Osman Baydemir, "Çocukluğumdan beri hem ailemizde hem de çevremde Ermenilere yönelik Soykırım olduğunu duyduk. Dedelerimiz ve ninelerimizin Ermenilere yönelik Soykırıma ilişkin hikayeleriyle büyüdük. Aynı zamanda 1915 Soykırımı sonrasında Kemalistler aynısını Kürtlere yönelik olarak da devam ettirdiler. Ben şu anda ölümüme dek gerçekleştirmem gereken hayalimi gerçekleştiriyorum. Bunlardan biri Soykırım Müzesinde olmak; hayatını kaybedenlerin acısını hissetmek ve paylaşmak ve aynı zamanda Ermeni halkına mesajımı, kötü anlamda siyasi hüznümü nakletmektir... İlk elde tarihle yüzleşmeli ve Ermeni Soykırımını tanımalıyız; ikincisi özür dilemek, üçüncüsü tazminat koşullarını netleştirmektir, dördüncüsü Batı Ermenistan’da yaşayan tüm Ermenilerin torunları, torun çocukları atalarının topraklarına geri dönmeliler. Kin ve nefret hislerinden kendimizi uzak tutmalıyız. Ancak Ermeni katliamcılarını ve Soykırımını asla unutmamalıyız; mücadelemizi önemsemeliyiz. Bunun için gelecek nesillere çözülmüş meseleleri miras bırakacağız.
***
Eski Diyarbakır Belediye Başkanı ve tanınmış Kürt siyaset
adamı Osman Baydemir birkaç gündür Ermenistan’da bulunuyor. NEWS.am muhabiri
Osman Baydemir’le Ermenistan ziyareti, Ermeni-Kürt ilişkilerine dair konuştu.
Sn. Baydemir, Sizin her zaman Ermenistan’a gelmeyi, Tsitsernakaberd ve «Erivan
Radyosu»nu ziyaret etmeyi arzuladığınız bilinmekte. Arzularınız artık
gerçekliğe dönüştü. Erivan, Ermenistan ve genel olarak Ermenilerden ne gibi
intibalar edindiniz?
Çocukluğumdan beri hem ailemizde hem de çevremde
Ermenilere yönelik Soykırım olduğunu duyduk. Dedelerimiz ve ninelerimizin
Ermenilere yönelik Soykırıma ilişkin hikayeleriyle büyüdük. Aynı zamanda 1915
Soykırımı sonrasında Kemalistler aynısını Kürtlere yönelik olarak da devam
ettirdiler. Ben şu anda ölümüme dek gerçekleştirmem gereken hayalimi
gerçekleştiriyorum. Bunlardan biri
Soykırım Müzesinde olmak; hayatını kaybedenlerin acısını hissetmek ve paylaşmak ve aynı zamanda Ermeni
halkına mesajımı, kötü anlamda siyasi hüznümü nakletmektir. Ve tabii ki, Erivan
Radyosu ziyaretim, zira Kürtlerin oksijensşz olduğu yani dilsiz oldukları o
zaman, bu Radyo şarkılarıyla Kürtçeyi muhafaza etti, Kürtçeyle dilimizi korudu.
Kürt kültürü içindeki Ezidi Kürtlerin desteği, katılımı çok büyüktü ve onları
ziyaret arzum büyüktü. Bu sebeple kendim için duygusal bir dönem yaşıyorum,
bunun için çok mutluyum. Çok şey anladım, çok çalışmamız gerektiğini anladım.
Belki de birlikte çok çalışmalıyız.
Ermeni-Kürt ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye yönetimi her zaman iki milletin ilişkilerine gerilim sokmayı arzu etti.
Üç yaşından bu yaşıma dek Türkiye yönetimi tarafından
Kürtlere yönelik ″Siz Ermeni
çocuğusunuz″ meali hakaret sözlerini hatırlıyorum. Yani Türkiye
iktidarları için, Kürt haklarını talep eden herkes, kötü anlamda Ermenidir.
Devlet için Kürt ve Ermeni arasında fark yoktur. Tabii ki ilerde Ermeniler ve
Kürtlerin ilişkilerinin gelişime ihtiyacı var. Bunun için hem Ermeni halkı hem
de Kürt halkının tarihiyle yüzleşmeliyiz. 1915’te ve ondan sonra Ermeniler ve
Kürtler birlikte aynı bölgede yaşamaktaydılar; Kürtlerin devleti, hatta millet
olarak anılmaya hakları bile yoktu. Osmanlı devlet ideolojisi soykırımdı. O
zaman Türkler, Ermenileri kırımdan geçirmek için Kürtlerden oluşan Hamidiye
Alaylarını kurdular. Bugün köylerde, Kürtlerle mücadele etmeleri için silah
dağıtıyorlar. Yani Soykırıma ilişkin konuşurken, Kürtlerin bunda rolü olup
olmadığına ayrıntılı bakmalıyız.
İlk elde tarihle yüzleşmeli ve Ermeni Soykırımını
tanımalıyız; ikincisi özür dilemek, üçüncüsü tazminat koşullarını
netleştirmektir, dördüncüsü Batı Ermenistan’da yaşayan tüm Ermenilerin
torunları, torun çocukları atalarının topraklarına geri dönmeliler. Kin ve
nefret hislerinden kendimizi uzak tutmalıyız. Ancak Ermeni katliamcılarını ve
Soykırımını asla unutmamalıyız; mücadelemizi önemsemeliyiz. Bunun için gelecek
nesillere çözülmüş meseleleri miras bırakacağız. Ermenistan, Kürdistan,
Türkiye, Irak, İran, Lübnan, İsrail Avrupa Birliği gibi bir yapı tesis
etmeliler. Halklar arasında düşmanlığın hiçbir faydası yok; Soykırım
düşüncelerini kınamak gerek. Ancak kırımcıların zihniyeti Yakın Doğu’da bu güne
dek var. 1915 Soykırımcı zihniyeti orada hakim. Eğer 1915 Soykırım suçlularını
yargılasalardı, cezalandırsalardı, 1925 yılında Diyarbakır’da kırım olmazdı,
1937-38 Dersim katliamı olmazdı, Almanya’da Yahudilere yönelik Soykırım
olmazdı. Hakkaniyete ulaşmak için bunu kınamak gerekli. Ermeni ve Kürt sivil
toplum kuruluşları arasında işbirliğine
ihtiyaç var, akademisyenler, bilim adamları, yurttaşların tüm kesimleri
arasında buluşmalara ihtiyaç var. Geçmişi reddetmiyerek geleceği inşa edip
işbirliğimize devam edelim. En büyük kilise olan Surp Giragos Kilisesini
onardık, Ermenice öğretim kursları açtık, dünyanın farklı köşelerinde yaşayan
Ermenilerle işbirliğinde bulunmalıyız.
Ermenistandan haberler - NEWS.am

1 yorum:
Sayin Osman Baydemire bu icten duygulari icin tesekkür ederiz. biz ermeniler kinci bir millet degiliz; eger ayni duyarliligi soykirimci Ittihadin devami olan buggünkü TC gösterirse Ermeni halki TC ile de barismaya hazirdir.
Goryun
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.