Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Zirve Yayınevi katliamıyla
ilgili "Malatya'da olacağımı bildikleri için o cinayeti denk getirmiş
olabilirler" dedi. Ergenekon davasından tahliye olan ve Zirve Yayınevi cinayet
emrini verdiği iddia edilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Habertürk'ten Kübra
Par'a konuştu. Zirve cinayetinin
arkasında 'paralel yapı'nın olduğuna dikkat çeket Tolon, dış mihraklı grupların
da cinayete destek verdiğini söyledi.
NEDEN KONUŞTUM?
Bundan tam dört ay önce Malatya'daki Zirve Yayınevi
katliamında öldürülen Alman Asıllı Tilman Geske'nin karısı Suzanne Geske ile
röportaj yapmıştım. Tutukluluk süresini 5 yıla indiren yasal düzenlemeyle
Malatya'daki korkunç cinayeti işleyen 5 sanık tahliye edilmişti ama cinayetin
arkasında olduğu iddia edilen Hurşit Tolon hâlâ cezaevindeydi. Suzanne Geske
Hurşit Tolon'un suçlu olduğuna ve mahkemede yalan söylediğine inanıyordu,
"katiller ordudan emir aldı" diyordu. O gün Hurşit Tolon ile
konuşmayı aklıma koymuştum.
Gayrimüslimlere yönelik saldırıların arkasında TSK içinde
kurulmuş bir gizli örgütün parmağı mı vardı? Tolon'un cinayetin işlendiği gün
Malatya'da olması tesadüf müydü? Geçtiğimiz haftalarda sessiz sedasız tahliye
olan Tolon Paşa ile İzmir'de buluştum, cinayet gününü ve sonrasını tüm ayrıntılarıyla
anlatmasını istedim...
Zirve yayınevi cinayeti emrini sizin verdiğiniz iddia
ediliyor...
Bu menfur cinayet 18 Nisan 2007'de işlendi ve failleri olay
yerinde suçüstü yakalandı. Yargılandılar ve hüküm giydiler. Olaydan üç buçuk
yıl sonra, günümüzde artık yaptıkları deşifre olmuş bir grup Emniyet ve Yargı
Mensubu; kırk ayaklı Ergenekon kumpasının bir ayağını da Malatya'ya taşıyıp,
beni somut hiçbir delil olmamasına rağmen, bu menfur cinayet ile
irtibatlandırmaya çalıştılar.
Cinayetlerin işlendiği gün neden Malatya'daydınız?
Olaydan yaklaşık bir ay önce Prof. Fatih Hilmioğlu aradı ve
üniversitede konferans vermem için Malatya'ya davet etti. Daha önceden
tanışmıyorduk, konferans içeriğini belirlemek üzere birkaç kez kendisi ile
telefonda konuştuk. Konferansı 18 Nisan'da yapmamızı teklif etti, ben de kabul
ettim. 17 Nisan 21:30'da eşimle birlikte Malatya havalimanına indim. O sırada
ordu komutanı olan Hasan Iğsız ve Malatya Üniversitesi Rektörü eşleri birlikte
bizi havalimanında karşıladılar.
Cinayet saatinde neredeydiniz?
Dakika dakika anlatayım... Havalimanından ayrıldıktan sonra
akşam yemeği için Orduevine gittik. 6 kişilik yemeğin fotoğrafları mevcut.
Sonra istirahate çekildik, Orduevi'nden hiç ayrılmadım. Sabah Hasan Iğsız ve
eşiyle birlikte yine Orduevi'nde kahvaltı ettik. Hasan Iğsız, askeri teamüller
uyarınca Ordu Karargahındaki karşılama törenine hazırlanmak için yanımızdan
5-10 dakika erken ayrıldı. Ben de, peşinden ordu karargâhına gittim. Karşılama
töreninden sonra şeref defterini imzaladım. 1 saat kadar sohbet ettikten sonra
konferans için üniversiteye gittim. Önce yemek yedik sonra saat 14'te konuşma
için kürsüye çıktım. Saat 16.30'da konuşmam bitti. Kampüs içindeki yemek
salonuna geçtik. Hasan Iğsız, kurmay başkanı ve eşlerimiz geldi. Hep birlikte
yemek yedik. Akşam 20.00 gibi bizi havalimanına uğurladılar. Savcı bu cinayeti
önceden bildiğimi, olayı yerinde izlemek için Malatya'ya gittiğimi öne
sürüyor...
Cinayet saati kaç?
Dosyadan anladığım kadarıyla öğlene doğru işlenmiş.
Siz saat kaçta duydunuz?
Saat 18 civarı akşam yemeği esnasında duydum.
O saate kadar duymamanız biraz garip değil mi?
Üniversitedeydim. Akşam yemeğinde rektör " Üç yabancı
öldürülmüş" dedi. Biz, ilk etapta üç turist öldürüldü zannettik.
Peki 3 buçuk yıl sonra ne oldu da, cinayetlerden sorumlu
tutuldunuz?
Cinayet 18 Nisan 2007'de işlendi. 24 Aralık 2010'da bir
gizli tanık Zekeriya Öz'e ifade verdi. Kod adı Deniz Uygar, asıl adı İlker
Çınar olan bu şahıs, Hurşit Tolon tarafından TUSHAD adında bir teşkilat
kurulduğunu ve yönetildiğini, kendisinin de bu teşkilatta çalıştığını iddia
etti.
TUSHAD'ın açılımı nedir?
Türkiye Ulusal Stratejiler ve Hareket Dairesi'ymiş.
Kendisi nasıl katılmış?
Güya Kara Kuvvetlerine gizli belgeler getirip götürüyormuş.
Kara Kuvvetlerine gittiğinde böyle bir gizli teşkilatın kurulacağını duymuş,
müracaat etmiş, hemen kabul etmişler. İlker Çınar isimli bu şahıs, her
ifadesinde bambaşka şeyler anlatıyor. "Ordudan atılmadım" diyor,
atıldığı ortaya çıkıyor. "Hapis yatmadım" diyor, yattığını
kanıtlıyoruz. Üstelik sözde TUSHAD isimli gizli teşkilat için çalıştığını iddia
ettiği dönemde hapiste olduğu da anlaşıldı. Ayrıca Ergenekon olarak bilinen
davanın sanıklarından Levent Ersöz'ün Güvercinlik'te kendisini misyoner olarak
eğittiğini iddia etti. Oysa, Jandarma Genel Komutanlığı'nca dosyaya gönderilen
resmi yazıya göre Levent Ersöz Güvercinlik'te hiç görev yapmamış. Askeri
mahkeme dosyasında, sicil raporuna bu adamın yalancı, sahtekar, menfaatçi
olduğunu kaydeden Mahir Akça isimli bir bölük komutanı yeni mahkeme tarafından
dinlendi, "45 yıllık askerlik hayatımda böyle problemli bir adam
görmedim" dedi. Bir de yakın arkadaşının defterine yazdığı "Biz
uzaydan kovulmuş birer uzaylıyız aklımız her türlü muzur işe çalışır, gün
gelecek uzaylı dostlarımız bir UFO gönderip bizi alacak" gibi saçma
beyanları var! Bu güne kadar birbiriyle çelişen 15 farklı ifade verdi. Hepsi
düzeltmeler ve çelişkilerle dolu. Aldığı bilgiler ve kendisine öğretilenlerle,
her seferinde bir önce verdiği ifadedeki açıkları kapatmaya, çelişkileri
gidermeye çalıştı. Bu adam tedarik edilmiş bir müfteri! Önce gizli tanık, sonra
tanık, şimdi de sanık oldu.
Peki, orduda böyle gizli daireler var mıdır normalde?
TSK'da hiçbir zaman gizli daire olmaz çünkü her kuruluş
Genelkurmay Başkanlığı'ndaki Plan Harekat dairesindeki kuruluş defterine
kayıtlıdır ve Genelkurmay Başkanının onayıyla kurulur. Hem Genelkurmay
bilmeyecek, hem Kara Kuvvetleri bilmeyecek, hem Özel Kuvvetler bilmeyecek,
mümkün değil.... Tüm resmi makamlar ve MİT TUSHAD diye bir kuruluş olmadığını
mahkemeye defalarca bildirdi. Ayrıca bir ayrıntı söyleyeyim; TSK'da adı Türkiye
ile başlayan hiç bir alt birim olmaz; çünkü kuruluş kanununa aykırıdır. Hareket
Dairesi de olmaz. Bunlar, uydurma isimler.
İlker Çınar'ın Zirve Cinayeti ile ilişkisi nedir tam olarak?
Bu şahıs, ordudan atıldıktan sonra Hristiyan olmuş ve
Efes'teki bir papaz okuluna gitmiş. Tarsus'ta 10-15 kişilik bir kilise kurmuş.
Sonra Türkiye'deki Hristiyan faaliyetlerini yürütenlerle arasında bir problem
doğmuş ve onlardan kopmuş. 30 Ocak 2005'te Hulki Cevizoğlu'nun programına
başında bir kese kağıdıyla çıkmış, Türkiye'de misyonerlik yapanlara verip
veriştirmiş. O programdan sonra Tarsus'ta kimliği açığa çıkmış. Jandarma bu
adamı para karşılığı haber elemanı olarak kullanmış. Hristiyan olduğu bilindiği
için Malatya'daki cinayetten sonra bilgisine başvurmak için çağırmışlar,
"hiç kimseyi tanımıyorum, bilgim yok" demiş ama 2010'da Zekeriya Öz'e
gidip malum ifadeyi vermiş.
Cinayet emrini, o mu vermiş?
Hayır, Malatya'daki jandarmaların, onları etkilediğini ileri
sürüyor.
Asıl amaç neymiş?
Bu şahsın iddiasına göre menfur cinayeti işletenlerin esas
amacı AK Partiyi karalamak, Fethullah Gülen Cemaati'yle ilgili olumsuz düşünce
yaratmak ve Ramazan Akyürek'i suçlamakmış. "6-7 Eylül olaylarından
başlayarak Türkiye'deki tüm toplumsal olayları, Çorum, Kahraman Maraş, Gazi
mahallesi, 1 Mayıs Taksim, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok gibi faili meçhul
cinayetleri, Eşref Bitlis suikastı bu çok gizli teşkilat yaptı. 27 Mayıs, 12
Mart, 12 Eylül ve E-muhtıra... Hepsi teşkilatın işidir. Bu Ergenekon
örgütüdür" diyor.
ZİRVE CİNAYETİNİN ARKASINDA PARALEL YAPI VARDI
Peki, sizce Zirve cinayetinin arkasında kim vardı?
Çok net, paralel yapı vardı. Dış mihraklı grupların da
destek verdiği inancındayım.
Cinayet günü, Malatya olmanız tesadüf mü? İleride sizi bu
olaya dâhil etmeye göre ayarlanmış olabilir mi?
Bu bir soru işareti olarak ortada duruyor. O gün orada
olacağımı bildikleri için cinayeti o güne denk getirmiş olabilirler. Çünkü,
benim o tarihte Malatya'da konferans vereceğim aylar öncesinde yerel basında ve
üniversite kampüsünde duyurulmuştu.
Özel yetkili mahkemeler kapatıldı. Yeni yargılama sürecinin
adil olacağına inanıyor musunuz?
Umutlu olmak istiyorum. Adalete olan inancın derinden
sarsıldığı bir dönemde, mahkemenin ülkemizde hâlâ sağ duyu sahibi, fikri hür,
vicdanı hür yargıçların olduğunu bizlere ve tüm kamuoyuna kanıtlamasını temenni
ediyorum.
Balyoz, Ergenekon, Zirve... Sizce bütün bu davalarda
zihniyetler mi yargılandı yoksa darbeler mi?
Hanımefendi, darbe olsaydı kokusu elli bin defa çıkardı.
Balyoz denilen davada 350 kişi yargılandı, aralarında tek bir kişi çıkıp
"evet, maalesef biz de hata ettik" dedi mi? Darbe girişimi olsaydı
pişmanlıktan yararlanmak için mutlaka derdi! Düzmece bir senaryo ve yapay
delillerle, TSK'nin şerefli emekli ve muvazzaf askerleri ile ülkemizin
aydınları, gazetecileri, sivil toplum temsilcileri ve siyasileri karalanarak;
toplum sindirilmeye çalışıldı.
CEZAEVİNDE DİZİ SEYREDİP, KATI YUMURTADAN MENEMEN YAPARDIK
Cezaevine konmak ağırınıza gitti mi?
Biz savaş koşulları için yetiştiriliyoruz ama eğilip
bükülmeseniz de kendi ülkenizde, hukuk vasıta kılınarak tutsak edilmekten, daha
ağır bir şey yoktur. Bunu hafızanızdan atamıyorsunuz.
Cezaevinde bir süre İlker Başbuğ ile birlikte kalmışsınız.
Koğuşta günleriniz nasıl geçti?
Kuleli'deki okul günlerinden beri çok sevdiğim bir
arkadaşım. Bol bol gazete okuyup televizyon, dizi seyrettik.
Hangi diziler?
İlker Paşa ile Karadayı, Güneş'i Beklerken ve Kuzey Güney'in
müdavimiydik.
Temizlik, çamaşır gibi işler?
Büyük parçaları ailem yıkayıp getiriyordu. Çorap çamaşır
gibi şeyleri leğende yıkıyordum.
Zor geldi mi?
Hayır, ben öyle şartlarda da yaşarım. Ben kendi işini görmeye
küçük yaşında alışmıştım, çamaşır da yıkarım, ütü ve yemek de... Zaten
cezaevinde yemek benim sorumluluğumdu.
Koğuşta yemek mi pişiriyordunuz?
Cezaevinin dağıttıklarından yeni yemek üretiyordum. Mesela
haşlanmış yumurtayı rendeleyerek kaynayan suyun içinde benmari usulü omlet,
menemen gibi şeyler yapıyordum.
İlker Başbuğ ne yapıyordu?
Cezaevinde ortak yaşamın gereğini yine birlikte yerine
getiriyorduk. İlker Paşa bulaşıkta durulama işini iyi yapardı. Ben yıkardım o
durulardı!
http://www.gercekgundem.com/guncel/58219/tolon-zirve-cinayetini-denk-getirdiler

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.