Hülya Aslan
İnzibat Hasan-Gelin bacım senin erkeğin yok mu? Fikrinya
Hatun-Kocam diğer erkeklerle ilk kafilede gittiler, İnzibat Hasan-. Bu yolculuk
zahmetli yüklü halinle dayanamazsın,
karnındakinin hatırına geri dön,ben
seni kollarım.. Fikrinya hatun-Sizin başınızı
belaya komayayim, komşularımıza
katilayim paşam. İnzibat Hasan-
Benim adım Hasan, bana kasabada Karaosmangilin Hasan Çavuş derler,
Kafile kasaba dışına çıkınca, Arapgir yol ayrımında kafileden ayrıl, Acısu değirmenine
git , ben buğday getirecekmişim de,
un sırasındaymışsın gibi beni bekle,
dönüşte seni bize götüreceğim,
köyden bir hısımımız gelmiş derim,
kimse benden şüphe etmez korkma.
Fikrinya hatun-
İnzibat Hasan’ın sözünü tutar,ihtiyaç
görecekmiş gibi kafileden ayrılıp acısu değirmenine varır,duvarın dibine
çömelip soluklanırken, ‘Ya Rab bana bebeğim için kurtarıcı gönderdin’ diyerek
içinden bu genç inzibata dua eder.
Değirmenden hışımla çıkıp bembeyaz köpüklerle akan acısu
deresinin sularına gözleri baka kalır,
dalar gider uzaklara, bir ağıt dolanır
da diline’’
Degirmen döner suyundan, Adam sevilir huyundan
Yel savurur harmanımı, Dizde keser dermanımı
Yazan yazmış fermanımı, Felek yapışır kolumdan
Gomşularım bölük bölük , Göçer giderler köyünden
Gurban olim, Hasan
Çavuş , Eyleme beni yolumdan.’’ Seslenir yüreciği, gözyaşlarıyla suların çağıltısında kaybolur gider..
Aha ! inzibat da
göründü karşıdan,
İnzibat Hasan- Kalk gelin bacım yaşmağınla dolan gözün bile az görünsün,hayde ya Allah anama
gidelim ,varalım hele .
Fikrinya Hatun-Hasan efendi ananiz beni kabul etmezse ne yaparim, yoksam gitsemiydim komşilerimle.
İnzibat Hasan-Sabahın sahibi var gelin bacım Allah dövletimize zeval vermesin
.Âlii-Osmanlı Müslümandır, yen, yeni fermanlar çıkaracakmış gayitlenme ,
komşuların da geri dönecekler inan, erin de gelir alır seni, hele bir yol
misafirimiz ol da gerisi Allah Kerim.
Karaosmangilin konakta; Karaosman lakaplı Osman efendi,
mindere bağdaş kurmuş, gümüş
tabakasından özene- özene, doğal tütün cigarasını sarmaktadır.
Osman Efendi-Oğlum eyi halt etmişsin, senden başka adammı
kalmadı da bu karnı burnunda eksiği alıkoydun , maazallah bir duyan olsa, Hasan eve garı gapatmış derler.
İnzibat Hasan-Babam bildiğin gibi değildir kadına yüreğim
acıdı , onca uzun yolu nasıl gider, helbet
eri geri dönüp alır diye düşündüm,anam da kızmadı , Tanrı misafiri dedi.
Osman Efendi-Heeee anan eyi bülür,ögden giden kafile
yolda tifo salgununa yakalanmış bu eksük etegün gişisi de belkim ölmüştür.
Aradan 0nbeşgün gibi bir zaman geçmiştir, Fikrinya hatun
sancılar içinde kıvranmaktadır, üzüntüden bebeğini düşürmüş,ancak kanaması
devam etmektedir.Baş ucunda Kuran okuyan Hacov hatun, durumu efendisine
bildirir.
Hacov Hatun- Osman Efendi, misafirimiz hatun hastadır, çocuğunu düşürdü, kan kaybediyor, izin ederseniz ebe Saniye’yi çağırtacağım.
Osman Efendi- Hökümet baytarları, göç ettirmedi, tez haber salın baytar Agop
gelsin, eksik eteğin kanamasını
durdursun.
Hacov Hatun- Efendi, efendi bu atttır, inektir mübarek heyvandır ki ,baytar gelsin derman bulsun, Ebe Saniye gelsin, kövden bir hısımımız geldi derük.
Osman Efendi- La havle velâ kuvvete illâ billah, bre
kadın. Ebe Saniye adamı gö… tanır. O’nun bildügünü ümmü cihan duymuş demektür,
sen beni rezül-rüsvamı edecen.
Hacov Hatun-Tövbe de efendi evimizin direğisin, eylikten
kemlik gelmesin başımıza, helbet sen daha eyi bülürsün, baytarı çağıralım. Oğlanı yollayam da ‘bizim
sarı inek kötüledi , hele bir yol gelip
baksan, Agop efendi’ desin.
Yer
döşeğinde sapsarı,kehribar yüzlü bir genç gelin yatmaktadır,baytar efendi ineğe bakmak isterken kendi soydaşını görünce
durumu anlar ve ev sahibinin insani duygularına müteşekkir kalır .
Baytar
Agop Efendi - Kanı durdurucu iğne yaptım yenge hanım; hastaya 40 gün pekmez
içirip, az pişmiş dalak yediresiniz, geceleri de yatmadan evvel süt içirin, çok
kan kaybetmiş amma 40 güne toparlar haydi geçmiş olsun.
Hacov Hatun-Agop efendi aman haa! bu eksügün bizde
olduğunu kimse duymasın.
Baytar Agop Efendi-Hanım
kardeşim sen hiç tasalanmayasin, bütün müsülman komşiler birer, ikişer çocuk, yaşlı alıp misafir ediyorlar, yalnız
değilsiniz,korkmayasiniz.
Hacov Hatun-Huuu gız
Emineee,anana seslen de bize gader gelsin,
Sırma Hatun-Hacov yenge ben dedim ki bir iş vardır yoksam
yengem beni acele çığırmaz,bizim aşşağı samanlıkta gocamış bir avratnan, gişisi
var, dayımgilin gomşusuymuş bize
getürdü, eyi bakın sadık dostlarımdır dedi,yemeğini, içmeğini hazır edip
siniynen önlerine götürüyüm ,samanlıkta ısıcak oluyu, hele ortalık durulsun eve
çıkaruruk neydek.
Hacov Hatun-Sırma e de ki diyem.
Sırma Hatun- Eeeee
Hacov Hatun-Bu gelin geldüğünde 8 aylık yüklüydü
üzüntüsünden çağasını zay etti, ondan
soynamasına ;Osman efendi de baytarı çağırttı kanamasını durdurdu, amma gelin
bir kötüledi ki, saramuk, bed yüzlü bir şey oldu, gavur suratı düştü
eksüğün yüzüne tövbe tövbe.
Sırma Hatun-Amovvvv hacov yengem eyle söyleme günaha girersin,rahmetlik
kaynanam bana doğumlarımda yapardı,
yeridim üç güne ayaklanırıdım.Bak
tarifini verem, bir nügü halis oğul
balı,bir nügü taze manda yağı tavada gızdurup
ekmeğini baturup yedürecen,dığasgen(Lohusa) eyi bakım ister yoksam ki
bir ayağı cennet gapısındadur.
Osman Efendi_Hacov hatun bıldır bu zemanlar bu garibin
halı nasıldı, şimdi nasıl ,senden Allah razı olsun, çok eyi baktın gızın gibi.
Hacov Hatun-Efendi ,bu gelini kövden isteyenler var,
adını değiştirip akrabamız diye evlendürsekmi acep, ne gelen var ne soran, yere
batmaya birde gözelleşti ki,tesbuğumu almış boynuna takmış çok güldüm, gızım o
boncuk degül,yanıma otur ki saada belledem
,biz bununla Lailaheillallah diye
zikir ederük dedim. Namaz gılmayı
da örgettim. herhal akrabalarından da umudunu kesti ,ne bülem Allah yardımcısı olsun.
Fikrinya Hatun-Hasan,anan,baban beni evlendirmek
isterler, hayatımı kurtardıgin günden beri sevgin yüreğime düşmüş kölen olayim,
bu eve senle girdim,senle çıkayim,kaçir beni.
İnzibat Hasan-Fikrinya nereye gideriz ben seni kaçırırsam
memlekete, hökümete ihanet etti derler,burda kalsak anam babam bu izdivacı
makbul bulmazlar.
Fikrinya Hatun-Benim İstanbulda hısımlarım vardir,aylar
önceden bizim erkekler evleri,tarlalari sattılar,altun yapıp istanbula
gönderdiler,bu son günlerdeki alacaklarimizi de hep toplanip altınlarimizi
küplere koyduk üstünü işaretledükte, erkeklerimiz götürüp uzak tarlalara
gömdüler, dönenler gelip alacaklar.
İnzibat Hasan- Sus söyleme bende bilmeyim sizin ev
sırrınızdır sizde kalsın.
Fikrinya Hatun –Hasan ben bilirim erim ölmüştür,çoçigimde
öldi bu acılari ancak senin sevginle,şevkatinle unuturum,o köydeki mezralarda
bir mezara gömdüler gidip açalım ben bizim sırça küpü tanırım hakkımi alayim
istanbula gidelim.
İnzibat Hasan-Nasıl yani mezarlara gömdüler.
Fikrinya Hatun-Müslüman mezarlarına gömdüler bir ziyaret
varımiş ‘’Sarı Kız’ tarlada ekin biçerken yorulmuş su içmiş çatlamış ölmüş,O’ni
tarlanın hemen kenarına tumbuna gömmüşler,bizimkiler dediler ki ‘’müslümanlar mezarlara,yatırlara çok saygı
ederler asla açmazlar,çarpılmaktan korkarlar dua ile yanaşırlar,Bu yüzden
mezarlar,ziyaretler çok emniyetlidir.’’
gömdiler.
İnzibat Hasan-Sus sakın başkalarına da anlatma,bizim
adetimizde avrat parası yenmez,ben bir çare bulacağım hele
bir kere anama çıtlatayım.
Hacov Hatun-Oğlum sen delilendinmi,bu gelin ‘Topikleri’
yaptı sana yedirdi, yedirdi tatlımı geldi,dul avradın neyine vurulmuşsun,
oğlum sana dayın gızı Ayşe’yi isteyecem, kendine yazuk
etme vazgeç bu sevdadan.
İnzibat Hasan-Kararım kesündür ana,bu kadıncağızı ben
getürdüm,kimi kimsesi çıkmadı demek ki kaderimde varmış ,ben alurum onu giderim
buralardan, babama söyleme, hele şu biriktirdiğimiz galın parasını bana ver de,
hakkını helal et anam.
Hacov Hatun,biriktirdiği liraları oğlunun avcuna
sayar,gözyaşlarıyla oğlunu uğurlarsa da
Hasan’la,Fikrinya’nın kaçmış olmalarını pek hazmedemez bir tarafına inme
gelir.
Artık yatakta oturduğu yerde başıyla,gözleriyle namaz
kılmaktadır.İçindeki evlet özlemi ona bazen maniler dizdirmekte bazen sitemli
dualar diline düşmektedir.
Sırma Hatun-Hacov yengem üzülme oğlunun canı sağ ya sen onu düşün, el gızının
eyisimi olur ha ermeni gızı Fikrinya,ha Türk gızı Fikriye hepiside gelin işte.
Hacov Hatun- Almaların cıngıllısı, has bahçada allanur
Gün vurdukça
ballanur ,yel vurdukça sallanur
Ermeni gızı Fikrinya oğlumun başına dolanur
Kahve dögerler dibekte , oğlan göverür
göbekte
Hasan’ımı aldı getti, goydu bizi mihnette
Ermeni gızı
Fikrinya hakkım sorula ahrette
ÂLİİ _OSMANLI: Ulu,Yüce Osmanlı
FERMAN
:Buyruk,emir
İNZİBAT
: Osmanlı Devletinde İnzibat (Askeri Polis)
GİŞİ
: Koca,eş
TESBUH
: Tesbih
MAAZALLAH :Allah
korusun anlamında
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.