Ayşe
Günaysu
Irkçılıkla
uğraşanların kaderidir. En yakınındaki muhalif çevrelerin gözünde bile
haddinden fazla marjinal olmak, biraz “lüks” görünen şeylerle uğraşıyor olma
durumunda kalmak. 1990’lı yılların ilk yarısında var gücümüzle “azınlık”
mallarına el konulması, resmi tarihin yalanları, Hıristiyan düşmanlığı,
antisemitizm konularıyla uğraşırken bize “takıntılı”, hatta hafif çatlak
muamelesi yapılırdı. Aradan
bir 10 yıl geçip de, Avrupa Birliği ve dolayısıyla “Azınlık Hakları” gündeme
gelince, hele bir de AB projeleri devreye girince, bu kelaynak kuşluğundan bir
dereceye kadar kurtulduk. Ama bu alanda, bir tek konuda dışlanmaktan, giderek
düşmanlaştırılmaktan kurtulamadık: Antisemitizm.
İnsan
Hakları Derneği İstanbul Şubesi yönetici ve üyeleri olarak, 2004 yılında
Holokost ve Hitler’in övülmesini protesto etmek için basın açıklaması yapmak
üzere Yeni Akit’in önceki versiyonu Anadolu’da Vakit gazetesinin önüne
gittiğimizde “Kahrolsun İsrail uşakları” sloganları ile karşılanmış, gazete
çalışanlarının ve topladıkları “arkadaş”larının saldırısına uğramıştık. Burası
o kadar önemli değil, esas önemli olan, antisemitizme karşı her sesimizi
yükselttiğimizde aynı “İsrail uşağı” suçlamasının defalarca sol/sosyalist
kesimden de gelmesi oldu.
Şimdi
gelelim bugüne, Faruk Köse’nin “Her gittikleri yerde fitne-fesat çıkaran
Yahudiler” diye başlayan, Hahambaşılığı hedef gösteren, Yahudilere saldırıyı
kışkırtan yazısını okuyunca tam “artık bundan fazlası olamaz” demiştik ki,
gerçeği bir kez daha gördük.Türkiye’de antisemitizmin sınırı yoktur. Bakın
neden: Kökleri Ortaçağ’a uzanan ünlü antisemit yalanlar vardır, mesela,
Yahudilerin Hıristiyan çocukları öldürüp kanlarını içtiklerine dair. Bugün de
İslami kesimin ırkçılarının ağzından tüyler ürpertici yalanlar yayılmakta.
Bırakın sosyal medyadaki vahşeti, gazetelerde Yahudilerin şirketlerinden
İsrail’e vergi gittiği, İsrail’in parasının çoğunun Türkiye’den geldiği, durun
ama en korkuncu, Türkiyeli Yahudilerin çocuklarını Filistinlilere karşı
savaşmak üzere İsrail’e gönderdikleri yalanı dolaştırılıyor. Ve İHH Başkanı
Bülent Yıldırım, “Buradan oraya asker gönderen aileler çıkıp biz çocuklarımızı
göndermiyoruz ve Siyonizm’in bu katliamını da benimsemiyoruz demek zorundadır.
Aksi takdirde dünyanın hiçbir yerinde hiç kimse rahat edemez. Çünkü gençleri
tutamıyoruz artık. Şu anda bile insanları durdurmak için neler yapıyoruz”
diyebiliyor. Bu özgüven, solcusuyla, sağcısıyla toplumun hiçbir kesiminden
güçlü bir tepki görmeyeceklerini, bizim gibi tepki gösterenlere de “İsrail
uşağı” denileceğini bilmekten geliyor.
Antisemitizmin
değirmenine su taşıyan başka bir vaka daha var: En demokrat bilinen gazetelerin
bile, Gazze konusunda haberin içeriğiyle çelişen manşetler atacak kadar
objektif habercilikten uzaklaşabilmesi. Mesela haberin içeriği şöyle: İsrail’den
gelen ateşkes teklifi Mısır aracılığıyla iletilmiş. Filistin devlet başkanı
Mahmut Abbas, ateşkes teklifinin kabul edilmesi gerektiğini söylemiş. Hamas
reddetmiş. Haber bu. Gazetelerin üç aşağı beş yukarı başlığı şöyle: “İsrail
ateşkes diyor, bombalamaya devam ediyor”. Türkiye’den bakalım: Başbakan
Erdoğan, ateşkes önerisinin Hamas’ı dışladığını, bu yüzden kabul edilmemesi
gerektiğini söylüyor. Bizim sol muhalefetimiz bu konuda Başbakan Erdoğan’la can
ciğer kuzu sarması. Filistin ve Filistinlilerle dayanışıldığı iddiasıyla
gerçekte cinsiyetçi, siyaseten gerinin de gerisi Hamas’a destek veriliyor. İyi
ama Filistin Devlet Başkanlığı makamı neci oluyor?
Solcuyum,
sosyalistim, ilericiyim, demokratım
diyen herkes için sınav zamanıdır. İslami kesimin ırkçı tayfasının Gazze’den
çok daha yakınımızda, hemen yanı başımızda, komşumuz, iş arkadaşımız,
çocuğumuzun sınıf arkadaşı Türkiyeli Yahudilere yönelik bu akıl almaz cüretle
yürütülen ırkçı saldırganlığa karşı çıkıyor muyuz, çıkmıyor muyuz? İsrail’i
eleştirirken, mesela Yeni Akit yazarlarının, mesela İHH başkanının altına asla
imzasını atamayacağı bir dil kullanıyor ve bir metin yazabiliyor muyuz,
yazamıyor muyuz? Buyurun sınava.
http://www.ozgur-gundem.com/index.php?module=nuce&action=haber_detay&haberID=114140&haberBaslik=Sen%20yoksa%20%C4%B0srail%20u%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1%20m%C4%B1s%C4%B1n?&categoryName=&authorName=%20&categoryID=&authorID=
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.