Ragıp Zarakolu
Wolfgang Gust, Mihran Dabag, Taner Akçam ve Tessa
Hoffman, Ermeni soykırımını Almanya’da ilk dile getiren kişiler oldukları için
‘90’lı yıllarda ve 2000’lerin başlarında milliyetçi çevreler yanında, resmi
ideolojiye bağlı akademisyenlerin ve medya mensuplarının en sert saldırılarına
maruz kalmıştı. Bazen bu saldırılar iftira ve hakaret düzeyine kadar ulaşmıştı. Wolfgang Gust artık 80 yaşında. Nice üretken yıllara. Ermeni soykırımı bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyetinin
milli güvenlik siyasetinin önemli parçalarından biridir. Sadece Ermeni soykırımı
incelemeleri ve bu konuya ilişkin yayımlanan makaleler, düzenlenen akademik
konferanslar değil, Ermeni-Türk diyalog toplantıları bile, ulusal güvenliğe
yönelik bir tehdit olarak algılanmıştır.
Bu nedenle soykırım temalı akademik
konferanslarda bile, T.C. diplomatları, geçmişin totaliter ülke diplomatlarını
andıranı hayli agresif tavırlar sergilemişlerdir. Bu konferanslar öncesinde ve
sırasında, büyük Türk gazeteleri de son derece saldırgan bir dille, Avrupa’da
yaşayan Türk toplumunu tepki göstermeye çağırmışlardır. Örneğin, 2001 yılı
23-25 Mart’ında Almanya’da Mülheim kentinde düzenlenen, “Tarihin Ağır Yükü:
Ermeni Türk Diyalogu Çabası” başlıklı toplantı, Hürriyet gazetesinin 3 gün
boyunca manşetten yaptığı agresif çağrılar sonucu, adeta milliyetçi Türk gruplarının
kuşatması altında geçmişti.
Wolfgang Gust, milliyetçi Türk medyası tarafından ilk kez
1992 yılında, Der Spiegel dergisinde Ermeni soykırımına ilişkin bir dosya
yayımladığı zaman hedef alınmıştı.
Ama Gust bu saldırılar karşısında yılmayacak, sevgili eşi
Sigrid ile birlikte daha yoğun biçimde Ermeni soykırımına ilişkin belgelerin
derlenmesi için çalışmaya başlayacaktı. Sonuçta, Ermeni soykırımına ilişkin
yapılmış en iyi eleştirel derleme ortaya çıktı. Bugün bile devam etmekte olan
saygısız aşırı milliyetçi, totaliter saldırılara bundan daha iyi bir yanıt
olamazdı. Almancası 2005 yılında yayımlanan derlemenin Türkçesi 2012 yılında,
İngilizcesi ise geçen yıl çıktı ve oldukça yankı yaptı. Diğer dillerdeki
baskılar da hazırlanıyor.
Wolfgang Gust ile ilk tanışmam yanılmıyorsam, Soykırım
Karşıtları Derneğinin 24 ve 25 Nisan 1998 tarihlerinde, birlikte sunum
yaptığımız, Frankfurt’ta düzenlenen “Anadolu, senin Ermeni evlatların nerede?”
başlıklı toplantıda oldu. Aynı yıl SKD, Almanya’da yaşayan farklı kökenden
Türkiyeliler arasında, Ermeni soykırımının tanınması için TBMM’ye çağrıda
bulunan bir metni imzaya açtı. Toplanan 10 bini aşkın imza TBMM’ye yollandı ama
Meclis tarafından kabul edilmeyerek iade edildi.
Artık, Wolfgan Gust, Türkiye medyasında yapılan çirkin
saldırılara, 1000 sayfalık muhteşem bir çalışma ile yanıt vermiştir.
***
Türkiye basınında Wolfgang Gust’un kitabına ilişkin
olumlu yazılar çıktı. Geçmişte ona saldıran medya ise kitabın yayınını
suskunlukla geçiştirdi. Ama Türkiye basınının duayenlerinden rahmetli Mehmet
Ali Brand, ‘90’lı yıllarda, soykırıma ilişkin resmi söylemi tekrarlamışken,
hatta inkar konusunda akıl vermişken, ölümünden kısa bir süre önce yayınladığı
çalışmasında Wolfgan Gust’un çalışmasını övgü ile karşıladı:
“Geçen hafta büroma 1000 sayfalık bir kitap geldi.
Almanya’nın tanınmış gazeteci-yazarlarından Wolfgang Gust tarafından derlenmiş.
1915-16 arasındaki Alman Dışişleri Bakanlığı arşivlerine giren ve Ermenilere
karşı girişilen tüm faaliyetleri kapsayan siyasi belgeleri içeriyor. Belgelerde
sadece, Türkiye’deki Alman diplomat veya misyon elemanlarının yolladıklarını
değil, Almanya hükümetinde aynı konudaki görüş ve tartışmalar da var...
Ayrıntısına girmeyeyim, ancak okuyup belgeleri incelediğiniz zaman, eğer konuya
sadece bu kitap ile giren biri iseniz, soykırıma inanmamanıza ve Ermenilere hak
vermemenize imkan yok. Konunun uzmanı olmasanız dahi, neler yaşandığını Türk
yanıyla incelemiş biri iseniz dahi, kafanız karışır. Sorularınız artar.
Şimdi tüm Türk yetkililere sormak istiyorum: Son 50
yıldır, böylesine çalışmalar yaptınız mı? Yabancı kaynakları araştırıp, böyle
kitaplar yayınlayabildiniz mi? Kendi kaynaklarımızın dışına çıkıp, uluslararası
kamuoyunu inandırıcı ne çalışma yaptınız? İnandırıcı olacak belge veya kanıt
bulamadığınız için mi sadece Türk arşivleriyle yetindiniz? Birbirimizi
aldatmayalım, bu sorulara doğru yanıt verirseniz, son derece büyük gerçekleri
de bizlere açıklamış olursunuz. Biliyorum, bundan dolayı sessiz kalacaksınız.”
***
Evet, zorlu bir çalışmadan sonra misyon tamamlandı.
Binlerce teşekkür size Sevgili Sigrid ve Wolfgang Gust.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.