Sedat Laçiner / slaciner@gmail.com
Bazı Müslüman yorumculara göre IŞİD, Hadislerde
belirtilen ‘cehennem köpekleri’. Bu yorumcular kaynak olarak ise Hz.
Peygamber’in sözlerini delil gösteriyorlar… son dönemde bazı Müslüman din
adamları ‘Cehennem köpekleri” denilen bu kişilerin bugün IŞİD bayrağı altında
çarpışan kişileri de kapsadığını belirtmektedirler. Cüppeli olarak bilinen
Ahmet Mahmut Ünlü de bunlardan biridir… Daha önce belirtmiştik, IŞİD Batı ve
İsrail için fevkalade kullanışlı bir siyasi araç. IŞİD sayesinde İslam’ın
Batı’daki ve dünyadaki imajı yerle bir oluyor, Müslümanların ne kadar da barbar
ve geri insanlar olduğunun altı çiziliyor. Bu da Medeniyetler Çatışması tezini
güçlendiriyor, Batı’da önemli bir müşteri buluyor.
Bazı Müslüman yorumculara göre IŞİD, Hadislerde
belirtilen ‘cehennem köpekleri’. Bu yorumcular kaynak olarak ise Hz.
Peygamber’in sözlerini delil gösteriyorlar.
Bu terime dayanak gösterilen hadise göre, Buhari ve
Müslim, Ebû Said el-Hudri´den rivayet ederler:
“Ben, Peygamberin (s.a.v.) yanında oturuyordum. O, orada
bulunan bazı kimselere ganimet malı taksim ediyordu. Derken oraya Zülhuvaysıra
denilen adam geldi ve: “Ey Allah’ın Resulü, malı adaletle dağıt!" diyerek
çıkıştı. Peygamber kendisine: "Yazık sana, ben adalet etmezsem, kim adalet
edecek?" diyerek karşılık verdi. Ayrıca: "Şayet ben adalet etmeyecek
olursam, bir peygamber olmama rağmen büyük bir zarara ve hüsrana düşmüş
olurum!" diye ilâve etmeye de lüzum gördüler. Bunun üzerine Ömer:
"Bana izin ver de şunun boynunu vurayım!" diyerek izin istedi. Hz.
Peygamber ise: "Bırak yâ Ömer, bunun bazı arkadaşları olacak, onların
namaz ve oruç gibi ibadetlerinin çokluğu yanında, sizler kendi oruç ve
namazlarınızı az bulacaksınız. Buna rağmen okudukları Kur´an, gırtlaklarından
aşağıya inmeyecektir. Okun yaydan fırlayıp uzaklaştığı gibi de İslâm’dan
uzaklaşacaklardır. Onların içinde siyah bir adam bulunacak, bu adamın bir kolunda
kadınların memesi gibi bir şişkinlik bulunacak ve bu şişkinlik, bir insan kalbi
gibi devamlı atıp duracak. Bunlar, insanların bölündüğü sırada meydana
gelecektir.”
Bazı İslam alimleri bu kişilerin Hariciler olduğunu
söylerler. Ancak son dönemde bazı Müslüman din adamları ‘Cehennem köpekleri”
denilen bu kişilerin bugün IŞİD bayrağı altında çarpışan kişileri de
kapsadığını belirtmektedirler. Cüppeli olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü de
bunlardan biridir (Kaynak: http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/171185.aspx
http://www.youtube.com/watch?v=mqzBBPVW8kU)
ORK'LAR
IŞİD’çiler ‘cehennem köpekleri’ midir, bunu tartışacak
değiliz. Ancak Batı medyası IŞİD’i tam da buna benzer bir şekilde lanse ediyor
ve olağanüstü bir imaj çalışması yapıyor.
Buna göre IŞİD bir tür ‘Orklar’ gibi tasfir ediliyor.
Bildiğiniz üzere Orklar, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde
varolduğu varsayılan bir ırk. Orklar, Silmarillion ve Yüzüklerin Efendisi
romanlarında, karanlık güçler Morgoth, Sauron ve Saruman tarafından asker ve
hizmetkâr olarak kullanılıyor. Hobbit romanında ise Orklar, baş düşmandırlar ve
Goblinler (şeytanî cinler) olarak adlandırılırlar. Ork, doğru düzgün konuşmaz,
anlaşmazlar, acımasızdırlar, saf kötülüğün hizmetinde başedilemez güçlü
yaratıklardır.
Batı basınına yansıyan IŞİD görüntüsü de aynen yukarıda
sıraladığımız özelliklere uyuyor. İnsanların uzuvlarını kesen, sıfı vicdan ile
hareket eden, siyah sancak ve siyah kıyafetlerle savaşan, çocuklara karşı dahi
acımasız, insanları kolayca din dışı sayıp üzerinde her türlü tasarrufu yapan,
hatta insanları diri diri toprağa gömerek katleden, durdurulamayan, hızla işgal
eden bir grup var karşımızda.
Elbette bu tasvirin mühim bir kısmı doğru. IŞİD
militanları hadiste belirtildiği üzere sözde din adına hareket etseler de bu
eylemlerini dinin ve insanlığın özünü hiçe sayarak yapıyor. Sayılan pek çok
katliamı da işlemekten ve sergilemekten çekinmiyorlar. Ancak IŞİD’in işlediği
katliamların benzerlerini bu bölgede pek çok grup işledi, ancak hiçbiri bu kadar
çok basına konu edilmedi. Örneğin Suriye’de Esad’ın öldürdüğü çocuk ve sivil
sayısı IŞİD ile kıyaslanamayacak kadar çok. Aynı şekilde Esad’ın
hapishanelerinde uzuvları kesilen, işkence altında inleyen çocuk ve yetişkin
sayısı da IŞİD’inkinden fazla. Ne var ki Avrupa ve Amerika basını bu
katliamlara genelde sessiz kaldı, IŞİD kadar bunları görüntülemedi… Hal böyle
olunca insan düşünmeden edemiyor, IŞİD’e bu ilgi nedendir?
İkinci olarak, IŞİD dehşet verici, vahşi ve medeniyet
dışı bir şiddet grubu olarak gösterilmesine rağmen Batı’da hatırı sayılır bir
panik havası oluşmamış, IŞİD çok yoğun katliamlar yaparken dahi onun nasıl
durulacağı veya etkisiz hale getirileceği ciddi bir şekilde konuşulmamıştır.
Bugün dahi önlemler bir ölçüde lütfen alınmaktadır, IŞİD belli sınırları
geçmese hiçbir önlem alınmayacakmış izlenimi oluşturulmaktadır.
ABD MÜDAHALESİ
Dediğimiz gibi, ABD’nin müdahalesi beklenenden daha geç
oldu. Nitekim Başkan Obama da dahil olmak üzere tüm yetkililer müdahalenin
sınırlı olacağını, bu sorunların asıl sahibinin ABD değil Ortadoğu devletleri
olduğunu belirttiler.
Obama’nın açıklamasına göre ABD’nin IŞİD’e dönük hava
saldırısının 3 temel nedeni vardı:
1) ABD
personelinin ve temsilciliklerinin saldırı altında oluşu,
2)
Hristiyanlara yapılan saldırılar,
3) Ezidilere
dönük soykırım gibi saldırılar
Bu ifadeler bize değil, Başkan Obama’ya ait…
ABD’nin Bağdat’ta ve Erbil’de diplomatik temsilcilikleri
bulunuyor ayrıca çok sayıda ABD askeri de Irak’a destek için bu ülkede.
Dolayısıyla IŞİD’i Erbil’e 40-50 km yaklaşmış olması ABD’yi endişelendirdi ve
hava operasyonları başladı. Diğer taraftan Obama’nın Hristiyanların ve
Ezidilerin durumunu gerekçe göstererek hava saldırısını başlatması ABD’nin
çifte standardını akıllara getiriyor. Suriye’de 150 bin civarında insan
hayatını kaybederken kılını kıpırdatmayan, Irak’ta Türkmen, Kürt ve Arap pek
çok masum sivil katledilirken harekete geçmeyen ABD’nin farklı din ve ırklar
karşısındaki hassasiyeti gelecek adına ümit vermemektedir.
Ayrıca ABD basınına yetkili isimlerce sızdırılan ve
IŞİD’in ABD’den çok Irak’ın sorununu olduğunu, ABD’nin belli bir noktadan öteye
geçmeyeceğini belirten ifadeler de rahatsız edicidir.
IŞİD, KİMİLERİ İÇİN KULLANIŞLI BİR ARAÇ
Daha önce belirtmiştik, IŞİD Batı ve İsrail için
fevkalade kullanışlı bir siyasi araç. IŞİD sayesinde İslam’ın Batı’daki ve
dünyadaki imajı yerle bir oluyor, Müslümanların ne kadar da barbar ve geri
insanlar olduğunun altı çiziliyor. Bu da Medeniyetler Çatışması tezini
güçlendiriyor, Batı’da önemli bir müşteri buluyor.
İkinci olarak IŞİD, radikal güçleri bölüyor, Müslüman
dünyanın enerjisini mezhepçilik yoluyla yine Müslüman dünya içinde yok ediyor.
Batı gözünden bakarsanız Batı’ya yönelebilecek öfkeyi çekiyor…
IŞİD ve benzeri yapılar sayesinde Batı ülkelerindeki
binlerce radikal Müslüman Ortadoğu’ya çekildi ve bu kişiler bu bölgede adeta etkisiz
hale getirilecekler, yeniden Batı’ya dönmelerine imkan verilmeyecek.
IŞİD ve benzeri örgütler BatI’nın Ortadoğu’da her türlü
müdahaleyi yapmasına meşruiyet kazandırıyorlar. Nitekim ABD bugün bölgeye neden
müdahale ettiği için değil, neden müdahale etmediği veya neden az müdahale
ettiği için eleştiriliyor. Oysa ki geçmişte eleştiriler tam tersi bir nedenden
olur idi.
IŞİD’in işe yaradığı bir diğer yer ise Şam. Esad yönetimi
IŞİD’den oldukça memnun. IŞİD sayesinde Esad Yönetimi’nden daha tehlikeli
güçler ortaya çıktı. Esad’ın mücadelesi pek çok çevrede IŞİD sayesinde
meşrulaştırıldı. IŞİD, Esad karşıtı cepheyi böldü ve zayıflattı... Bu nedenle
IŞİD’in kurulmasında ve yayılmasında Esad’ın çok büyük katkısının olduğu dahi
iddia ediliyor.
ÖNCELİKLİ HEDEF MÜSLÜMANLAR
Dikkat edilirse IŞİD, temelde Müslümanları katleden bir
örgüt. Daha doğrusu önüne geleni mürted (dinden çıkmış) ilan edip onu
öldürüyorlar, ailesini ve malını da gaspediyorlar. IŞİD, gayrimüslimlere o
bölgeyi terketme veya vergi ödeme şartı getiriyor. Bu nedenle Hristiyan veya
Musevilere dönük öldürme girişimleri oldukça sınırlı. Diğer taraftan Ezidiler
bunun istisnası gibi duruyor.
IŞİD öylesine Müslümanları Müslüman yapmaya veya ortadan
kaldırmaya odaklanmış durumda ki, İsrail dahi onun için çok sonraları gelen bir
hedef.
NEDEN KÜRTLERE SALDIRDILAR?
Son 10 gündür IŞİD cephesinde herkesi şaşırtan gelişme
ise IŞİD’in Bağdat ve Şam yerine her iki ülkede de Kürtlere saldırması oldu…
Oysa IŞİD güçleri Bağdat üzerine doğru oldukça hızlı bir şekilde ilerliyordu ve
kolayca alabileceği daha birçok Arap kenti bulunuyordu. Aynı şekilde Şam’a
doğru da pek çok kentin savunmasız olduğu düşünülüyordu. Ne var ki IŞİD,
Suriye’de Esad’a zarar vermeyi öncelikli konu saymadı ve Suriye’nin doğusunda,
daha çok Kürt, Türkmen ve Arapların karışık yaşadığı bölgeye taarruza geçti.
Aynı şekilde Irak’ta da Erbil üzerine yürüdü.
Bu iki saldırı hattı incelendiğinde çeşitli komplo
teorileri tahmin edilebilir. Bir tahmin bu saldırılar sayesinde IŞİD’in
bağımsız Kürt devletinin kurulmasına itildiğidir. Gerçekten de IŞİD saldırıları
her türlü Kürt grubu meşru hale getirdi. Buna PKK da dahil. Öyle ki yakın zamana kadar kapalı
operasyonlarla Kürtleri silahlandıran ABD, artık bunu doğrudan ve gizlemeden
yapmaya başladı. 12 Ağustos tarihli tüm ABD gazetelerinde Amerikalı önemli bir
yetkili “artık Kürt güçlerini doğrudan silahlandırıyoruz” diyordu. Aynı gün
Almanya’nın da Kürtleri silahlandırmayı düşündüğü yönünde haberler çıkmaya
başladı. Bu arada hatırlatmak isteriz, IŞİD’in elindeki gelişmiş silahlar da
ABD’nin Irak’ta bıraktığı silahlar…
Nitekim ABD, IŞİD’in Erbil’e saldırması halinde sert bir
tutum alacağını açıkça ortaya koydu. Hava saldırısının Erbil’e saldırı üzerine
başlaması bunun kanıtıdır. Bu demek oluyor ki ABD, bir yandan IŞİD’in Kürt
bölgelerine girmesine mani oluyor, diğer taraftan da Kürtleri silahlandırıyor.
Bu bilgilere İsrail’in ısrarla bağımsız Kürdistan hayalleri kurduğunu ve
niyetini açıkça dile getirdiğini eklemek gerekir.
Peki, IŞİD neden böyle yapıyor? Daha kolay hedefler
dururken Kürtlere saldırmalarının ve ABD’nin öfkesini üzerlerine çekmelerinin
nedeni nedir?
El Arabiya Haber Kanalı’nın Genel Yönetmeni Abdulrahman
El-Raşid bu soruya şöyle yanıt veriyor: IŞİD Sünni bölgelerde devlet kurmak
istiyor ve Şiilerin yoğun olduğu yerleri idare etmenin zor olacağını düşünüyor.
El-Raşid’in analizine göre Kürtler de Sünni olduğu için IŞİD’in doğal hedefi
haline geliyorlar.
Eğer IŞİD’in hedefi gerçekten buysa ortada ciddi bir
etnik-mezhepsel temizlik olduğunu da söylemeliyiz. IŞİD nedeniyle Bağdat’ın
kuzeyi Şiilerden arındırılmış bir hale geliyor, diğer dinlerden olanlar da
bölgeyi terkediyor. Bu sayede Bağdat’ın kuzeyinde IŞİD yönetiminde bir
Sünniistan oluşuyor.
Kimi kaynaklara göre Obama yönetimi IŞİD’in sadece
Sünnilerin yoğun olduğu yerde devletleşmesine karşı çıkmıyor, bunun tek
istisnası Kürtlerin serbest bırakılması, hatta onların da ayrı bir devletinin
olması.
IŞİD, kendisine çizilen alanı doğru okuyabilirse, o
alanın dışına çıkmaması gerektiğini anlarsa bölgeyi rahatsız etmeye daha uzun
süre devam edebilir...
IŞİD, tam tersine uyarıları anlamaz, uyarılara rağmen
Kürt bölgelerine saldırılarını sürdürürse, ABD'ye meydan okursa bu bölge IŞİD’e
mezar da olabilir... Ancak hemen sevinmeyin, eğer IŞİD bir ihtiyaçsa Dr.
Frankeştayn size daha çok IŞİD'ler üretecektir.
NATO BİZİ IŞİD’DEN KORUR MU?
Daha önceki yazılarımızda IŞİD’in Türkiye içinde acil ve
büyük bir tehdit olduğunu söylemiş, yetkilileri uyarmıştık. Hatta IŞİD’in
istanbul’da veya başka bir ilimde terör saldırısında bulunabileceğini dahi
söylemiştim… Bu uyarılarımız ne yazık ki bazı okurlarımız tarafından
karamsarlıkla suçlanmış, hatta şahsım ortalığı karıştırmakla itham edilmiştim.
Oysa birkaç gün önce bir IŞİD militanı Türkiye’yi açıkça tehdit etti. Devamında
ise tehdit, IŞİD’in lideri üzerinden yenilendi, hatta Erdoğan IŞİD’e biat etmeye
davet edildi.
IŞİD’in Türkiye’ye dönük tehditleri sürerken NATO Genel
Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ise IŞİD tehdidi altında kalırsa Türkiye'yi
savunacaklarını vurgulayarak, "Eğer müttefiklerimizden biri ve bu durumda
özellikle Türkiye, tehdit altında kalırsa, Türkiye'yi veya diğer müttefikimizi
savunmak için gereken adımları atmakta tereddüt etmeyiz" dedi.
Herhalde NATO IŞİD’e karşı Suriye’yi ve Irak’ı nasıl
koruduysa Türkiye’yi de öyle koruyacaktır. Veya NATO Rusya’nın Kırım’ı
yutmasını nasıl engellediyse öyle yardımcı olacaktır…
Şakası bir yana IŞİD Türkiye için çok mühim bir tehlike
oluşturmaktadır ve Türkiye’nin IŞİD’den etkilenmeyeceğini iddia etmek en hafif
tabiriyle aşırı iyimserlik olur… IŞİD'den korunmak için ABD'den veya NATO'dan
yardım beklemek ise saflık olur. Türkiye bu konuda kendi stratejisini
geliştirmek zorundadır. Buna ise IŞİD'in Türkiye'den adam devşirmesine engel
olarak başlamalıdır. Geçmişte El Kaide'ye karşı geliştirilmiş olan önlemler
IŞİD için de uygulamaya sokulmalı, özellikle İstanbul'da ve örgüte hassas
bölgelerde propaganda yapmalarının önüne geçilmelidir.
http://www.facebook.com/lacinersedat
http://twitter.com/sedatlaciner
http://www.internethaber.com/degisen-ortadogu-dengeleri-cehennem-kopekleri-ve-sahipleri-16470y.htm
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.