IŞİD'in Şengal işgalinde esir aldığı Ezidi kadınları
yaşadıkları vahşeti "Irak'taki Ezidi ve Hristiyanlara Uygulanan Etnik
Soykırım" panelinde anlattılar… 21
yaşındaki Hezal Mırzo ise esir düştükleri sırada militanların, birçok Ezidi
erkeği kurşuna dizerek öldürdüğüne tanık olduğunu kaydetti. Mırzo, "Üç
aylık esaret hayatım boyunca sürekli tecavüze uğradım. Hamile kadınlara ilaç
vererek düşük yapmalarına sebep oldular. Suçsuz günahsız insanlar zulmettiler.
Acı çekmemiz onların hoşuna gidiyordu" ifadelerini kullandı. Bir süre
Musul'da kaldıktan sonra Telafer'deki bir okula götürüldüklerini anlatan Mırzo,
şöyle devam etti: "Gittiğimiz farklı yerlerde farklı adamlar zorla bizimle
birlikte oluyordu. Çok direndiğimizde yemeklerimize ilaç karıştırıyorlardı.
Yaptıkları zulmü her gün sıkılmadan tekrarlıyorlardı.
***
IŞİD'in Şengal işgalinde esir aldığı Ezidi kadınları
yaşadıkları vahşeti "Irak'taki Ezidi ve Hristiyanlara Uygulanan Etnik
Soykırım" panelinde anlattılar.
Irak'ta terör örgütü IŞİD tarafından kaçırılan ve daha
sonra kendi çabalarıyla kurtulmayı başaran Ezidi kızlar, rehin kaldıkları
dönemde başlarından geçenleri anlattı. Ezidi kızların anlattıkları karşısında
dinleyiciler gözyaşlarına hakim olamadı.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Erbil kentindeki
Saad Abdullah Konferans Salonu'nda "Irak'taki Ezidi ve Hristiyanlara
Uygulanan Etnik Soykırım" paneli düzenlendi. Panele çeşitli din ve
mezheplerden çok sayıda yetkili ve vatandaş katıldı.
Panele, terör örgütü IŞİD'in, aylar önce Şengal'den
kaçırdığı ve daha sonra kaçmayı başaran Ezidi kızların, anlattıkları damga
vurdu. Güvenlik gerekçesiyle gerçek isimleri açıklanmayan ve fotoğraf ve
görüntülerinin çekilmemesi için oluşturulan bir perde arkasında konuşan kızlar,
anlattıklarıyla katılımcıları gözyaşlarına boğdu.
Sincar'ın Tel Azer köyünden kaçarken Mezra bölgesinde
ailesiyle birlikte IŞİD esir düştüğünü söyleyen gerçek ismi yerine
"Vaha" kod ismiyle konuşan 17 yaşındaki kız, 5 otomobille gelen
militanların, kendisini dakikalarca dövdüğünü ifade etti. Vaha, IŞİD
militanlarının genç, yaşlı demeden işkence ettiğini belirtti.
"Erkekleri gözümün önünde öldürdüler"
IŞİD militanlarının daha sonra kendilerini erkek, genç
kız ve kadın-çocuk olmak üzere üç bölüme ayırdığını belirten Vaha,
"Gözlerimizin önünde 17 erkeği Mazra bölgesinde vahşice öldürdüler.
Vurulan insanlar, yakınlarının gözlerinin içine bakarak canlarını teslim
etti" dedi.
Öldürülenlerin arasında babası, kardeşi ve amcasının da
bulunduğunu dile getiren Vaha, şöyle konuştu:
"Esir aldıkları 23 kadını önce araçlarla Musul'un
Baac ilçesine götürdüler. Baac'da diğer bölgelerden getirdikleri kadınlarla
beraber yaklaşık 200 kişi olduk. Bizi buradan da kamyonlara bindirip Musul'a
götürdüler. Civar köy ve ilçelerden topladıkları kadınlarla beraber 500 kişi
olduk. Bizi Musul'da Galaxy Düğün Salonuna götürdüler. Salonda yemeksiz 10 gün
geçirdik. İnsanlara çok kötü davranıyorlardı. Kadınlara saldırıyorlardı. Çok
korkmuştuk ne yapacağımı bilemediğimiz bir ortamdaydık."
Daha sonra kendilerini gruplara ayırarak evlerde
tuttuklarını dile getiren Vaha, yanlarına gelen kişilerin beğendikleri kızları
satın alarak götürdüğünü ifade etti.
"Her gün döverek tecavüz ettiler"
Kendisiyle beraber 20 kişiyi Ebu Leyd adında birine
sattıklarını vurgulayan Vaha, götürüldükleri evde yapılan kura sonucu IŞİD
militanlarına dağıtıldıklarını kaydetti.
Kura sonucu her militanın bir kadını alarak götürdüğünü
aktaran Vaha, "Bana sahip olmak isteyen bir kişiye önce karşı koymaya
çalıştım. Arkadaşlarımın yanından ayrılmak istemedim. Ama beni döverek götürdü.
Her gün döverek tecavüz ettiler" diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Terör örgütü IŞİD'in kadınları mal gibi alıp sattıklarını
birbirlerine ikram ettiklerini savunan Vaha şunları kaydetti:
"Beş yaşındaki bir kızı da 50 yaşındaki bir adamın
götürdüğünü kendi gözlerimle gördüm. O küçücük kızı götürdüler ona ne yaptılar
hiçbirimiz bilmiyoruz. Verilen yemeklerin içine bir şeyler karıştırdıkları için
uyukluyorduk sürekli. Onlar da bize istediklerini rahatlıkla yapabiliyorlardı.
Çok sıkıntılı günler geçirdik. Bir gün Musul'a yakın bölgeler uçaklar
tarafından bombalanıyordu. O sırada kapımızdaki nöbetçi yerinden ayrıldı. Biz
de gece saat 11.00'de bulunduğumuz yerden kaçmayı başardık. Giden bizden gitti.
Hala da kabuslar görüyorum her gün. Sanki birileri beni kaçıracakmış gibi
hissediyorum. Irak ve Kürdistan hükümetleri bir an önce esir olan insanları
kurtarmalı."
"Hamile kadınlara ilaç vererek düşük yapmalarına
sebep oldular"
Bir diğer Ezidi kızı olan 21 yaşındaki Hezal Mırzo ise
esir düştükleri sırada militanların, birçok Ezidi erkeği kurşuna dizerek
öldürdüğüne tanık olduğunu kaydetti.
Mırzo, "Üç aylık esaret hayatım boyunca sürekli
tecavüze uğradım. Hamile kadınlara ilaç vererek düşük yapmalarına sebep
oldular. Suçsuz günahsız insanlar zulmettiler. Acı çekmemiz onların hoşuna
gidiyordu" ifadelerini kullandı.
Bir süre Musul'da kaldıktan sonra Telafer'deki bir okula
götürüldüklerini anlatan Mırzo, şöyle devam etti:
"Gittiğimiz farklı yerlerde farklı adamlar zorla
bizimle birlikte oluyordu. Çok direndiğimizde yemeklerimize ilaç
karıştırıyorlardı. Yaptıkları zulmü her gün sıkılmadan tekrarlıyorlardı.
Halbuki bugün zulmettikleri insanlar tarih boyunca kimseye karışmadan yaşamış
insanlardır. Hayatımın en zor ve kirli günlerini geçirdim orada. Birleşmiş
Milletler, Irak ile Kürdistan hükümetlerinden ricamız esir insanlarımızı,
kadınlarımızı kurtarmalarıdır. Biz burada hayatımıza devam ederken, IŞİD başka
yerde birilerine zulmetmeyi sürdürüyor. Şerefimiz, dinimiz ve namusumuzu
kirlettiler."
"Ezidilere uygulanan soykırımı herkes tanımalı"
IKBY Şehit ve Enfal Bakanı Mahmut Salih ise Musul ve
çevresini işgal eden IŞİD'in azınlıklara verdiği zararın araştırılması için bir
komisyon kurduklarını söyledi.
Ezidilere yapılanların dünya çapında soykırım olarak
tanınması için çalıştıklarını dile getiren Salih, şunları aktardı:
"Aylar öncesinde Şengal'in, işgal edilmesiyle
yerlerinden olan insanların dağa sığınması. Ardından günlerce süren yolcukta
kaybedilen insanları düşündüğümüzde. Ezidilere bir soykırım yapıldı. Bu
soykırımı herkes tanımalı. Bugün yapılan bu konferans sayesinde herkesin bu
kızların anlattıklarını duymasını istiyoruz. Irak ve Uluslararası Ceza
Mahkemesinin yapılanları soykırım olarak tanımlarını istiyoruz. Bu kapsamda
Avrupa ülkelerini ziyaret ederek elimizdeki belgeleri onlara sunduk. Çeşitli
makamlarla 20'ye yakın toplantı gerçekleştirdik. Ama önce Irak mahkemelerini
soykırım kararını vermesi gerekiyor."
Ezidi kızlar ve katılımcıların konuşmalarından sonra
verilen arada, farklı etnik ve mezheplere ait kıyafetlerle sahneye çıkan
kişiler, yetkili makamlara ulaştırılmak üzere ellerinde taşıdıkları yazılı
mesajları zarflara koyarak bir karton kutunun içerisine bıraktı. Toplanan
zarflar daha sonra Irak ve IKBY yetkililerine teslim edildi.
İki gün sürecek panel, kapsamında çeşitli uzmanlar
tarafından oturumlar yapılacak. panelde alınan kararlar ve varılan sonuç, bir
rapor halinde ulusal ve uluslararası yetkililerle paylaşılacak.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.