Kamuoyuna “Liberal aydınlar ile ittifakın sonu” şeklinde
yansıyan durumun etkisi sadece bir grup ismin neler yazdığı, neler söylediği
ile kısıtlı değil, tarihimizde önemli bir dönemece tekabül ediyor. O yüzden
“köprülerin nerede ve niçin atıldığı” ile ilgili mesele hayli önemli. Söz
konusu aydın sınıfının son yedi-sekiz senede infilak etmesi, aslında ülkedeki
değişimin ne kadar dipten ve etkili geliştiğinin de bir göstergesiydi. Medya bu
manada büyük bir kriz içine girdi; çünkü statükoyu koruma veya oluşturma
gücünü, dipten gelen değişim talebini siyasete taşıyan AK Parti/Erdoğan
karşısında yitirmeye başlamıştı. Bu durum Türkiye’deki medyanın aslında
gazetecilik değil, siyaset mühendisliği yapan bir egemenlik aracı olduğu
gerçeğini daha da belirgin hale getirdi. Artık mühendislikler tasarlayıp sonra
da yaşananı istedikleri gibi hikayeleştirememeye başladılar.
Yazının Devamı:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.