Hakkı Arslan / hakki.arslan@tg.com.tr
Türkçe’yi bu anlaşılmaz haline sokan ise, Türk Dil Kurumu
denince akla ilk gelen isimlerden biri Agop Martayan adlı bir Ermeni. Robert
Koleji mezunu bu Ermeni’nin soyadını “Dilaçar” diye değiştiren Mustafa
Kemal’dir… Mustafa Kemal’in Agop’a yaptığı tek iyilik
soyadını “Dilaçar” olarak değiştirmek değildir yalnızca. Başkanlığını yaptığı
22 Eylül 1932 tarihli I. Türk Dil Konferansı’na dil uzmanı olarak İstepan,
Kevork, Mihran, Bedros ve Hrant Efendi gibi Ermenilerin yanı sıra Agop
Martayan’ı da davet eder. Türk Dil Derneği Başuzmanlığı ve ilk Genel
Sekreterlik unvânlarını verir. Agop Martayan, ölene kadar TDK’nın ‘Genel
Yazmanı’ olarak vazife yapar… I. Türk Dil Konferansı’nda bu kadar Ermeni'nin ne
işi olduğunu sorgulamayıp hikâyenin gerisine gidecek olursak, Mustafa Kemal’in
Agop’a yaptığı daha büyük iyilik “vatana ihanet” suçundan kurtulmasını
sağlamaktır. Agop’un bu iyiliklere verdiği karşılık da büyük olmuştur elbette.
“Atatürk” soyadının Mustafa Kemal’e verilmesini TBMM’ye teklif eden kişidir Agop
Dilaçar. (Şu talihe bakın, birileri bir Ermeni’yi övmemek için A. Dilaçar der, başka birleri de sövmek için Ermeni Agop
Martayan olduğunu vurgular. Al birini vur ötekine. HYETERT)
Yazının Devamı: http://www.turkiyegazetesi.com.tr/hakki-arslan/583764.aspx
1 yorum:
Genel Sekreter {Yazman) idari bır görevdir. Agop diye sözünü ettiğiniz kişi, yani babam, hiçbir zaman TDK'da bu göreve atanmamıştır. Ayrıca Agop Martayan Maarif Vekaletinde {Milli Eğitim Bakanlığı} görev almıştır. Ankara'ya çağrılmadan önce İst.Erkek Lisesi daha sonra da Ankara Gazi Lisesinde İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra yine bakanlığa bağlı İnonü Ansiklopedisi'ne atanmış ve buradan emekli olmuştur.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.