günümü diğer günden daha iyidir.
Bizimde muhaliflerimiz var, bizim icraatlarımızı beğenmeyenler var. Başbakanı
yerden yere vuranlar var, ideolojik hesapları olanlar var. Siyasi başka türlü
hesapları olanlar var. Kendi saadetini başkasının felaketinde arayan, komşunun
evi yansada bende omlet pişirsem diyen, Türkiye'de bir siyasi ve ideolojik
güruh var. Yeterki bu olmasın ama bu bunların çıkmazı. Şu Ekmeleddin
İhsanoğlu'nun aday gösterilmesi de Türkiye'deki muhafazakar siyasetin bir
başarısıdır." - Ankara
http://www.haberler.com/ak-partili-celik-ihsanoglu-nun-aday-gosterilmesi-6159790-haberi/?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+son-dakika-haberleri+%28Haberler.com+Son+Dakika+Haberleri%29
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.