Dursun Seyis / spor@hakimiyet.com
Türklerle- Ermeniler arasında kavga 1915 lerden beri
sürer gider. Ermeniler kendi yaptıkları katliamı unutturmak ve
üzerlerini örtmek için, Türklerin katliam yaptıklarını her fırsatta anlatmaya
çalışırlar. Belli günlerde tüm Dünya’ya temcit pilavı gibi sunarlar. Ne yazık
ki, bunların o safsatalarını da dünyada bazı kimseler ve devletler kabul
ederler. İşte Ermenilerin bu iddialarına en net cevabı da ABD'li ünlü
tarihçiden Pof. Dr. Justin Mccarthy, geldi ve Türklerin Ermenileri katlettiği
iddiasına karşı çıktı: "O dönem yaşayan 1,5 milyon Ermeni yoktu"
dedi. (Sahibin sesi. HYETERT)
Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM)
tarafından geçtiğimiz günlerde Edirne’de düzenlenen 3'üncü Dünya Türk Forumu
toplantısında katılan ABD Loisville Üniversitesi Öğretim Üyesi tarihçi yazar
Pof. Dr. Justin Mccarthy, ‘Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne Türk-Ermeni
İlişkilerine Tarihsel Bakış' konulu oturumda konuştu. Marmara Üniversitesi’nden
Prof. Dr. Nurşen Mazıcı’nın yönettiği oturumda ABD’li profesörle birlikte
Azerbaycan Milletvekili Prof. Dr. Musa Gasımlı, KAFKASSAM’dan Gevorg
Kalloshyan, İpek Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kemal Çiçek, İstanbul
Üniversitesi’nden Mehmet Perinçek ve Coastal Carolina Üniversitesi’nden Yrd.
Doç. Dr. Christopher Gunn birer konuşma yaptı.
Toplantıda ilk sözü alan Amerikalı tarihçi yazar Justin
Mccarthy, 1,5 milyon Ermeni’nin ölmesinin mümkün olmadığını anlatarak, “Bu
sayının toplam Ermeni nüfusundan daha fazla. Bu soykırımın gerçek olması
durumunda her bir Ermeni’nin iki kere ölmüş olması gerekir. 1912 ile 1921
yılları arasında 3 milyon Müslüman ve 100 bin Ermeni öldü. “dedi.
Osmanlı döneminde Ermenilere karşı suç işleyen bir
valinin idam edildiğini, bir diğerinin ise idam edilmek üzereyken intihar
ettiğini anlatan Pof. Dr. Justin Mccarthy, "O dönemler orada kaç tane
Ermeni veya Rus işledikleri suçlardan dolayı mahkemeye çıktı veya ceza gördü.
Osmanlılar Müslümanlara kıymış olan kaç tane Ermeni ve Rus bunu böyle gördü.
Bir tanesi bile mahkemeye çıkartılıp cezalandırılmadı. Birinci dünya savaşında
sonra 1,5 milyon Ermeni’nin öldüğü söyleniyor. Bu tamamen yanlış. Bu sayı tüm
Ermeni nüfusundan bile daha fazla. Dolayısıyla 1,5 milyon Ermeni’nin olması
mümkün değil. Böyle olsaydı herkesin iki kere ölmesi gerekiyordu. Kaç tane
Ermeni’nin öldüğü tabi ki yanıltıcı. Tabii ki, birçok Türk de öldü. Açlıktan,
susuzluktan ya da hastalıktan öldü. Bütün ölenlerin Türkler tarafından
öldürüldüğü söyleniyor ama hastalıklar, enfeksiyonlar ortaya çıktı. Bu hastalık
ayırım yapmaksızın herkesi öldürebilir” dedi.
ABD’li Tarihçi Mccarthy, 1912-1921 arası yaklaşık 3
milyon Müslüman ve 100 bin de Ermeninin öldüğüne anlatarak, “Tarih burada her
zaman belli başlı noktalarda kimi ulusların masum olduğunu kimi zaman ulusların
da suçlu olduğunu ön plana koyabilir. Kimi tarihçiler bunu ortaya koyabilir ama
böyle bir çözüm getirmek taraflı bir araştırmadır. Burada tartışmanın iki
tarafı yok demektir. Çünkü, burada tek bir tarafın olması lazım. Tarihçilerin
araştırmalarını serbest bir şekilde özgürce yapmaları lazım. Politikadan ve
siyasetten etkilenmemeleri lazım. Tartışmaları lazım. Bulguların mukayese
edilmesi lazım. Bu şekilde tarihi bilginin doğrularından emin olabiliriz.
Türkler de Ermenistan durumu araştırdığımız zaman da bunu görüyoruz. Ama
maalesef ki, tarih böyle olmamıştır. Siyaset tarafından güdülmüştür. Çeşitli
etkiler var. Aynı şekilde yasaklamalar gelebiliyor. Sansür gelebiliyor. Kimi
insanlar doğruyu söylediği zaman hapse girebiliyor. Burada serbest ve özgür
araştırmanın ortaya konulması lazım akademide. Aslında buradaki özgürlük
insanları cezalandırmakta o kadar korkutmuştur ki, insanlar doğru bildiklerini
söyleyememişlerdir.” Dedi.
Ermenistan akademik yayınlarına bakıldığında hiçbir
profesör ve hocanın Ermenistan sorununu sorgulama hakkının bile olmadığını
vurgulayan Mccarthy, “Sorgulayanlar kovuluyor, cezaya, yaptırıma çarptırılıyor.
Ya da hapse atılıyorlar. Doğru bir şey değil ahlaki olmayan tabii ki,
sansürdür. Aynı şekilde fikir özgürlüğünün de önüne geçmektedir. Bunlar savaş
ve isyanlar sırasında gerçekleştirmiştir diye düşünüyorum. Askerin de aynı
şekilde açlıktan, hastalıktan öldüğünü düşünüyorum. Her iki tarafça da
gerçekleştirilmiş olan belli başlı ölümlerin, kıyımların savaş sırasında
gerçekleştiğini düşünüyorum. Bizim burada gerçeklere tarafsız bir şekilde
bakmamız ulusalcı, milliyetçi tanımları ve ifadeleri bertaraf etmemiz lazım
diye düşünüyorum. Gerçek tarihçiler hareket etmemiz lazım. Elimizde olan
araçları tüm gerçek tarihçilerin kullanacağı araçları kullanmamız lazım.
Tartışmalı, görüşmeli ve tarihin her tarafına bakmalı, tüm gerçekleri
düşünmemiz gerekiyor. Bizim tarihçiler olarak işimiz budur. Tartışma yapmayı
red eden kişilere kişiler ben direk olarak şunu soruyorum. Neden korkuyorsunuz
diye soruyorum. Çünkü kişiler ancak ve ancak dürüstçe yapılmış olan tarihi
çalışmaların onları yanıltacağını göstermelerinden korktukları için
konuşmuyorlar.” diyerek konuşmasını tamamladı.
İşte tarih, işte gerçekler bu.
Follow us: @hakimiyet42 on Twitter | Hakimiyetgazetesi on
Facebook
1 yorum:
BU YAZIYI OKUDUGUMDA COOOKKKK KOMiK BULDUM . BEN DURSUN BEY'LE 1915 DE ERMENi MiLLETiNiN YASADIGI ACI HAKiKATLERi TARTISMIYACAGIM , YALNIZ SU KADARINI YAZMAKLA YETiNECEGiM.
13 HAZiRAN 1919 PAZAR TARiHLi , THE NEW YORK TiMES GAZETESiNDEN OKUYORUZ. TURKEY CONDEMS ITS WAR LEADERS. COURT-MARTiAL( TURKiSH Military COURT ), FOUND GUiLTY AND SENTENCED SUCH PRiNCiPALS OF THE GENOCiDE OF ARMENiANS (1915-1918) AS ENVER PASHA , TALAAT BEY AND DJEMAL PASHA.(GiVES DEATH SENTENCES) ALL THREE MADE ESCAPES. BU KARAR TAKViM-i-VEKAYi GAZETESiNDE 3040.3604 NUMARA iLE DE YAYINLANMISTIR. DEMEK Ki O ZAMAN ASKERi MAHKEME BU LiDERLERi SUCLU BULMUS 1915 OLAYLARI iCiN . DAHA BUNUN NESiNi TARTISIYORUZ BUGUN . iNKAR NE ZAMANA KADAR.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.