Gaudi'nin 1883'te dahil olduğu Barselona'daki ünlü
Sagrada Familia'nın inşaatının 2026'ta tamamlanması öngörülüyor. 1979'dan bu
yana projede baş mimar olarak çalışan Mark Burry, ARKIMEET 2014'ün konuğu
olarak 19-20 Kasım'da İstanbul'da. Bitmeyen kilisenin hikayesini kendisinden
dinlemek isteyenler için etkinlik kayıtları devam ediyor. Arkitera'dan Bahar
Bayhan, Sagrada Familia'nın hikayesini derledi.Henüz tamamlanmamış olsa da Barselona’da turist
rehberlerinin baş köşesinde yer alan kentin en görkemli yapısı olacak olan
Sagrada Familia, sadece tasarım anlamında değil inşaat süreci bakımından da
mimarlık dersi niteliğinde. Neredeyse kariyerini bu binaya adayan Gaudi’nin
tamamlanmasını göremediği çalışma şimdi geniş bir mimari ekibin elinde hayat
buluyor.
“İŞVERENİM ACELECİ DEĞİL”
Sagrada Familia’nın hikayesi 1882’de başlıyor. Yapının
ilk mimarı Francisco de Paula del Villar ile kilisenin destekçileri arasında süren
anlaşmazlıklar sonucunda Gaudi, projeye 1883 yılında dahil oluyor. O günden
ölümüne dek kariyerini bu yapıya vakfeden Gaudi, yüzyıllık tamamlanmama
sürecini öngörmüş müdür bilinmez ama 43 yıl süren çalışması için sorulan
sorulara “işverenim aceleci değil” cevabını vermişti.
1915’ten kilisenin inşaat fotoğrafı
İnşa edilmeye başlandığında çevresinde ineklerin otladığı
bir alanda bulunan kilise bugün kentin tam ortasında. Belki yüzyıl önce inşa
edilse yaratacağı etki ile bugün çevresi apartman bloklarıyla çevrili olduğunda
ortaya koyacağı ihtişam farklı olacak. Diğer taraftan bir dönemi simgeleyen
mimari tasarıma sahip bu yapının farklı bir mimari bağlamda, zamanda
tamamlanıyor olması da projeyi ilginç kılan başka bir unsur. Uzun ve sancılı
bir çalışmanın ürünü olan Sagrada Familia projesi bugün 131. yılında ve
inşaatın ancak yarısı tamamlanabildi.
Bu uzun süreçte inşaat birçok kez kesintiye uğruyor.
1926’da Gaudi’nin ölümünden sonra fon bulunamadığı ve iç savaşın çıkması
nedeniyle inşaat yavaşlamaya başlıyor. II. Dünya Savaşı’nın da patlak vermesi
inşaata ikinci darbeyi vuruyor. Dahası, mimarın orijinal çizimleri ve modelleri
büyük hasar görüyor ve bundan sonra proje geriye kalan planların yorumlanması
biçiminde sürüyor. Yapım öyle uzun sürüyor ki henüz inşaatı tamamlanmadan
yapının ilk inşa edilen parçaları restore edilmek zorunda kalıyor.
1953’te kilisenin görünümü
Gaudi’nin güçlü mimari tasarımı yapım sürecini
zorlaştıran etkenlerden bir diğeri. Yapının tamamlanma projesinin baş mimarı
Mark Burry, bu yapıyı tanımlarken “kentin içinde devasa bir heykel” cümlesini
kullanıyor. Gerçekten Gaudi’nin de bir heykeltraş titizliğiyle uğraştığı, özen
gerektiren ciddi detayları barındıran bina ilmek ilmek işleniyor dersek yanlış
olmaz. Ancak günümüz teknolojileriyle hız kazanan tamamlama projesinin 2026’ta
sona ermesi öngörülüyor.
Mimarlık hemen, şimdi! Peki 'Ya Sonra?'
Dali: Bırakın kentin ortasında çürüyen bir diş gibi
kalsın
Kilisenin tamamlanma projesi sanatçılardan mimarlara
farklı kesimlerden tepki görmüştü. Salvador Dali “Projeyi sanatçısı olmadan
devam ettirmeyi düşünmek bile ihanettir, bırakın kentin ortasında çürüyen bir
diş gibi kalsın” demiş, Katalan ressam Antoni Tapies ise projeyi “mimari ve
dini bir hata” olarak nitelemişti.
Tamamlama projesinin son halini gösteren görselleştirme
Gaudi’nin orijinal çizimlerinin yokolması sonucunda
tahminler üzerinden yürüyen tamamlama projesinin destekçilerine karşılık
yapının mimari üslup ve tasarım anlamında çok şey yitirdiğini savunanlar vardı.
Mesela Gaudi’nin kilisede taş kullanma arzusuna karşılık tamamlama projesinde
betonun kullanılması mimarın fikirlerine saygısızlık olarak yorumlandı. Kentin
MoMa direktörü Daniel Giralt ise “Gaudi ruhunu taklit etmek” imkansız diyerek
inşaatın sonlandırılarak Gaudi’nin çalışmasının korunması gerektiğini
söylüyordu.
Bunların karşısında inşaatın sürmesini destekleyenler ise
“bir binaya resim muamelesi yapılamaz” karşılığını veriyordu. Mimar ölse de
projenin ölmediğini söyleyen mimarlık okulu profesörleri Gaudi’nin kendisinin
de bu projeyi tamamlayamayacağını öngördüğünü, mimarı kutsallaştırmak için
değil ama projeye saygı göstermek için kilisenin tamamlanması gerektiğini
savunuyordu.
Sagrada Familia’da Zaman Tüneli
Gaudi, kiliseyi üç farklı cephe olarak tasarlamıştı.
Kilisenin yapımına başlanan ilk bölümü Nativity Facade’di. İnşaatını birebir
Gaudi’nin kontrol ettiği bu bölüm 1894-1930 yılları arasında tamamlandı.
İsa’nın doğumuna referans veren birçok detayı barındıran bu cepheyi, belki de
inşaatın tamamlanmasını göremeyeceğini düşündüğü için Gaudi’nin en başta
bitirmek istediği biliniyor.
Nativity Facade detayı
Passion Facade ise ilk cephedeki dekoratif yoğunluğa
karşılık oldukça sade bir tasarıma sahip. İsa’nın tutkusuna, çarmıha
gerilişinde çektiği acıya atıfta bulunan bu cephenin inşaatı 1954’te başladı.
1976-1987 arasında ise heykeltraşlardan oluşan bir ekip bu bölümün kulelerini
tamamladı.
Passion Facade
En büyük ve etkili cephe olan Glory Facade’in inşaatı ise
2002’de başladı. İsa’nın kutsal görkemine ve insanlığın Tanrı’ya yükselişine
referans veren öğelerle dolu bu cephe için Gaudi’nin 1936’da hazırladığı bir
modelden faydalanılıyor.
Glory Facade inşaatı
Gaudi’nin ölümünden sonra çeşitli disiplinlerden
profesyonellerin oluşturduğu ekip Sagrada Familia tamamlama projesinin
yürütücülüğünü yapıyor. Şimdi günümüz teknolojileriyle hızlandırılan inşaat
sürecinin 2026’ta sona ermesi planlanıyor. 1979’dan bu yana projede baş mimar
olarak çalışan Mark Burry ise Vitra’nın öncü sponsorluğunda 19-20 Kasım’da Four
Seasons Hotel Bosphorus’ta düzenlenecek ARKIMEET 2014’ün konuğu olacak.
Bitmeyen kilisenin hikayesini kendisinden dinlemek isteyenler için etkinlik
kayıtları devam ediyor. (Bahar Bayhan/ Arkitera.com)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.