Hasan Bölükbaş
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun gayrimüslim azınlık
cemaatlerinin temsilcileriyle yaptığı toplantı sonrasında Cumhuriyet tarihinde
ilk kez yeni bir kilise yapılması kararı alındığı yönündeki çıkan haberler
hatırlatılan Vural, böyle bir ihtiyacın nereden kaynaklandığını bilemediğini
belirterek şöyle devam etti: "Ama zaten Adalet ve Kalkınma Partisi
döneminde apartman kiliseleri oldukça artmıştır. Misyonerlik çalışmaları da
oldukça artmıştır. Dolayısıyla Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde anlaşılan o
ki, kilise ihtiyacı artmış olacak ki, bir ihtiyaçtan dolayı bunu açma durumuna
geldiler. Doğrusu zaten birçok kiliseler ihya ediliyor. Ama bunun bir
ihtiyaçtan mı, yoksa siyasi bir amaç için mi gerçekleştiriyorlar bilemiyorum.
Eğer bir ihtiyaç söz konusu ise, siyasi amaç ise bunun hangi siyasi amaçla
gerçekleştirildiğini öğrenmemiz gerekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi
zannederim yeni seçim döneminde, bir kilise açmayı seçim vaadi olarak göstermiş
olabilir. Kendi takdirleridir. Söyleyecek bir şeyimiz yok."
***
Vural, Davutoğlu'nun azınlık temsilcileriyle görüşmesini
'seçim vaadi' olarak değerlendirdi.
Hasan Bölükbaş / Aksaray, (DHA) - MHP Grup Başkan Vekili
Oktay Vural, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun gayrimüslim azınlık cemaatlerinin
temsilcileriyle yaptığı toplantı sonrasında Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni
bir kilise yapılması kararı alınmasını değerlendirirken, "Adalet ve
Kalkınma Partisi zannederim yeni seçim döneminde, bir kilise açmayı seçim vaadi
olarak göstermiş olabilir. Kendi takdirleridir" dedi.
Aksaray MHP İl Kongresi'ne katılan Grup Başkan Vekili Oktay
Vural, kongre öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun gayrimüslim azınlık cemaatlerinin temsilcileriyle yaptığı
toplantı sonrasında Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise yapılması
kararı alındığı yönündeki çıkan haberler hatırlatılan Vural, böyle bir
ihtiyacın nereden kaynaklandığını bilemediğini belirterek şöyle devam etti:
"Ama zaten Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde
apartman kiliseleri oldukça artmıştır. Misyonerlik çalışmaları da oldukça
artmıştır. Dolayısıyla Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde anlaşılan o ki,
kilise ihtiyacı artmış olacak ki, bir ihtiyaçtan dolayı bunu açma durumuna
geldiler. Doğrusu zaten birçok kiliseler ihya ediliyor. Ama bunun bir
ihtiyaçtan mı, yoksa siyasi bir amaç için mi gerçekleştiriyorlar bilemiyorum.
Eğer bir ihtiyaç söz konusu ise, siyasi amaç ise bunun hangi siyasi amaçla
gerçekleştirildiğini öğrenmemiz gerekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi
zannederim yeni seçim döneminde, bir kilise açmayı seçim vaadi olarak göstermiş
olabilir. Kendi takdirleridir. Söyleyecek bir şeyimiz yok."
PARAŞÜT İLE İNMEMEK LAZIM
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'nun
açıklamaları hatırlatılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye
Erdoğan'ın Ak Parti içerisinde aktif olarak yer alacağına dair iddialar da
sorulan Vural, ''Süleyman Soylu aslında ezel ve ebed başkan olarak gördüğü
Erdoğan'ı zannederim vesayetinin devam etmesi için böyle bir talepte bulunmuş
olabilir. Bireysel bir tercihtir. Herkes milletvekili adayı olabilir. Ama
milletin vekili olmak lazım. Paraşüt ile inmemek lazım. Bu bakımdan milletin
vekili olacak olanlarla ilgili atama yolu ile değil de doğrudan doğruya halka
gitmek lazım. Ama anlaşılan o ki, Adalet ve Kalkınma Partisi bir vesayet rejimi
sürdürüyor. Aynı şekilde de partisinin de bir vesayet anlayışı ile götürüyor.
Siyaset böyle babadan oğula aile boyu tekel altına alınacak bir mesele
değildir. Sevda meselesidir, böyle babadan oğula geçen bir husus değildir.
Babadan kıza geçen bir husus değildir. İnsanların bu millete vereceği bir şey
varsa herkes aday olabilir. Ama bir kimsenin siyasetçi olması illa çocuklarının
da siyasetçi olması anlamına gelmiyor. Öyle bir zorunluluk yok'' dedi.
KENDİLERİ BABALARINDAN MI ALDILAR
Milletvekilliğinin halka hizmet için isteneceğini ifade eden
Vural, ''Dolayısı ile babadan oğla tebarüz eden bir husus değildir. Babadan
oğula geçtiğini söyleyenler eğer siyasetçi olmuşlarsa acaba kendileri de
babalarından mı aldılar ? Baba oğul ilişkisi içerisinde babadan oğula
geçmeyecek, oğuldan babaya geçmeyecek konular vardır. Nitekim zannederim
dönemin başbakanının ifadesiydi. 'Hırsızlık oğuldan babaya değil, babadan oğula
geçer' diye. Dolayısı ile bütün bunların aslında ben bir aile ilişkisi
içerisinde değerlendirilebileceği kanaatinde değilim. Herkes kendinden mesuldür
ve böyle olmalıdır. Dolayısı ile bir insan olarak herkesi kendi yaptıkları
eylemlerden mesul tutmamız lazım" dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.