Amasya
Ermenileri birkaç gruba ayrılıyorlardı. İlki, taşınmaz eşyalarıyla sahip
oldukları para miktarı 1.000 ile 7.000 Osmanlı altını olan yaklaşık 40 zengin
aile. Orta grup, maddi olanakları 200 ile 1.000 Osmanlı altını civarında olup,
mütevazi fakat hiç de fakir olmayan, çoğunluğu zanaatkâr olan gruptu. Onlardan
birçoğunun müstakil evi ve bağı- bahçesi vardı. Ancak günlük kazanç sayesinde
yaşamakta olan aileler de vardı. İhtiyaç içerisinde bulunan veya fakir
sayılacaklar genel Ermeni nüfusuna göre çok azlardı. Onun dışında Arapkir,
Agın, Gesaria, Gürün ve diğer şehirlerden Amasya’ya göç eden yaklaşık 30
ailenin erkekleri ticaret ve üretimle uğraşmaktaydılar.
Amasya-2
Aşçı:
Dışarıdan gelen misafirlerin konuklanışıyla uğraşan sadece 4-5 Ermeni vardı.
Bunlardan en ünlüsü Harutyun Karacıyan ve birkaç aşhanesi (yemekevi-lokanta)
olan Aşçı Artin Ağa’ydı.
Arabacı:
50’si Ermeni ve 10 da başka halktan olan insanların, iki ve üç atlı, dört tekerli
arabası vardı. Onlar, Amasya’dan Samsun, Harput, Diyarbakır, Gesaria ve başka
şehirlere değişik mal taşımacılığıyla uğraşmaktaydılar. En bilinenleri, Kevork
Danacıyan, Hagop Urgancıyan, Kevork Şahsuvaryan, Hovhannes Tülekyan ve Hagopcan
Panosyan’dı.
Kazancı:
Amasya’da ikisi bakır eşyalar satan, üçü de hazırlayan 5 dükkân sahibi vardı.
Mavyan kardeşler ve Hovhannes Kazancıyan bunlardan ünlü ve tanınanlardandı.
Değirmenci:
Hepsi Ermeni olan birçok su değirmencisi vardı, bunlardan iş sahipleri, makine ustaları,
çalışan ve çalıştıranların tümü istisnasız Ermeniydi. Onlar, küçük ve büyük
nehirlerin akışlarını kullanarak, eskiden beri varolmuş su değirmenlerini
elektrikle çalışan duruma getirmişlerdi. Hacı Niksarlıyan, Krikor Kayıkyan ve
diğerleri Almanlar tarafından inşa edilen Büyük Fabrika’yı da satın almış ve
kollektif bir ortaklık şirketine dönüştürmüşlerdi. İşadamlarından en
bilinenleri, Garabet Papazyan, Khaçikyan kardeşler, Nışan Yağlıyan, Hovnanyan
kardeşler, «Muşambalar Fabrikası şirketi»’ydi. Ustası ve ortağının adı Ohan
Tütüncüyan olan Çalan Fabrika adlı işyeri ise bir Türk’e aitti.
Tüccar:
Yüzlerce Ermeni, köylülere basma, kumaş gibi elbise malzemelerinin perakende
satışının yapıldığı dükkân sahibiyken, onlardan sadece biri Türk’tü. Bunlardan anılmaya
değer olanları, Mıgırdiç Tintonyan, Dingilyan kardeşler, Krikor Kırkkeseliyan,
Krikor Benliyan, Şahinyan, Çakmakyan, Arucyan, Adzikyan, Zorik Zorikyan,
Pilikyan vb. gibilerdi.
Şehirde
yaşayanlardan yünlü, ipekli, pamuklu kumaşların perakende satıcılarından,
Yesayi, Sarkis, Hovhannes ve Hagopik Nigoğosyan’lar, Bahçegülyan kardeşler,
Pekdemiryan kardeşler ve Hagop Sarafyan bilinen ve sayılırlardandı.
Avrupa ve
Konstantinopolis’ten kumaş getirten ve toptan satışta bulunanlar Mardikyan
kardeşler, Eftikis ve Hacı İstil’di. Gürün’den, yerli malı renkli şaldan
işlenmiş kemerler, Diyarbakır’dan ipek kumaş, Merzifon’dan ve Sim Hacı köyünden
hamam havluları ve peştemaller getiriliyordu. Değişik ürünlerle, buğday ve
tahıl satışıyla uğraşanların % 90’ı Ermeni idi.
Toptan un
ihracatıyla uğraşan tüccarlar, Garabet Çekemyan, Mıgırdiç ve Mihran Simonyan,
Harutyun Şişmanyan, Garabet Papazyan, Niksarlıyan, Nigoğosyan, Levon
Dökmeciyan, Hayrabet Muradyan, Krikor Boyacıyan, Dikran Çalkayıcıyan, Nışan
Benneyan ve Tabakyan kardeşlerdi.
G. Papazyan
elma, Dikran Tellalyan, Harutyun Piranyan, Garabet Papazyan, Yağlıyan, Kevork
Benneyan, Garabet Urgancıyan afyon, tiftik, bamya ve haşhaş ihracatıyla
uğraşıyorlardı. Onlardan başka aynı işle uğraşan birkaç Türk ve Elen de vardı.
Moda
malzemeleri, okul ve kırtasiye eşyaları, madeni eşya, aletler, gazyağı
lambaları, tabak- çanak vesaire gibi malların toptan ithalini de, perakende
satışını da yapanlar çok çoklardı ve onların tümü neredeyse hep Ermeni idi.
Samsun’da şubeleri, Konstantinopolis’te büroları olan Mardikyan kardeşler,
Ğugas Salyan, Khntiryan, Fenerciyan kardeşler, Bahçegülyan, Çebişyan,
İmirzeyan, Şahsuvaryan, Şirinyan, Armağanyan kardeşler bunlardandı.
Amasya-3
Han:
Konaklama ve dinlenme yerlerinin çok geniş avlusu, ahırları, katırcılarla
kervancıların geceleyebilmeleri için özel yerleri, yukarı katlarda rahat
edebilmek için çok uygun döşenmiş misafir odaları bulunmaktaydı. Amasya’da,
sadece birinin sahibi Türk olan tam 6 Han vardı. Onlardan en iyisi, şehrin
başlıca caddesi üzerinde, Alça Köprü adlı köprüden biraz aşağıda nehir
kenarında bulunan Ulusal Han adlı olanıydı.
Gazino: En
büyüğünün adı «Şirket» idi ve şehirde Ermenilerin sahip olduğu, geliratı en
fazla olan, cemaatin ortak ulusal kurumu sayılmaktaydı. Ana cadde üzerinde,
hemen köprü başında bulunuyordu. Burada, şehre gelen değişik gruplar tarafından
icra edilen her türlü müzik şölenleri ve konserler, tiyatro gruplarınca
sahnelenip oynanan piyesler ve sinema filmleri gösterimleri düzenlenmekteydi. İkinci
gazino da nehir kenarında bulunuyordu ve Asadur Kaymakyan’a aitti.
Kahvehanelerde, kahve, çay ve nargile ikram ve servisi vardı. Kahvecilerden
sekizi Ermeni, biri Türk’tü.
Camcı:
Amasya’da ilk pencere ve lamba camı getiren kişi soyadından da anlaşılacağı
üzere Kapriel Camcıyan’dı, onun işini daha sonra evlâdı sürdürmüştür.
Çorapçı:
Erkek, kadın ve çocuklar için rengârenk işlenmiş çoraplar satan ve tüm
müşterileri de, kendisi de Türk olan tek bir esnaf vardı. Ermeniler sadece
ailelerinin ev kadınları veya kızları tarafından örülmüş olan çorapları
giyiyorlardı. Avrupa’dan getirtilen tüm çorapları satan dükkân sahipleri de
sadece Ermeni idi. Kevork Jamgoçyan ve Kaspar İpekyan’a ait, 10-15 tane çorap
işleyen makinenin bulunduğu fabrikalar da vardı.
Sarraflar:
Dört Ermeni, Garabet Bennekhaçikyan, Parseğ, Diran ve Garabet Telalyan’lardan
her biri kendi dükkânında sadece para değiştirme işiyle değil, aynı zamanda
değerli takı, ziynet, mücevherat ve antika eşya ticaretiyle de uğraşıyorlardı.
Donlukçu: En
büyük manusa fabrikalarının sahipleri İbranosyan kardeşler ve Enfiyeciyan
kardeşler, daha sonra da sırasıyla onları izleyen Terzibaşyan, Hovhannes
Bekyan, Hagop Kazancıyan, Bahçegülyan ve Amerika’ya göçen Toros Dovlatyan ile
Harutyun İmirzeyan’dı.
Amasya’da iki
tane modern otel vardı, onlardan biri bir Ermeni, diğeri bir Türk’e aitti.
Finanslar:
Para işlemlerini zengin ve büyük toprak sahibi olan Türkler
gerçekleştirmekteydiler. Ancak Türk köylüleri Ermeni zenginlerin önerdiği kredi
veya borç alma koşulları çok daha uygun olduğu için onları tercih
etmekteydiler.
XIX. yüzyıl
ortalarından 1890’lara dek Amasya’nın tanınan zengin ve büyük mülk sahibi
finansistlerinden biri Nergisoğlu, diğeri Zadikoğlu olarak bilinen iki
Ermeni’ydi. Zadikoğlu Amasya’da yaşayan Avrupalılarla iyi ilişkiler içindeydi,
kaç kez Almanya’yı ziyaret etmişti, şehrin Savadya mahallesinde Avrupa’dan
getirilmiş mobilyayla döşenmiş, gömme banyosu, ayrıca evin ön ve arka
cephesinde bahçeleri ve havuzları olan, sarayı andıran büyükçe bir mekâna
sahipti.
Amasya-4
XX. yüzyıl
başında şehrin ziraat mahsüllerinin toptan ticaretiyle birlikte finans
işlemleriyle de uğraşan en meşhur zengini Toros Benneyan’dı. 1912-1913
yıllarında Amasya vilayetinin ihracatla geçinen 50 tüccarından 45’i Ermeni, 5’i
Türk, 600 dükkân sahibinden 450’si Ermeni, 100’ü Türk, 50’si Elen, 1000 sebze
ve meyve satıcısından 600’ü Ermeni, 300’ü Türk, 100’ü de başka halklardan
insanlardı.
Kaynak: XV. Yüzyıldan 1915’e Günümüz Türkiye’sinde
Ermenilerin Ticari-Ekonomik Faaliyeti Toplu belgeler, derleyen: Khaçadur
Dadayan, «Gasprint» Yayıncılık, Yerevan, 2012
Resimler:
houshamadyan.org
Share on
FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.