İsmail Saymaz - ismail.saymaz@radikal.com.tr
/
Avukat Eren Keskin, 2005 yılında Mardin’de 12 yaşındaki
Uğur Kaymaz’ın babasıyla birlikte öldürülmesi sonrası Çerkezköy’de katıldığı
panelde, “Devlet 12 yaşında bir çocuğu katledecek kadar vahşi bir anlayışa
sahip. Türkiye hesap vermek zorunda... Türkiye’nin tarihi kirli bir tarihtir”
dediği için Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi gereğince “Türkiye Cumhuriyeti
Devleti’ni alenen aşağılamak” suçlamasıyla 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.(Değerli insan hakları savunucusu, aktivist sayın Eren Keskin'e verilen ceza toplumumuzda büyük bir üzüntüye neden oldu. Umarız karar Yargıtay tarafından düzeltilir. HYETERT)
***
2005 yılında katıldığı bir panelde, 12 yaşındaki Uğur
Kaymaz'ın polis kurşunuyla öldürülmesini eleştiren avukat Eren Keskin, 10 yıl
sonra, paneldeki sözleri nedeniyle, bir dönem büyük tartışma yaratan '301.
madde'den mahkûm edildi.
RADİKAL - Avukat Eren Keskin, 2005 yılında Mardin’de 12
yaşındaki Uğur Kaymaz’ın babasıyla birlikte öldürülmesi sonrası Çerkezköy’de
katıldığı panelde, “Devlet 12 yaşında bir çocuğu katledecek kadar vahşi bir
anlayışa sahip. Türkiye hesap vermek zorunda... Türkiye’nin tarihi kirli bir
tarihtir” dediği için Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi gereğince “Türkiye
Cumhuriyeti Devleti’ni alenen aşağılamak” suçlamasıyla 10 ay hapis cezasına
çarptırıldı. Mahkeme, “Keskin’in sabıkalı kişiliği ve ileride suç işlemekten
kaçınmayacağı hususunda kanaat oluştuğu” için hükmün açıklamasının geri
bırakılması, cezanın ertelenmesi veya para çevrilmesi yoluna gitmedi. 301.
maddeden uzun bir zaman sonra mahkûm edilen ilk kişi olan Keskin, cezası
Yargıtay’da onandığı takdirde cezaevine girecek.
Eski İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı olan
Keskin, 20 Şubat 2005’te kapatılan Demokratik Halk Partisi’nin (DEHAP)
Çerkezköy İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘İnsan Hakları’ konulu
konferansta, Mardin’de 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ın öldürülmesini kast ederek,
“Devlet 12 yaşında bir çocuğu katledecek kadar vahşi bir anlayışa sahip.
Türkiye hesap vermek zorunda… Türkiye’nin tarihi kirli bir tarihtir. Türkiye Cumhuriyeti
eli kanlı bir katildir. Devlet özür dilemedikçe kimse barıştan bahsetmesin”
dediği için hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi gereğince “Türkiye
Cumhuriyeti Devleti’ni alenen aşağılamak” suçlamasıyla Çerkezköy 1. Asliye Ceza
Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın son duruşması, geçen yıl 12 Aralık’ta
görüldü. Mahkeme, Keskin’i on ay hapse mahkûm etti.
Kararda, Keskin’in görüşlerinin düşünce açıklaması diye
değerlendirilemeyeceği savunulup “Kimsenin düşünce açıklaması adı altında
devletleri, kurumları ve şahısları tahkir etme hakkının olmayacağı” ifade
edildi. Ayrıca “sanığın amacı ve kasta dayalı kusurunun yoğunluğu dikkate
alınarak” ceza verirken alt sınırdan uzaklaşıldığı ifade edildi. “Keskin’in
sabıkalı kişiliği ve ileride suç işlemekten kaçınmayacağı hususunda kanaat
oluştuğu” için hükmün açıklamasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya
para çevrilmesi yoluna gidilmediği kaydedildi.
Keskin, hiçbir sabıkasının olmadığını ifade ederek,
“Hakimin öç alma mantığıyla, düşman ceza hukukunu temel alarak, karşısındaki
düşman görerek ceza verdiğini düşünüyorum. Bilhassa sabıkalı kişilik gibi
kavramlar ağır suç işlemiş olanlar için kullanılır. Ben insan hakları
aktivistiyim, avukatım. Bugüne kadar sadece düşüncelerimden yargılandım.
Hükümetin, ‘Artık düşünceleri nedeniyle cezaevlerinde kimse yok’ dediği
günlerde böyle bir cezanın verilmesi çok düşündürücüdür. Demek ki Türkiye’de
hiçbir şey değişmedi” dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.