Mahçupyan, bir panel için geldiği Erbil'de 1915 Ermeni
olayları iddialarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu…Ermeni
olaylarının yüzüncü yılında karşılıklı adımların atılması durumunda
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin "tedavi edici" yönde
değişebileceğini anlatan Mahçupyan, "Ermenistan ve toplumu, Türkiye ile
ilişkiye girmede diasporadan daha hazır. Ama devletin sesini duyduğumuz için ve
devlet de devlet gibi konuştuğu için sert gözüküyor. Yoksa Ermenistan'da
sokaklarda gezip insanlarla konuştuğunuz zaman öyle bir durum yok. Yani
Türkiye'de sokaklarda gezdiğinizde ne görüyorsanız aynı şeyi orada da
görüyorsunuz. İnsanlar yakınlaşmak istiyor" dedi.
***
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Başdanışmanı Etyen
Mahçupyan, 1915 olaylarının 100'üncü yıldönümüne ilişkin açıklamasında
diasporaya ilişkin kritik açıklamalar yaptı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Başdanışmanı Etyen
Mahçupyan, Ermenistan devletinin ve toplumunun, Türkiye ile ilişkiye girmede
Ermeni diasporasından daha hazır olduğunu, bu nedenle olayların yüzüncü yılının
bir fırsata çevrilmesi gerektiğini belirtti.
Mahçupyan, bir panel için geldiği Erbil'de 1915 Ermeni
olayları iddialarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
"ERMENİSTAN DİASPORA'DAN DAHA HAZIR"
Ermeni olaylarının yüzüncü yılında karşılıklı adımların
atılması durumunda Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin "tedavi edici"
yönde değişebileceğini anlatan Mahçupyan, "Ermenistan ve toplumu, Türkiye
ile ilişkiye girmede diasporadan daha hazır. Ama devletin sesini duyduğumuz
için ve devlet de devlet gibi konuştuğu için sert gözüküyor. Yoksa
Ermenistan'da sokaklarda gezip insanlarla konuştuğunuz zaman öyle bir durum
yok. Yani Türkiye'de sokaklarda gezdiğinizde ne görüyorsanız aynı şeyi orada da
görüyorsunuz. İnsanlar yakınlaşmak istiyor" dedi.
"İKİ TOPLUM ARASI ÖZLEM"
İki toplum arasında "özlem" olduğunu ifade eden
Mahçupyan, "Bu insanlar, aynı kültürün çocukları, aynı müziği dinliyorlar,
aynı şeyleri okuyorlar. Yani iki toplum arasında öyle bir özlem var ve aslında
iki tarafta da temasa geçmeye hazır. Ama işte milli bir dünyadayız, sınırlar ve
devletler var. O birazcık işi formel hale getiriyor. Formel olunca da eşitlikçilik,
pazarlıkçılık gibi temalar işin içine giriyor. Bu ilişkilerin biraz soğumasına
neden oluyor" diye konuştu.
ekran-resmi-2015-01-28-11.59.29.png
Mahçupyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın,
Çanakkale Savaşları anma törenlerine, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ı
davet etmesine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:
"ERMENİSTAN TARAFININ BİR JEST YAPACAĞINI
DÜŞÜNÜYORUM"
"Bu, bütün dünyaya yapılmış bir davet. Ermenistan da
bunun dışında bırakılmadı. Böyle genel bir yönü var. İkinci bir yönü,
Çanakkale'de ölen askerlere baktığımız zaman onların arasında birçok Ermeni
var. Eğer Ermenistan'ın geçmişteki Ermenilerle manevi bir bağı varsa, o zaman
onları da ilgilendiren bir yönü vardır demektir. Dolayısıyla sembolik de olsa
davete icabet edilmesi halinde sonuçlarının olumlu olacağını, Ermenistan
tarafının bir jest yapacağını düşünüyorum. Ancak devletler moral yükümlülükle
davranmayabilirler. Daha çıkarcı ve daha pazarlıkçı bir bakış olabilir. Nitekim
Sarkisyan da 'biz de sizi davet ettik, siz de o davete icabet etseydiniz'
vesaire demişti."
"KADIN HAREKETLERİ ÜZERİNDEN BU İŞİN ÇÖZÜMLENMESİ
DÜŞÜNÜLEBİLİR"
"Eninde sonunda samimi ve açık ilişkilerin olması
gerektiğini" düşündüğünü kaydeden Mahçupyan, şöyle devam etti:
"Bunu da çok fazla devletler üzerinden zorlamanın
bir getirisi olduğunu hiçbir zaman düşünmedim. Devletlerin bir alt katına inmek
gerekiyor. Yani toplumsal bir düzeyde bunların yapılması çok daha önemli. Bu
iş, daha çok enformel kanallarla yapılmalı. Çok basit bir şey söyleyeyim. Mesela
iki tarafın da kadın hareketleri var. Bu kadın hareketlerinin karşılıklı bu
jestleri yapması, birbirlerine gidip gelmeleri, birlikte bildiri yayınlamaları
gibi olaylar zamanın ruhuna uyuyor. Kadın hareketleri üzerinden bu işin
çözümlenmesi düşünülebilir. Çünkü savaşı hep biz erkekler yapıyoruz. O yüzden
çok da takılmamak lazım ama karşılıklı bir iyi niyet arayışının olduğunu en
azından şimdilik görüyoruz."
"1915 BÜTÜN YIL BOYUNCA ÖNEMLİ"
Olayların yüzüncü yılı olduğu için 1915'in bütün yıl
boyunca önemli olduğuna işaret eden Etyen Mahçupyan, "Başbakan Davutoğlu,
Hrant Dink için bir mesaj verdi. Bu da çok önemli. Bu kadar seneden sonra
Hrant'ı hem kendi kimliğine hem de Türkiye'ye sahip çıkan bir Anadolulu olarak
tanımlıyor. Bu yıl tabii 1915'in yüzüncü yılı. O nedenle bütün yıl çok önemli.
Bütün yıl boyunca Türkiye'nin yapmak isteyeceği, yapacağı, el uzatacağı bir çok
etkinlik olacaktır diye düşünüyorum. Ama bunların somutlaşması bir karar mekanizmasını
gerektiriyor" şeklinde konuştu.
Mahçupyan, sözlerini şöyle tamamladı:
"İşin temeli, insani ilişkilerin arttırılmasıdır.
İnsan ilişkilerini yoğunlaştıracak, iç içe geçirecek olan her türlü projenin
2015 yılını da vesile bilerek hayata geçirilmesinde büyük bir yarar var. Bu
ilişkilerin kalıcı kılınması söz konusu olabilir. Belki bazı Ermeniler, Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşlığını yeniden isteyebilir. Bazı Ermeniler, buraya
yerleşmeyi düşünmeye de başlayabilir. Bunlara kolaylık göstermek, bunların
önünü açmak çok olumlu olacaktır. Ama dediğim gibi önce psikolojinin değişmesi
ve birlikte geleceğe bakma alışkanlığının gelmesi lazım. Bu yıl bunun için
önemli bir fırsattır. Eğer bu yıl öyle kullanılabilirse ben bundan sonra daha
rahatlayan bir ilişki olacağını, karşılıklı olarak rehabilite edici, tedavi
edici adımların daha kolay atılabileceğini düşünüyorum."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.