Kürşad Zorlu / kzorlu77@gmail.com
Ermenistan, Rusya’nın desteği ile SSCB sonrasındaki en büyük
ekonomik entegrasyon olma özelliği taşıyan Avrasya Ekonomik Birliği’ne katılmış
oldu. Dünya petrolünün % 9’u, doğal gazın % 23’üne sahip olan birliğin bir
üyesi olarak yaklaşık 200 milyonluk bir pazarda ekonomik sıkıntılarına kısmi
çözümler bulacak olan Ermenistan’da bu katılım tartışılsa da bölgedeki güç
dengeleri dikkate alındığında Ermenistan açısından doğru bir hamle olmuştur.
Kim ne derse desin bu katılımın işlevselleşmesi halinde Dağlık Karabağ ve/veya
sözde Ermeni soykırımı konusu birlik içerisindeki ülkelerde de bir propaganda
aracı olarak kullanılabilecektir. Ermenistan böylelikle bir yandan Ermeni
lobisi ile ABD siyasetine etki edebilirken, bir yandan da Avrasya alanında yeni
partnerler bulabilme eğilimi taşımaktadır.
****
Rusya, Kazakistan ve Belarus arasında 1 Ocak 2010 tarihinden
geçerli olmak üzere mal, sermaye ve insan kaynağının serbest dolaşımını esas
alan ve Ocak 2015’te “Avrasya Ekonomik Birliği” haline gelecek olan Gümrük
Birliği ya da Ortak Ekonomik Alan projesi yeni katılımlarla büyümeye devam
ediyor. Son olarak Belarus’un başkenti Minsk’te yapılan BDT üyesi ülkeler
zirvesinde birliğe katılım konusundaki anlaşmayı imzalayan Ermenistan,
önümüzdeki yıl Avrasya Gümrük Birliği’nin yeni üyesi oluyor. Anlaşmanın ilgili ülkelerin
parlamentosunda onaylanmasının ardından resmen birliğe adım atacak olan
Ermenistan’ın katılımı, Kafkaslar başta olmak üzere bölgesel mücadele alanında
yeni tartışmaları beraberinde getirecek gibi görünüyor. Bu tartışmalardan
birisi Dağlık Karabağ’ın birlik içerisindeki olası konumu. Kazakistan
Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in daha önce çekince koyduğu bu husus Rusya tarafından
da kabul görmüş olacak ki Minsk’teki toplantı sonrasında Ermenistan’ın ancak
BM’nin resmen tanıdığı sınırlarıyla Avrasya Birliği’ne katılacağı ifade edildi.
Azerbaycan’ın kadim dostu olarak onları incitmeyeceğini vurgulayan Nazarbayev
“Ermenistan eğer Avrasya Birliği’ne girmek istiyorsa bu şartı kabul etmeli”
demişti.
İmkansız koşullar
Dağlık Karabağ sorunu Azerbaycan açısından milli bir mesele,
bir onur mücadelesi ve ülkenin uluslararası imajını yönlendiren temel bir araç
durumundadır. Ermenistan açısından ise Türk kavramına yönelen karşıtlığın vücut
bulduğu, yayılmacı ideaların işgalle sonuçlandığı bir mücadele alanı olduğu söylenebilir.
Bu sorunun devamı bölgedeki diğer ülkelere, farklı ilişki ağlarına ve yeni
problem hatlarına etki edebilecek düzeydedir. Bu sebeple Kafkasya’da kalıcı iş
birliği ve entegrasyonun sağlanması için Azerbaycan-Ermenistan arasındaki
problem ve uyuşmazlıkların çözümü son derece önemlidir. Ancak bu sürecin
“barış” temelinde ve her iki tarafın da kazançlı çıkacağı bir bütünsellik
taşıması mümkün görülmüyor. Azerbaycan doğal olarak işgal altındaki
topraklarını dikkate alarak kendi toprak bütünlüğünü savunmakta, Ermenistan
tarafı ise işgal ettikleri Azerbaycan topraklarından çekilme olasılığını
gerçekleşmesi imkansız koşullara bağlamayı sürdürüyor.
Küresel mücadele
Soğuk Savaş sonrasında iki küresel güç merkezi haline gelen
ABD (öncü Batı) ve Rusya (Avrasya gücü) Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki bu
durumu kendi pencerelerinden süzülen farklı bir istikrarsızlık unsuru olarak
kullanabilmektedir. Nitekim bölgesel ve küresel dengeler gözetilerek
istikrarsızlık vurgusunun düzeyi artmakta ya da istikrarın sağlanmasına yönelik
sükûnet çağrıları yükselebilmektedir. Bu kapsamda Rusya ile ilişkilerini
dengeli ve stratejik bir süreçle götürmeye çalışan Azerbaycan, bölgede ABD’nin
güçlenmesine bir yönüyle olumlu yaklaşmaktadır. Bu yaklaşım diğer bazı bölge
ülkeleri gibi Rusya’nın tek güç merkezi olmasından kaynaklanacak aşırı kontrol
odaklı siyasal tahakkümün önüne geçilebilmesine yöneliktir. Ermenistan ise
zaman içerisinde ABD ile yakınlaşma eğilimi taşısa da tarihsel dayanakları
düşünüldüğünde Rusya’nın Ermenistan üzerindeki etkisi daha belirgindir.
Yeni propaganda alanı
Gelinen noktada Ermenistan, Rusya’nın desteği ile SSCB
sonrasındaki en büyük ekonomik entegrasyon olma özelliği taşıyan Avrasya
Ekonomik Birliği’ne katılmış oldu. Dünya petrolünün % 9’u, doğal gazın % 23’üne
sahip olan birliğin bir üyesi olarak yaklaşık 200 milyonluk bir pazarda
ekonomik sıkıntılarına kısmi çözümler bulacak olan Ermenistan’da bu katılım
tartışılsa da bölgedeki güç dengeleri dikkate alındığında Ermenistan açısından
doğru bir hamle olmuştur. Kim ne derse desin bu katılımın işlevselleşmesi
halinde Dağlık Karabağ ve/veya sözde Ermeni soykırımı konusu birlik
içerisindeki ülkelerde de bir propaganda aracı olarak kullanılabilecektir.
Ermenistan böylelikle bir yandan Ermeni lobisi ile ABD siyasetine etki
edebilirken, bir yandan da Avrasya alanında yeni partnerler bulabilme eğilimi
taşımaktadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.