IŞİD tehdidinden kaçarak Irak'ın Musul kentine bağlı
Sincar Dağı'na sığınan binlerce Ezidi'nin dramı sürüyor. Acımasız IŞİD'in
yarattığı tehditten en çok etkilenenler de günlerdir aç ve susuz olan binlerce
Ezidi arasındaki çocuklar... Irak topraklarından Suriye'ye geçen Ezidiler,
karşılaştıkları insanlara, ilk olarak "Su yok mu" diye soruyor.
Ardından konuşmaya mecali olanlar, içlerini dökmeye başlıyor. Bizi bekleyen
kimse yok mu? Binebileceğimiz araçlar nerede? Allah rızası için bizi
kurtarın!.. Bir yudum su verin.
***
IŞİD tehdidinden kaçarak Irak'ın Musul kentine bağlı
Sincar Dağı'na sığınan binlerce Ezidi'nin dramı sürüyor. Acımasız IŞİD'in
yarattığı tehditten en çok etkilenenler de günlerdir aç ve susuz olan binlerce
Ezidi arasındaki çocuklar...
Yıkanmak için bile su bulamayan masum yavrucakların kir
içindeki yüzlerini temizleyen ise göz pınarlarından akan yaşlar...
Terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) öncülüğündeki
silahlı grupların, ülke geneline yaydığı şiddetten kaçıp, Sincar (Şengal)
Dağı'na sığınan Ezidilerin "ölüm yürüyüşü" sürüyor. AA ekibi,
Ezidilerin kaçış yolcuğunu başlangıç ve bitiş noktasına kadar takip etti.
Sincar Dağı'nda mahsur kalan Ezidilerin yürek burkan
dramlarının sekizinci günü. Musul'un Sincar ilçesinin, 2 Ağustos'ta, IŞİD'in
kontrolüne geçmesinin ardından ölüm tehdidi altında kalan Ezidilerin yolculuğu
Irak topraklarında başlıyor.
Uzunluğu 75 kilometre olan Sincar Dağı'na sığınan
Ezidilerin, mahsur kaldıkları bölgeden ve katliamdan kurtulmaları için tek bir
çıkış noktası bulunuyor.
Kerze Vadisi denilen çıkışa, dağın farklı noktalarından
binbir zahmetle ulaşabiliyor.
Vadide toplanan Ezidiler, gruplar halinde yola çıkıyor.
Ezidilerin, Kerze Vadisi'ne ulaşabilmeleri ise oluşturulan güvenlik koridoru
sayesinde sağlanıyor.
Vadinin yüksek yerlerini kontrol altına alan Halk Savunma
Güçleri (YPG) unsurları, Ezidileri, IŞİD saldırılarından koruyor. Zira sadece
birkaç kilometre ötede saldırı konumunda bekleyen IŞİD militanları bulunuyor.
Hatta güvenlik koridorunun bazı bölgelerinde IŞİD
militanlarıyla, Peşmerge ve YPG güçleri arasında çetin çatışmalar yaşanıyor.
IŞİD'in havan topu saldırılarından yaralanan veya hayatını kaybedenler oluyor.
Dağdan yara almadan inenler, Kerze Vadisi'nin güvenlikli
çıkışından yürümeye başlıyor. Irak topraklarında yürüyerek devam eden yolculuk,
yaklaşık beş saat sürüyor. Ancak günlerdir açlık ve susuzluktan dolayı halsiz
düşen Ezidiler, yürümekte büyük zorluk çekiyor.
Uzunluğu 100 kilometreyi bulan yolda, 50 derece
sıcaklığın altında yürüyenler arasında zayıf ve hasta olanlar, bayılıp düşüyor.
Yürümekte zorluk çekip gidemeyenler, gidenlerin arkasında
bakakalırken, kat etmesi gereken uzun mesafesi olanlar ise bir an önce canını
kurtarmanın telaşını yaşıyor.
Irak topraklarından Suriye'ye geçen Ezidiler,
karşılaştıkları insanlara, ilk olarak "Su yok mu" diye soruyor.
Ardından konuşmaya mecali olanlar, içlerini dökmeye başlıyor.
Bizi bekleyen kimse yok mu? Binebileceğimiz araçlar
nerede? Allah rızası için bizi kurtarın!.. Bir yudum su verin.
Yürek parçalayan diyaloglar... Ezidiler, yeni bir Halepçe
yaşandığı iddiasındalar. Bunun için sanatçı Şivan Perwer'in "Halepçe"
türküsünün sözlerini haykırıyorlar.
Ölüm yürüyüşünde sadece diyaloglar değil, manzara da iç
parçalıyor. Susuzlukta dudakları çatlayan minik çocuklar ağlıyor. Anneler
gözyaşları döküyor. Babalar ise bir şey yapamamanın çaresizliği içinde
yaşananlara isyan ediyor.
Kopan terliğinin iple bağlayanlar, yürüyemeyen annelerini
sırtlarında taşıyan yorgun omuzlar ve düşüp geride kalanları feryat ve
figanları..
Suriye'ye giren Ezidiler, IŞİD saldırılarından kurtuluyor.
Ancak daha kat etmeleri gereken uzun bir yolları olduğunu bile bilmiyorlar.
"Nereye gideceğiz?" türündeki meraklı sorular, cevap bulmazken
kilometrelerce yolda kaybolmamak için uzun kuyruklar oluşturuyorlar.
Suriye'nin daha güvenli bölgelerinde ise sürekli olarak
bir araç trafiği yaşanıyor. Onlarca kamyon, kamyonet, midibüs ve taksi, Cezaa
ve Rimelan arasında sığınmacı taşıyor.
İki günlük yürüyüşün ardından Ezidiler, araçların
bulunduğu yere ulaşıyor. Burada araçlara binenler, Suriye'nin Rimelan bölgesine
getiriliyor. Rimelan'ın girişinde oluşturulan karşılama noktasında acil
ihtiyacı giderilen Ezidiler, Suriye'deki Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD)
kurduğu Nevroz Kampı'na getiriliyor
Derik'in üç kilometre kuzeyindeki Nevroz Kampı'nda
özellikle hasta olanlara yapılan müdahalenin ve kısa bir dinlenmenin ardından
yeni bir yolculuk başlıyor. Irak'a gelmek isteyenler, bu kez de Derik'ten
Zaho'ya ulaşmak için yollara düşüyor.
Suriye-Irak sınırındaki Peşhabur Gümrük Kapısı'ndan geçerek
Zaho'ya giriş yapıyorlar. Burada ise onları Peşmerge güçleri karşılıyor.
Zaho'ya giriş sırasında duygulu anlar yaşanıyor.
"Durumunuz nasıl?, Nasıl Kurtuldunuz" sorularına muhatap kalan
Ezidiler, gözyaşlarına boğuluyor. Yüzlercesi, "Peşmerge bize sahip
çıkmadı. Savaşmamız için de silah vermedi" görüşünü dile getiriyor.
Ailesiyle birlikte canını zor kurtardığını söyleyen Hıdır
Şeyko, "Açlık ve susuzluktan dolayı ölen çocuklar oldu. Günlerce bekledik.
Ardından ölümüne bir yolculuk yaptık. Kimisi, bu yolculuğa dayanamadı. Bize
sahip çıkmadılar" dedi.
On günlük bebeğiyle dağda bir hafta büyük eziyetler
çektiğini kaydeden Hayo Şakır da "O kabus dolu günlerde doğum yapan
kadınlar oldu. Ölen anneler ve bebekler gördüm" diye konuştu.
Yedi gün boyunca annelerini sırtlarında taşıyan dört
kardeşten biri olan Mervan Haci ise şunları anlattı:
"80 yaşındaki Hazal annemizi bir haftadır dağda
sırtımızda taşıyoruz. Bir birimizin yanından ayrılmıyoruz çünkü annemizi bir
yerden bir yere taşımak zorundayız. Annemizi kurtardık ancak yakını ölen çok
insan gördük."
Kamyon kasasındaki bir Ezidi, "Havar, havar.."
diye haykırıyor. Ardından "Yazdır, sıcaktır. Su, su" feryadı
çevredeki insanları gözyaşlarına boğuyor. Yolculuk boyunca buna benzer çok
sayıda olay yaşanıyor.
Sincar Dağı'ndaki esaret sekizinci gününe girdi. Dağda
mahsur kalan Ezidilerin büyük bölümü kurtarıldı. Ancak hala ölümle karşı
karşıya kalan ve bir an önce kurtarılmayı bekleyen binlerce sığınmacı
bulunuyor.
Musul'un Sincar ilçesi, 2 Ağustos'ta IŞİD militanları
tarafından ele geçirildikten sonra sayıları 30 bini bulan Ezidiler, bölgedeki
tek yüksek nokta olan Sincar Dağı'na sığınmıştı. (Hürriyet)








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.