Raymond Kevorkian, şu sıralar tüm dünyanın gözlerinin
üzerinde olduğu Kobani'nin de tarihini 2011'de yazdığı kitapta anlattı. “1915,
Diyarbekir ve Kürtler” konferansı için gelen Ermeni tarihçi Raymond Kevorkian,
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırısı altındaki Kobanê’yi 100 yıl önceki
Ermenilere benzetti. Kevorkian, “Kürtler kendi yaşadıklarının 1915 öncesinde
Ermenilerin başına gelenle aynı olduğunu fark ettiler. Kendilerinin de sosyal
yapıdan bir iç düşman olarak dışlandıklarını gördüler” dedi.
Radikal gazetesinden Serdar Korucu’ya konuşan Raymond
Kevorkian, Kobanê’de yaşananları anlattı. Korucu’nun “Bugün Kürtlerin durumu
100 yıl önceki Ermeniler gibi” başlığıyla yayımlanan (26 Ekim 2014) söyleşisi
şöyle:
'Bugün Kürtlerin durumu 100 yıl önceki Ermeniler gibi'
“1915, Diyarbekir ve Kürtler” konferansı için gelen
Ermeni tarihçi Raymond Kevorkian, şu sıralar tüm dünyanın gözlerinin üzerinde
olduğu Kobani'nin de tarihini 2011'de yazdığı kitapta anlattı. Kevorkain,
bugünkü Kürtlerin durumunu, 1915 öncesi Ermenilerin yaşadığı 'dışlanmaya'
benzetiyor.
Hilafet ilan edip “İslam Devleti” kurduğunu açıklayan
Irak Şam İslam Devleti’nin hedefi olarak dünyanın gündemine gelen Kobani’nin
Ermeniler için anlamını 2011 yılında yazdığı “Ermeni Soykırımı” kitabında
anlatan tarihçi Raymond Kevorkian, İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği “1915,
Diyarbekir ve Kürtler” konferansına katılmak için İstanbul ’a geldi.
Kevorkian’a göre bugün Kürtlerin merkezi yönetime karşı durumu 100 yıl önceki
Ermeniler ile aynı. Raymond Kevorkian’ın IŞİD’in ilerleyişi ile ilgili aklına
takılan en önemli soru ise Der Zor’da yıkılan soykırım anıtıyla ilgili: Kim
IŞİD’e bu anıtı yıkma fikrini verdi?
Suriye’de resmi adı “Ayn el Arab” olan, Kürt nüfusunsa
“Kobanê” dediği bölge 100 yıl önce ne durumdaydı?
O zamanlar çok küçük bir kasabaydı. Bugünkü gibi bir
şehirden bahsedilemiyordu. Sanıyorum bölgede o dönem Arapça konuşan topluluklar
ağırlıklıydı.
‘Kobani’ye Kobani demek gerek’
Türkiye’de bu nedenle bir isim tartışması sürüyor. 1915’e
ait kaynaklarda da “Arab Punar” yani Arapça “Ayn el Arab” denilen bölgeye bugün
orada yaşayan Kürtler “Kobanê” diyor. Hangi ismi kullanmak gerek?
Yerel nüfusun çoğunluğu Kobani olarak adlandırıyorsa
Kobani diye kabul etmek gerekir.
Kürtler bu bölgede ne zaman yoğun nüfusa sahip oldu?
Özellikle 1925’te Türkiye’de yaşananlar nedeniyle ülkeden
kaçan Kürtler bu bölgelere sığındılar. Fransız yönetimi onları buraya
yerleştirdi. Sulama kanalları yaptılar, şehirler kurdular. Tıpkı Kamışlı gibi.
Bu bölgelerde eskiden böyle şehirler yoktu. Kobani’nin de ben 1925-1929
döneminde kovulan ya da gitmek zorunda kalan Kürtlerin bölgeye gitmesiyle
geliştiğini düşünüyorum.
Kitabınızda bu bölge 1915’te Ermeniler için “transit
hatlar”dan biri olarak belirtiliyor. Oradaki Ermenilere ne oldu?
O dönem tehcir yolları ya Rasulayn ya da Arab Punar’a
(Kobani) varıyordu. Bitlis, Muş ve Diyarbakır’dan tehcir edilen kafileler
buradan geçiyordu. Arab Punar’dakiler daha sonra ya Rasulayn’a ya da batıda yer
alan Mumbuç’a (Münbiç) aktarılıyordu. Halep’in kuzeyindeki Mumbuç’ta büyük
kamplar vardı. Tehcir edilenlerin kalabalık şehirde saklanmamaları için Halep’e
gitmeleri yasaktı. Şehir dışında bulunan Karlık ve Sebil’de tutuluyorlardı.
‘Fırat’ın bir yakası hayat, bir yakası ölümdü’
Sonra nereye gönderildiler?
Büyük çoğunluk sonrasında Meskene’ye, “Fırat Çizgisi”
dediğimiz bölgeye gönderildiler. İlk önemli kamp Rakka’nın karşısında bulunan
Fırat’ın sağındaki bölgedeydi. Bazı Ermeniler o dönemin kaymakamına para
vererek Rakka’da yerleşme izni aldılar. Çünkü onlar da biliyordu ki; Fırat’ın
bir yakasında kalmak yaşamak, diğer tarafı ölmek demekti.
Bugün IŞİD’in merkezi olan Rakka bir zamanlar Ermeniler
için yaşama tutunma merkezi miydi?
Evet, bugün IŞİD’in merkezi olsa da o zamanlar 1500
Ermeni yaşıyordu. Sonra da orada yaşamaya devam ettiler, evlendiler. Bu nedenle
Rakka doğumlu Ermeniler vardır.
Kobani’de doğan Ermeni nüfus da vardı. Ermenistan’da
yaşayan gazeteci Harout Ekmanian’ın Kobani doğumlu babası Bedros Ekmanian’ın
1950’li yıllara dayanan hatıralarına göre bölgede iki kilise ve iki okul
bulunuyordu. Ermeni nüfus bölgeye ne zaman yerleşti?
Kobani, Rasulayn, Kamışlı, Der Zor, Rakka gibi yerlerin
tamamı hem tehcirin geçiş yolları, hem toplama kamplarıydı. Buralar daha sonra
Fransız manda yönetiminin Ermenileri yerleşmeye teşvik ettikleri alanlar oldu.
Bunun iki nedeni vardı: İlk neden Ermenilerin sadece bir bölgede bulunmamasını
sağlamaktı. Eğer tüm Ermeniler Halep’e gitseydi o zaman orada yoğun bir Ermeni
nüfus olacaktı. Bir diğer nedense bu toprakları elde tutmanın yolunun insanları
yerleştirmek olmasıydı.
Ancak nüfus yerleştirme süreci Fransız yönetimi ile sona
ermedi. Sonrasında da devam etti değil mi?
Şunu unutmamak lazım, Şam’daki yetkililer tarafından
sınıra yerleştirilen Arap topluluklar oldu. Diğer etnik grupların arasına
bilerek yerleştirildiler. Bunun için bugün Irak Kürdistanı ile Suriye
Kürdistanı arasında kesinti bulunuyor. Fırat’ın üstüne inşa edilen barajlar ve
bölgeye taşınan Araplarla bu alanı böldüler. Özellikle de stratejik olan
alanlara yönelik bu politika benimsendi. Örneğin petrol kuyularının bulunduğu
Haseke bölgesinde hala Arap nüfus yoğun. Zaten bu da IŞİD’in orada nasıl
tutunduğunu, taban bulabildiğini gösteriyor.
‘Kim IŞİD’e soykırım anıtını yıkma fikrini verdi?’
Ermeniler bir zamanlar doğdukları topraklarda IŞİD’in
ilerleyişini nasıl takip ediyorlar? Özellikle de Ermenilerin Auschwitz’i diye
anılan Der Zor’daki anıtın yıkılması nasıl bir etki bıraktı?
Bugün olup biteni Ermeniler yakından izliyor. Özellikle
de Der Zor’daki soykırım anıtının yıkılmasını takip ettiler. Bazı Ermeniler bu
gelişme üzerine şu soruyu sordular: IŞİD’e kim bu anıtı yıkma fikrini verdi?
Bu soruya sizin yanıtınız var mı?
Siz benim yerime cevabını verebilirsiniz. Belki…
Bugünkü şiddetin destekçileri kadar 1915’tekiler de
tartışmalı. Sizin de katıldığınız konferansta Kürtlerin Ermeni Soykırımı’ndaki
tutumu konuşuldu. Kürtler ve Türkler arasında bu konudaki tartışmaya nasıl
bakıyorsunuz?
İki taraf da yaşananları kendi işine geldiği gibi
yorumluyor. Türk yetkililer “Kürtler bizim emirlerimizin dışına çıktılar. Tam
olarak uymadılar” diyor. Ama şunu bilmemek için çok saf olmak lazım; inisiyatif
ve kararlar İttihatçı merkez tarafından alındı.
Konferansta “Kürtler arasında yerleşik halk soykırıma
katılmadı” dediniz ancak çıkar elde etmediler mi?
Kürtler bunu ekonomik çıkarlar sebebiyle yaptılar. Fakat
İttihatçıların sahip olduğu gibi bir stratejileri yoktu.
Peki ya yerleşik Türklerin Kürtlerden farklı bir tutumu
var mıydı?
Hayır. Türk ya da Kürt olsun yönetim yerleşik nüfusa
ekonomik olarak kazanç bıraktı. Onları bu yolla sürece katılmaya teşvik etti.
Ama yine de elde edilen kazancın büyük bölümüne merkez el koydu. Yönetim ayrıca
bu süreçte “hain Ermeni” figürünü de yarattı. İnsanlar arasında bu da etkili
oldu. İttihatçılar dindar olmasalar da dini referanslar kullandılar.
Bugün yüzleşme sürecinde Kürt hareketinin önde gittiğini
görüyoruz. Sizce neden?
Kürtler kendi yaşadıklarının 1915 öncesinde Ermenilerin
başına gelenle aynı olduğunu fark ettiler. Kendilerinin de sosyal yapıdan bir
iç düşman olarak dışlandıklarını gördüler.
Yani empati mi kurdular?
Evet, Kürtler bir iç süreç yaşadı. Gerçekten de bugün
baktığınızda Kürtler merkezi yönetime karşı yüzyıl önce Ermenilerin olduğu
konumla aynı durumdalar. Bunu anlamaları, bu adımları atmalarına neden oldu.
Bugün katıldığımız toplantı da bu süreci ortaya koyuyor. İsmail Beşikçi de
Kürtler için “sosyal yapıdan dışlanma”yı ilk dile getirenlerdendi.
2012 yılında Aras Yayıncılık’tan çıkan “Ermeniler”
kitabınız için İstanbul’a geldiğinizde gazeteci Aris Nalcı’ya “Karanlık bir
odaydı geçmişimiz, şimdi anahtar deliğinden giren bir ışık var” demiştiniz.
Bugünkü durum nasıl?
Bardağın yarısı boş ya da dolu olarak görülebilir.
2015’in 100. yıldönümü olması nedeniyle beklentiniz var
mı?
Ben hiçbir şey beklemiyorum. Ben gözlemliyorum, bazen
gülümsüyorum. Bazen mizahla izlemek lazım bazı şeyleri.
* Fransızca’dan tercüme için Burçin Gerçek’e teşekkürler.
** Fotoğraflar Berge Arabian’a ait.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.