Dönemin İstihbarat Başkanı Sabir Uzun'un Hran Dink cinayet
davası kapsamında verdiği ifadede çarpıcı itiraflar...Hrant Dink’in öldürüldüğü dönemde, Emniyet İstihbarat Daire
Başkanı olan Sabri Uzun, cinayet davası kapsamında 8 Mayıs’ta ‘şüpheli’
sıfatıyla ifade verdi. Uzun Hrant Dink Cinayeti hakkında alınan istihbaratın
kendisinden gizlendiğini ve bazı polis şeflerinin cinayete göz yumduğunu
söyledi.
Hürriyet’ten Toygun Atilla’nın haberine göre; Yardımcı
İstihbarat Elemanı Erhan Tuncel’in verdiği bilgiler doğrultusunda hazırlanan,
‘Hrant Dink’in öldürüleceğine’ dair F4 İstihbarat Raporu’nun kendisinden
gizlendiğini, LOG kayıtlarının silindiğini iddia eden Uzun, bazı polis
şeflerinin ise cinayete göz yumduğunu öne sürdü. İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Yusuf Hakkı Doğan
tarafından 8 saat sorgulanan Uzun, 11 sayfalık ifadesinde şunları söyledi:
- ‘Hrant Dink öldürülecek’ raporunu benden gizledikleri gibi
İstanbul’dan da gizlediler. F4 raporları İl Emniyet Müdürleri tarafından Daire
Başkanlığı’na gönderilmelidir. F4 raporunu Trabzon’dan gönderen kişi Ramazan
Akyürek’tir. Raporu bizden saklayan birim İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube
Müdürlüğü’dür. O zaman C Şube Müdürü de Ali Fuat Yılmazer’dir. Bu rapor bana
sunulmadı. Rapor hakkında hiçbir bilgi verilmedi.
SORUMLU YILMAZER’DİR
- Muhittin Zenit’in düzenlediği haber raporunu gizlerseniz
ortada bir şey kalmaz, suçlu İstanbul polisi olur. Hem koruma tedbir emri, hem
de F4 haber alma raporu dikkate alındığında sorumlu İstihbarat Daire Başkanlığı
C Şube Müdürü ve yetkilileridir. Ya benden gizlendi ya Mülkiye
başmüfettişlerinden gizlendi. Ya da resmen hainlik yapıldı. Yani bu
soruşturmanın asıl sorumluları gizlenmeye çalışıldı.
Dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı olan Sabri Uzun
- Bunun Anayasa dışı bir güç merkezinin, şûranın işi
olduğunu herkes biliyor. Esas itibarıyla devlet içerisindeki yapılanma amacına
ulaşmak ve yetkili makamları inandırmak için önce altyapıyı hazırladı, devlet
kurumlarında kendilerinden olmayan kişileri tasfiye ettirdi. Daha sonra da
yetkili kurumlarını, MGK’yı, Başbakanlığı, yüksek yargıyı, Cumhurbaşkanı’nı,
ulusalcı bir yapılanma olduğunu ve bu ulusalcı yapılanmanın anayasal kurumlara
karşı çete eylemlerine başvurduklarına inandırmak için bir taraftan bazı
eylemleri gerçekleştirecek kişilere yol verdiler. Eylemlerin olmasını
önlemediler. Toplumu, kurumları inandırdılar. Amaçladıkları operasyonları
gerçekleştirdiler. Bu Hrant Dink olayı da bu olaylardan biridir. Hatta
başlangıcıdır. Tabiri caizse bir üzüm salkımının sapıdır. Diğer operasyonlar bu
sapa bağlı tanelerdir.
- Dink cinayeti diğer operasyonlar ve soruşturmalar için
fünye görevi görecekti. Bu fünyeye bağlı patlayıcılar ise Ergenekon, Balyoz,
Odatv, Fuhuş ve Casusluk, Amirallere Suikast, Şike, 28 Şubat operasyonlarıdır.
Dink cinayetinde tetiği çeken Ogün Samast, Trabzon’a gidecek
ve orada yakalanacaktı. Esas itibariyle bu olaylardan haberleri var diye
gereken tedbirleri almadılar diye Trabzon Alay Komutanı Ali Öz ve mahiyetindeki
personele yönelik başlayacaktı. Samsun Otogarı’nda Jandarma mıntıkasında Ogün
Samast yakalandı. Dolayısıyla şahıs Trabzon’a gidemedi. Operasyon Trabzon’dan
başlatılamadı. Planlandığı gibi olmadı.
DELİLLER KAYBEDİLDİ
- Ben Erhan Tuncel’in istihbarat elemanlığından
çıkartıldığına inanmıyorum. Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’nın İDP
dediğimiz, İstihbarat Değerlendirme Projesi-İstihbarat arşiv kaydı elektronik
ortamda tutulmaktadır. Eğer bu kayıtlar silinmişse değişiklik yapılmışsa en az
6-7 bilgisayarda değişiklik yapılması gerekiyor. Bunun da bilirkişi aracılığı
ile tespiti mümkündür. Eğer 6-7 bilgisayar kaydı birden değiştirilmiş ise
burada bir hile yapılmış ve adaletten gerçekler saklanmıştır. Suç delilleri
kaybedilmiştir.
- İstihbarat elemanının görevine son verildiğinden alarm
durumu söz konusudur. Bilgi akışı kesilmiştir, olay kontrolden çıkmıştır.
Kesinlikle kişinin yaşam hakkı denetim altına alınması lazımdır.
KAYITLAR SİLİNMİŞ
- Olaylarla ilgili 18 görüşme olmasına rağmen sadece
Muhittin ile yapılan görüşme İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderiliyor.
Diğer kayıtların hem ses hem de LOG kayıtlarının silindiğini duydum. LOG
kayıtlarının silinmesi amacı suç delillerinin kaybolması, yasadışı, illegal
faaliyetlerin gizlenmesi, hukuk devletinin dışına çıkılmasıdır.
http://www.demokrathaber.net/guncel/dink-cinayetine-bazi-polis-sefleri-goz-yumdu-h35692.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.