Pontoslular, Anadolu’nun kadim halklarından Rum’un
Karadeniz’de yaşayanıdır
1.Paylaşım Savaşı’nda güvenlik gerekçesiyle kıyılardan
dahile sürülen Pontoslular, Yunanistan’ın Ege’yi işgal ettiği 1920’li yıllar
başında mübadele öncesinde varlıkları yok edilecek boyutta toprağından
kopartıldı; kalanlar da Müslüman oldu.Nar tanesi gibi yeryüzüne dağılan aile
fertlerinin birbirini bulması, kucaklaması bir ömür mücadeleydi.
Yunanistan’ın Seres’den Sava Burtildis, Pontoslu
annesinin “mutlaka Türkiye’ye git ve teyzen Anastasia Arapoğlu’nu bul” vasiyeti
üzerine 40 yıl aradı. 70 yaşındaki Burtildis aradığı Anastasia Arapoğlu adlı
teyzesini Emine Çakır olarak Bafra’da buldu.
Espiyeli Pontoslu ailenin kızı Tamama özelinde
yaşanılanı, dönemin Dahiliye Vekili Ali Fethi resmen tahir etmek (temizlemek)
ve Edirne mebusu Şerif, taktil ve tehcir (öldürmek ve sürmek) olarak tanımladı.
Bu aynı zamanda Pontosluların toprağından Karadeniz’den
kopartılmasının resmi ifadesiydi.
(…)
Ankara Hükümeti, Karadeniz’de Pontosluların varlığını
kimi yerlerde Müslüman-Pontos çatışması ve Yunanistan’ın işgalini İzmir’in
ardından Ege’de yaygınlaştırması koşullarında ‘risk’ olarak görüp kitlesel
olarak sürülmesine karar verdi. Sürgün, hakkında takibat yapılan ya da
yapılacak olan belli aile fertleri ya da köylerle sınırlı kalmadı. Bölgesel
olarak tüm vilayet veya Liva’yı yani Karadeniz’i kapsadı.
Ankara Hükümeti, 9 Aralık 1920’de Sivas’taki 3.Kolordu’yu
kaldırıp askeri birliğini yeni kurulan merkez ordusuna devretti. Ve komutan
olarak da Nurettin Paşa’yı atadı. Nurettin Paşa komutasında merkez ordusu
Karadeniz’den önce 1921 baharında Koçgiri’de görevlendirildi.
(…)
Dersim’deki kırımın bizzat komutanı Tunceli Müfettişi
Korgeneral Abdullah Alpdoğan sadece Pontos imhasında değil, Koçgiri imhasında
da Nurettin’in emrindedir. Nurettin’in bir diğer komutanı 42. Piyade Alay
Komutanı Topal Osan, hem Pontos hem de Koçgiri imhasında birlikte olduğu bir
çete reisiydi.
KADIN VE ÇOCUKLAR DA SÜRÜLDÜ
Merkez Ordu Kumandanı Nurettin’in ilk emri, Karadeniz’de
sürgüne hazırlıktır. Kumandan Nurettin, ilgili birimlere gönderdiği 12 Ocak
1921 tarih ve 2082 No.lu genelgesinde; Samsun, Ordu, Amasya, Tokat ve
Şarkikarahisar’da 16 yaşından 50 yaşına kadar Hristiyanlardan eli silah tutan
erkeklerin sürgün edileceğini. Ve 1901 doğumluların da askerliğe alınıp ameli
taburlarına gönderileceğini bildirdi.
Nurettin’in bu emri, adı belirtilmeyen Trabzon tarafında
Rum varlığının esasta tasfiye edildiğini de ortaya koymaktadır.
Dönemin önemli bir propaganda aracı olarak Ankara
Hükümeti, Matbuat Müdiriet-i Umumisi tarafından hazırlanan “Pontos Meselesi”
kitabı 1922 ve 1923 yıllarında iki kez basıldı.
Kitap, Mecliste de gündeme geldi. Dahiliye Vekili Ali
Fethi, 10 Haziran 1922’de Pontos meselesinin tartışıldığı Meclis Gizli Celse
toplantısında kitabın yazıldığını ve Fransızca’ya da tercüme edileceğini
anlattı.
Böylece İcra Vekilleri Heyeti yani hükümet dahi karar
almadan, Pontoslular sürülmeye başlandı.
Canik (Samsun) Mutasarrıfı Sezai ve 10. Fırka Kumandanı
İsmail imzasıyla Merkez Ordusu Kumandanlığı’na gönderilen 2 Haziran 1921
tarihli yazıda, Samsun’dan Kavak’a sevk edilen 766 kişilik Rum kafilesinin
Ceniş Dağları’nda eşkıyanın saldırısına uğradığı, birçok Rum’un öldüğü ve
yaralandığı, askerlerden bazılarının şehit olduğu ve ayrıca soruşturma
sonucunun da yazılacağı vurgulandı.
Bir gün sonra 3 Haziran 1921’de, Müdafai Milliye Vekili
Fevzi Çakmak da, Merkez Ordusu Kumandanlığı’na Karadeniz sahilindeki eli silah
tutan Pontosluların iç kısma sevkinin icra vekilleri heyetinin (hükümetin)
kararlaştırdığını bildirdi.
Vekil Fevzi 3 Haziran’da sürgün kararının alındığını
bildirse de, İcra Vekilleri Heyeti’nin 12 Haziran 1921 tarihli ilgili
kararnamesi ancak 13 gün sonra Müdafai Milliye Vekili namına Kazım Karabekir
tarafından Merkez Ordusu Kumandanlığı’na gönderildi.
12 Haziran 1921 tarihinde İcra Vekilleri Heyeti
(Hükümeti) Yunanların Samsun’a çıkarma yapma sebebiyle buradaki Rumların dahile
sürgün edilmesine karar verdi.
Oysa bu sürgün kararnamesi tarihi, İcra Vekilleri
Heyeti’nin 941 No.lu Kararnamesi’ne göre, 16 Haziran 1921’dir.
Kararın tarihinde böylesi bir karışıklık olsa da
kararnameden önce Pontosluların sürgün edilmesine başlanmış ve sürgüne devam
edilmiştir. Hükümetin bu kararı üzerine, Merkez Ordusu Kumandanı Nurettin,
bölgesindeki birimlere gönderdiği genelgesinde sahilden iç kısımlara sevk
edilecek, eli silah tutan erkek Rumların Ergani Madeni, Malatya, Maraş
sancaklarında; Sivas’tan Gürün ve Darende kazalarında iskan edileceğini,
bunlardan hiçbirinin nakil yerini terk edemeyeceğini ve Hristiyan kadınların
can ve namuslarının korunacağını yazdı.
Her ne kadar eli silah tutan Pontoslu erkeklerin
sürüleceği ifade edilmiş olsa da, aslında sürgün edilenler çoluk cocuk ve kadın
dahil her yaştan ve her cinsten Pontosludur.
(…)
Her yaştan ve her cinsten Pontoslu tüm aile fertlerinin
birlikte sürüldüğü, 29 Ekim 1921’de Meclis’te yapılan gizli celse görüşmesinde
Dahiliye Vekili Ali Fethi, Trabzon Mebusu Hafız Mehmet, Lazistan Mebusu Osman
ve diğer konuşmacılar tarafından da ifade edilmiştir. Bu durum, bir diğer
konuşmacı Başkumandan Mustafa Kemal tarafından yalanlanmamıştır. Hatta Hafız
Mehmet Pontosluların sürgününü, 1915 Ermeni sürgününe benzetmiştir.
Nurettin komutasındaki Merkez Ordusu’nun Karadeniz
faaliyeti, sadece silahlı Pontosluları tasfiye etmekle sınırlı kalmadı, bizzat
Pontos sürgününü de organize etti ve uyguladı.
(…)
SAMSUNLU 90-95 BİN RUMA NE OLDU?
Pontos meselesi, Trabzon Mebusu Ali Şükrü’nün 11 maddelik
takririyle, yeniden Meclis gündemindedir.
Ali Şükrü’nün takriri, 10 Haziran 1922’de Meclis’in Gizli
Oturumu’nda görüşüldü. Ali Şükrü’nün kısa izahatından sonra Dahiliye Vekili Ali
Fethi, seferberliğin bidayetinden (başlangıcından) beri ‘Pontos eşkiyası’nın
İslamlara mezalim yaptığını ifade etti.
Ali Fethi ‘Binaenaleyh 8 seneden beri memleketin başına
hakikaten bela olmuş olan bu Rumları bir an evvel tahir etmek (temizlemek),
temizlemek için bendeniz zannediyorum ki şimdiye kadar yapılmış olan tedabirden
en müessirlerini ben yaptım. Ve şimdi ispat edeceğim ki bu hususta lehülhamd
bir dereceye kadar muvaffak oldum” diye konuştu.
Vekil Ali Fethi’nin ifade ettiği gibi Karadeniz’de
asayişi sağlamanın adı: Temizliktir.
(…)
YÜZDE 5 UYGULAMASI
Ali Fethi’nin 15 Mayıs 1922 tarihine kadar Pontoslulara
yönelik harekatla ilgili yaptığı değerlendirmeyi özetliyorum:
“29 Ocak 1922’den 15 Mayıs 1922’ye kadar, 3 bin 388 kişi
dehaleten (teslim olan), 5 bin 51 kişi meyyiten (ölü), bin 592 kişi hayyen
(canlı) ve 3 bin 144 kişi de mecruhen (yaralı) olmak üzere ceman 13 bin 175
kişi tenkir edilmiştir. Bu bendenizin zamanına ait rakam olup aslında büyük bir
meydan muharebesidir. Yaptığımız takibat esnasında bu suretle, tenkil ettikten
sonra erzak depolarını kamilen tahrip ettik. Bu suretle bunları aç bir halde
bıraktık.”
Kendi ifadesiyle Rumları temizlemede ne denli etkili
olduğunu gösteren bu dökümü, büyük bir gururla anlatan Vekil Ali Fethi,
Rumların tenkili hakkında da, Samsun mutasarrıfının, o mıntıkada kalan Rumların
İslam ahalisinin yüzde 5’ini geçmeyeceğini ve hatta bu nispette bile
olamayacağını beyan ettiğine dikkat çekti.
Mutasarrıftan aldığı son bilgiyi de aktaran Ali Fethi,
“Mutasarrıf, şimdi Rumların ahali İslamiye’nin nispetinin yüzde 5’ine indiğini
yazıyor. Demek ki baki olan takibat verimli neticeler vermiştir” diye konuştu.
Ali Fethi, Samsun, Bafra, Kastamonu ve Ilgaz’da eşkayayı takip ve tenkil
icrasına devam edildiğini anlattı.
Yüzde 5, 1915’lerde İttihatçı ‘öteki’ni asimile etme
kriteridir; Kayseri’de ve Yozgaz’ta sürülmeyen Ermeni nüfusu yüzde 5 kriterine
göre Müslüman köylerine dağıtılmıştır.
1914 sayımına göre, Canik’te 265 bin 950 Müslüman ve 98
bin 739 Rum vardı. Bu halde, 10 Haziran 1922 tarihi itibariyle Samsun’da resmen
tahminen 8-10 bin civarında Rumun kaldığı belirtilmiş olmaktadır.
Aslında yüzde 5’in bile daha büyük bir oran olduğu bizzat
Canik Mebusu Emin tarafından açıklandı. Mebus Emin, Samsun’da erkek, kadın,
çoluk çocuk 5 bin Rumun kaldığını ifade etti.
Peki, 90-95 bin Pontoslu’ya ne oldu?
90-95 bin Rumun hepsi eşkaydı da, öldürüldü mü?
Böylesi devletin merkezi faaliyetine ne denir?
KAYNAK: Nevzat Onaran, Cumhuriyet’te Ermeni ve Rum
mallarının Türkleştirilmesi, 1920-1930 Emvali Metrukenin Tasfiyesi 2, Evrensel
Basım Yayın, Mayıs 2010, sayfa 62-80
http://devrimcikaradeniz.com/2014/07/08/tbmmnin-karadeniz-pontos-temizligi-itirafi/

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.