Kadına yönelik şiddetle mücadele için hazırlanmış olan ve
Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi, yeterli sayıda ülkenin
imza atmasıyla 1 Ağustos’ta yürürlüğe girdi. Sözleşme, kadına yönelik şiddetle ilgili etkin önlemler
alınmasını benimsiyor ve uluslararası mekanizmaları devreye sokuyor.
İlk imzayı Türkiye attı
Avrupa Konseyi ülkelerince Mayıs 2011’de imzaya açılan
İstanbul Sözleşmesi’ni Türkiye ilk imzalayan ülke oldu ve Kasım 2011’de parlamentosunda
onayladı. Sözleşme’nin yürürlüğe girmesi
için gerekli 10 imza, ülkelerin değerlendirme süreçleri nedeniyle üç yılda
tamamlandı. Son olarak Andora’nın parlamentosundan da onay alan sözleşme, 1
Ağustos itibariyle geçerli hale geliyor.
CHP Ankara Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter
Meclisi üyesi Gülsün Bilgehan, Avrupa Konseyi Eşitlik Komitesi Başkanı olduğu
dönemde hazırlanmasına katkı verdiği İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesi
nedeniyle açıklama yaptı.
‘Milat olmalı’
Sözleşme’nin TBMM’de onaylanması için konuyu daha önce
meclise de taşıyan CHP’li Bilgehan, Türkiye’de 2013 yılı içinde 189, bu yılın
ilk altı ayında 129 kadının öldürüldüğünü belirterek. “Kadına şiddet gelişmiş
ülkelerde de bir sorun. Geçen yıl İsveç’te 80, İspanya’da 45, Portekiz’de de 36
kadın öldürüldü. Ancak Türkiye’de karşı karşıya bulunduğumuz tablo çok
vahimdir. 1 Ağustos’u bir milat olarak kabul edip kadınlarımızı uluslararası
bir zırhla korumak için gerekli adımları atmalıyız” dedi.
‘Tam üyeyiz tam
kararlı olmalıyız’
Gülsün Bilgehan, Türkiye’de her türlü şiddetin artış
gösterdiğine işaret ederken, “Böyle bir dönemde kadınların uluslararası koruma
altına alınması önemli. Türkiye için bu kritik sözleşmenin sözde kalmaması çok
önemli. Türkiye Avrupa Konseyi’nin tam üyesidir. Bu sözleşmenin uygulanmasında
da tam bir kararlılık göstermelidir. Sözleşmenin öngördüklerinin yaşama
geçirilmesi için hemen bir eylem planı uygulamaya konulmalıdır” şeklinde
değerlendirdi.
İstanbul Sözleşmesi nedir?
Sözleşme, Mayıs 2011’de Avrupa Konseyi ülkelerince
İstanbul’da imzaya açılması nedeniyle bu adı taşıyor. Türkiye, Kasım 2011’de
sözleşmeye parlamentosunda onay veren ilk ülke oldu. Üç yıllık süre içinde
gerekli olan en az imza sayısı 10’a ulaşıldı.
Bu ülkeler şöyle: Türkiye, Arnavutluk, Avusturya,
Bosna-Hersek, Danimarka, İtalya, Karadağ, Portekiz, Sırbistan ve Andora. Fransa
ve İsveç’in koyduğu rezervler nedeniyle Sözleşme, bu ülkelerde 1 Kasım’da
yürürlüğe girecek.
Sözleşme’nin temel amacı, kadınları her türlü şiddetten
korumak, kadına yönelik şiddet ve aile
içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak. Sözleşme’de yer alan
hükümler özetle şöyle:
-Kadınların güvenliği Avrupa Konseyi merkezli 4 yıl
süreyle görev yapan bir birim tarafından uluslar arası düzeyde denetlenecek.
GREVIO adı verilen bu birim 6 ay içinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi
tarafından belirlenecek.
- Sözleşme’ye taraf devletler, şiddet gören kadınlara da
mülteci olma hakkı verebilecek. Bu anlamda sözleşme küresel ölçekte kadına
şiddetle mücadeleyi öngörüyor.
- Devlet, ölüm riski ve durumun aciliyeti göz önüne
alınarak her türlü önlem alınacak. Kolluk kuvvetlerinin, mağdurlara yönelik her
türlü şiddete acil ve yerinde müdahale etmesi için çok daha etkin önlem
almaları sağlanacak. Emniyet, savcı ve mahkeme arasında etkin bir işbirliği
oluşturulacak.
- İhbar mekanizmasının işleyişi hızlandırılacak. Yargı,
polis ve sağlık birimlerinin eğitimine bütçe ve zaman ayrılacak.
- Şiddet mağduruna ikametini değiştirmesi için destek
verilecek. Mağdur korunacak ve psikolojik destek alacak. Mağdurun faille temas
etmemesi sağlanacak. Şiddet mağduru kadına asgari ücretin günlük tutarına göre
devlet tarafından geçici maddi destek verilecek.
- Kadına yönelik şiddete yataklık edenler de cezalandırılacak.
- Devlet radyo ve televizyonlarında her ay en az 90
dakika toplumsal cinsiyet eşitliğine dair yayın yapılacak.
- İlk ve Ortaöğretim müfredatına, kadının insan hakları
ve kadın erkek eşitliği konusunda eğitime yönelik dersler konulacak.
-Zorla evlendirmelerin suç sayılması için gereken hukuki,
idari ve cezai önlemler alınacak.
-Şiddet üreten geleneksel rol modellerinin değişmesi için
çalışılacak.
- Mağdurların faillerden tazminat talep etmesi konusunda
gerekli yasal düzenlemeler yapılacak.
Kaynak: Kazete.org
http://www.sendika.org/2014/08/istanbul-sozlesmesi-yururluge-girdi/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.