Burası milyar dolarlık imar yolsuzluğu iddialarını içeren
dosyaların küt diye kapatıldığı bir ülkedir. Peki bu ülkede, nasıl oluyor da
bütün bunlara göz yuman yargının gözleri, söz konusu olan Nişanyan’ın eserleri
olunca fal taşı gibi açılıyor; savcılar, yargıçlar Nişanyan’ın sözde hukuka
aykırı inşaatlarını bir kuyumcu hassasiyetiyle ölçmeye başlıyor? Nişanyan bir
Ermeni olduğu için mi oluyor bütün bunlar? Dine hakaret ettiği iddiasıyla
açılan başka davalardan verilemeyen cezalar görünmez bir kanaldan bu tarafa mı
aktarılıyor? Yoksa o, arkasında bir
dayısı olmadığı halde hâlâ sivri dillilik yapanların başına neler geleceğini mi
temsil ediyor? Sahi Nişanyan neyin cezasını çekiyor?
***
İleride Türkiye’ye özgü bir “adalet” fıkrası olarak
anlatılacak ama bugün durum acı ve kaygı verici…
Sevan Nişanyan, İzmir’in Şirince ilçesine diktiği her bir
kule, yaptığı yol, oyduğu anıt mezar ve diğerleri için, arka arkaya ceza
alıyor.
Şirince’ye kazandırdığı eserler -ki bunların beldeyi bir
cennet köşesine çevirdiği konusunda herkes hemfikir- çeşitli yasalara
aykırıymış…
Evine diktiğin kule imar yasasına aykırı al sana ceza;
yaptığın yol, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’nı ihlal ediyor küt
hapis cezası…
Nişanyan, bu ülkedeki bütün adaletsizliklerin, hesabı sorulamayan
bütün yolsuzlukların, yapılan bütün kaçak inşaatların, bütün imar vurgunlarının
cezasını çekmek üzere, bu adaletsizlik gemisinin tek kürek mahkumu olarak
bilinmez sulara doğru ilerliyor…
Nişanyan şu anda beş ayrı “suçtan” aldığı 6 yıl 6 aylık hapis
cezasını çekiyor. 10 aydır cezaevinde ve daha şimdiden dört cezaevi değiştirdi.
Arkadan gelen, bir düzine davadan da hapis cezaları bekleniyor. Nişanyan
10’larca yıl hapis yatmaya hazırlanıyor.
Burası, şunun şurasında birkaç hafta sonra, mahkemelerin
defalarca yürütmeyi durdurma kararı vermesine rağmen, herkesin gözünün içine
bakarak devam ettirilen o devasa inşaatın, başkanlık sarayı olarak açılacağı
ülkedir.
Burası milyar dolarlık imar yolsuzluğu iddialarını içeren
dosyaların küt diye kapatıldığı bir ülkedir.
Peki bu ülkede, nasıl oluyor da bütün bunlara göz yuman
yargının gözleri, söz konusu olan Nişanyan’ın eserleri olunca fal taşı gibi
açılıyor; savcılar, yargıçlar Nişanyan’ın sözde hukuka aykırı inşaatlarını bir
kuyumcu hassasiyetiyle ölçmeye başlıyor?
Nişanyan bir Ermeni olduğu için mi oluyor bütün bunlar?
Dine hakaret ettiği iddiasıyla açılan başka davalardan
verilemeyen cezalar görünmez bir kanaldan bu tarafa mı aktarılıyor?
Yoksa o, arkasında bir dayısı olmadığı halde hâlâ sivri
dillilik yapanların başına neler geleceğini mi temsil ediyor?
Sahi Nişanyan neyin cezasını çekiyor?
Kaynak: bugun.com.tr
http://ermenistan.de/orhan-kemal-cengiz-yazi-sevan-nisanyan-neyin-cezasini-cekiyor/
1 yorum:
"Adalet mülkün temelidir" Türkiyede bu cümle kimler icin gecerli?Sevan Nisanyan sayet suclu ise, yukarda Sayin yazarin belirttigi kisiler
hangi cezaevinde cezalarini cekiyorlar?Demek ki bu cümle Türk vatandasi olan veya olmiyan kisilerin, din,dil,köken,zengin,fakir durumlarinda gecerliligini kaybediyor.Sevan Nisanyana verilen cezanin diger azinliklara aba altindan sopa göstermeye benziyor,ona verilen cezayi digerlerinin yaptiklariyla ölcülürse,onlar ömürlerinin geri kalan kismini hapishanelerde gecirmeleri lazim."Esitlik" kelimesinin Türkiyede bazi kesimler icin,üstünde yazili kagit kadar degeri olmadigi bir kez daha belirlendi.
Simdi kimse kalkip bana basbakanin,basdanismanini örnek göstermesin,kendisi ve toplum icin hayirli olmasini dilerim.Politikayi bilenler
yalniz ülkelerinin cikarlari acisindan haraket ederler.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.