İsmail Saymaz - ismail.saymaz@radikal.com.tr
Dink cinayeti tutuklusu polis Muhittin Zenit, cinayet
günü Yardımcı İstihbarat Elemanı (YİE) Erhan Tuncel ile görüşmesini isteyen
dört amirini suçladı. Zenit'in 'beni yem yaptılar' dediği dört amir arasında
Cizre Emniyet Müdürü iken tutuklanan Ercan Demir de var.
RADİKAL - Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesinde ihmali
bulunan kamu görevlilerine yönelik soruşturmada tutuklanan polis memuru
Muhittin Zenit, cinayet günü Yardımcı İstihbarat Elemanı (YİE) Erhan Tuncel ile
görüşmesini isteyen dört amirini suçladı. Dönemin İstihbarat Dairesi C Şubesi
Müdürü Ali Fuat Yılmazer ile Trabzon İstihbarat Şubesi müdürleri Engin Dinç ve
Faruk Sarı ile Şube Amiri Ercan Demir’in talebi üzerine Erhan Tuncel’i
aradığını belirten Zenit, “Cinayette ihmali olduğunu düşündüğüm kişiler beni
yem olarak kullanmış, Tuncel ile bana bu telefon görüşmesini yaptırmışlardır.
Beni yem olarak kullanarak önce telefon görüşmesini yaptırdılar, sonra da
basına sızdırarak cinayetin sorumlusuymuşum gibi göstererek, zan altında
bıraktılar. Gerçek failler bu noktada kendisini kamufle etti” dedi.
'BENİ YEM OLARAK KULLANDILAR'
Trabzon İstihbarat Şube Müdürü’nde görevli polis Muhittin
Zenit, 26 Aralık 2014’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda sorgulanmıştı.
Zenit, Dink’in öldürüldüğü 19 Ocak 2007’de muhbir Erhan Tuncel’i arayarak,
cinayet planı bildiğini ortaya koymuştu. Zenit ifadesinde, eski Emniyet
İstihbarat Dairesi C Şubesi Müdürü Ali Fuat Yılmazer, eski Trabzon İstihbarat
Şube müdürleri Engin Dinç ve Faruk Sarı ile Şube Müdürü Ercan Demir'in isteği
üzerine cinayetten hemen sonra Erhan Tuncel’i arayıp konuştuğunu belirterek,
‘Telefon görüşmesi yapmama neden olan bu şahıslardan hiçbiri bana Tuncel’in
muhbirlikten çıkarıldığını söylemediler” dedi. Ayrıca Zenit, amirlerini
suçlayarak, “Cinayette ihmali olduğunu düşündüğüm kişiler beni bir yem olarak
kullanmış, Tuncel ile bana bu telefon görüşmesini yaptırmışlardır. Beni bir yem
olarak kullanarak önce bu telefon görüşmesini yaptırdılar, sonra da basına
sızdırarak cinayetin sorumlusuymuşum gibi göstererek, zan altında bıraktılar.
Haberler hep benim üzerine yöneldi. Dolayısıyla gerçek failler bu noktada
kendisini kamufle etti” diye konuştu.
ERCAN DEMİR KABUL ETMEDİ
Zenit’in suçlamaları daha sonra tutuklanan eski Cizre
Emniyet Müdürü Ercan Demir’e de yöneltildi. Demir, 12 Ocak 2015’te alınan
ifadesinde, “Zenit’i yem olarak mı kullandınız?” şeklindeki soru üzerine,
“Böyle bir iddiayı kabul etmiyorum. Zenit’i ihmalimizi kamufle etmek amacıyla
iddia ettiği şekilde yem olarak kullanmadım” dedi. Ayrıca Demir’e, “Tuncel’in
YİE’den çıkarıldığını Zenit’ten neden gizlediniz?” diye soruldu. Demir, “O an
sıcağı sıcağına bir olay olmuş. Olay nedeniyle bir an önce faillerle ilgili
bilgi almak istiyorduk. Olayın sıcaklığı ve yoğunluğu nedeniyle aklımıza
gelmemiş olabilir” dedi. Yine Zenit, ifadesinde, Bayburt’a tayin olduktan sonra
kendisini arayan Erhan Tuncel’in bilgi vermek için polise ulaşmaya çalıştığını
fakat kimsenin yanıt vermediğini kaydetti. Zenit, “Erhan Tuncel beni arayarak,
‘Buradaki abilerle görüşemiyorum, görüşmemi sağlar mısın’ dedi. Görüşmenin
sonrasında Ercan Demir’i aradım, ‘Tuncel beni aradı, elemanınızla görüşün’
dedim” diye bilgi verdiği aktarıldı. Ardından “Muhittin Zenit’in sizi arayıp
uyarmasına rağmen Tuncel ile neden irtibat kurmadınız?” diye soruldu. Demir
ise, “Ben görüşmekle görevli arkadaşlarıma talimatımı vermişimdir. İsmen
hatırlamamakla birlikte ilgili bürodaki arkadaşlara bu talimatı vermişimdir.
Bilgi elde edilemediği için F4 raporu düzenlememiştir” dedi. Savcılıkta,
Zenit’in Tuncel’le cinayet için yaptığı görüşmede cinayet planından haberdar
olmasına rağmen neden bunu F4 raporuna dönüştürmediği soruldu. Demir, “Bu
bilgiye vakıf olsaydık, yazardık” diyerek, Zenit’i suçladı. Demir, polis memuru
Özkan Mumcu’nun da böyle bir bilgiden söz etmediğini belirtti.
'İLK TETİKÇİYİ BİLİYORDUM, RAPOR YAZMADIK'
Yasin Hayal’in ilk tetikçi olarak düşündüğü Zeynel Abidin
Yavuz’un adını cinayetten önce ve polis Zenit’ten duyduğunu belirten Demir,
“Hatırladığım kadarıyla Yavuz’un ailesi Hayal ile görüşmesinden rahatsızdı.
Hayal ile irtibatının kopması için onu Kocaeli’ne göndermişlerdir” dedi.
Tuncel’in, “Daha önceden Yavuz ve Hayal’e verdiğim Dink resimlerini geri alarak
Özkan (Mumcu) komisere verdim” dediği hatırlatılarak, “Özkan komisere niye
bilgi verildi?” diye soruldu. Demir de, “Muhtemelen o tarihlerde Muhittin tayin
olmuştu. O nedenle bu şekilde beyanda bulunmuş olabilir” dedi. Savcı da, “Bu
konuda F4 raporu düzenlenmesi gerekmiyor mu?” diye soruldu. Demir ise, “Somut
bir şeye işaret ettiği için böyle bir şey olsaydı F4 raporu düzenlenmesi
gerekirdi” dedi. Yavuz’un cinayete dahli konusunda bir şey tespit etmedikleri
ve bu genç Trabzon’dan ayrıldığı için hakkında işlem yapmadıklarını kaydetti.
Demir, cinayet fikrinden vazgeçirmesi için Tuncel’den Hayal’i ikna etmesini
istediğini vurguladı. Tuncel’in, “Yasin Hayal Kasım 2006’da bana gelerek ‘Bir
çocuk var, Pelitlispor’da oynuyor. Engin denilen şahısla araba çalıp İstanbul’a
gidecekler. Burada Glock marka silah bulacak, eylem sonrası arabayı yakacaklar’
dedi. Bu bilgiyi üç polise söyledim fakat ciddiye alınmadım” dediği kaydedildi.
Demir ise Nisan 2006’dan YİE’likten çıkarıldığı Kasım 2006’ya kadar Tuncel’in
bilgi vermediğini savunarak, “Yanlış hatırlamıyorsam, eylül ayında Tuncel’in
harcını yatırdık. Tuncel’i kollayarak birşeyler çıkarabilir miyiz’ diye
araştırıyorduk” dedi. Tuncel’in Ogün Samast’ın tetikçi olarak seçildiği ve
silah arayışlarına başlanıldığı yönündeki bilgiyi vermek için defalarca
İstihbarat Şubesi’ni aradığı halde telefonlarına cevap verilmediği yönündeki
iddiasına karşılık Demir, “Nisan 2006’dan itibaren biz görüşme yapmadık.
Görüşme yapmak istemediğini söylemiştir. Ayrıca biz art niyetli davranmış olsak
bile 155 polis ihbar hattı var, 156 jandarma hattı var. Ayrıca İstihbarat’ın
yerini biliyor. İsterse bilgi verebilirdi” diye konuştu. Demir, Tuncel’e
YİE’liğine son verildiğinin neden söylenmediğini ise şöyle açıkladı: “YİE’liğe
son verildikten sonra belli bir soğutma dönemi vardır. Bu dönemde hem bilgi
almaya çalışıyoruz hem de ilişkilerini ve bilgilerini kontrol ederek, öğrenmeye
çalışıyoruz. Elemanın bilgisine ve çapına göre soğutma süresi farklılık
gösterebilir.”
‘DİNK'İ İSTANBUL KORUYACAKTI’
Sorguda 17 Şubat 2006’da İstihbarat Daire Başkanlığı’na
gönderilen F4 raporunda “Yasin Hayal ne pahasına olursa olsun öldürecek”
denildiğini fakat İstanbul İstihbarat Şubesi’ne gönderilen yazıda ise “Ses
getirici eylem” ifadesinin kullanıldığı anımsatılarak, aradaki çelişki soruldu.
Demir ise, “Ne pahasına olursa olsun, öldürülecek’ sözü ile ‘kişiye karşı ses
getirecek eylem’ sözü aynı anlamı ifade etmektedir. O nedenle İstanbul’a
gönderilen yazı da bu şekilde hazırlanıp gönderilmiştir” dedi. Demir, Dink’in
öldürülmesine ilişkin bilgilerden dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat
Altay’ın haberdar edilmediğini kaydederek, “O tarihteki şube müdürünün Emniyet
Müdürü’nü bilgilendirmesi gerekir” dedi. Cinayetten önce elde edilen bilgilerin
savcılığa bildirilmesi görevinin de dönemin Şube Müdürü Engin Dinç’e ait
olduğunu belirtti. Dink'in korunmasından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün sorumlu
olduğunu savunan Demir, “Dink, İstanbul’da yaşamaktadır. Asli öncelik olarak bu
kişinin güvenlik boyutu, ikamet ettiği yer birimlerince değerlendirilmelidir.
Biz de edindiğimiz bilgileri İstanbul’la paylaştık” dedi. Demir’in avukatı Emre
Telci, Dink’in öldürülmesinde koruma görevini yerine getirmeyen İstihbarat
Dairesi Başkanlığı ve İstanbul İstihbarat Şubesi görevlilerinin kusurunun
bulunduğunu ifade etti. Trabzon Emniyeti ile yapılan yazışmalarda sorumluluğun,
dönemin İstihbarat Şubesi Müdürü Engin Dinç’e ait olduğunu kaydetti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.