Laki Vingas,
bu güne kadar vakıflar konusunda önemli gelişmelerin yaşandığına dikkat çekti.
Sürecin daha hızlı tamamlanması ve elde edilen kazanımların toplumların
kullanımına açılması gerektiğini belirten Vingas, azınlık grupları içinde
özellikle Rum toplumunun oldukça küçüldüğünü ve hem devletin hem de sosyal
çevrenin desteğine ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Azınlık toplumlarının,
kültür mirasını devam ettirebilmelerinin, 3-5 mülkün iadesiyle mümkün
olmadığını belirten Vingas, “2003’te başlayan süreç, 12 senedir devam ediyor.
40 yıldır mahrum olduğumuz taşınmaz grubunu çoğu kez metruk halde alıyoruz ve
restore etmemiz gerekiyor. Bu süreçte karşılaşılan ciddi sıkıntılar var. Her
zaman iade edilen mülkler ertesi gün, o toplumun kullanımına uygun olmuyor.
Azınlık toplumlarının, ayakta kalabilmelerinin ve bu büyük kültür mirasını
devam ettirebilmelerinin sosyolojik ve demografik boyutları var.
***
Türkiye’deki
azınlıkların içinde özellikle Rum toplumunun oldukça küçüldüğünü savunan
Azınlık Hakları Aktivisti Laki Vingas, kültür miraslarını devam
ettirebilmelerinin 3-5 mülkün iadesiyle mümkün olmadığını söyledi.
Vakıflar
Meclisi’nde azınlık cemaatlerine ait vakıflarının eski temsilcisi Laki Vingas,
bu güne kadar vakıflar konusunda önemli gelişmelerin yaşandığına dikkat çekti.
Sürecin daha hızlı tamamlanması ve elde edilen kazanımların toplumların
kullanımına açılması gerektiğini belirten Vingas, azınlık grupları içinde
özellikle Rum toplumunun oldukça küçüldüğünü ve hem devletin hem de sosyal
çevrenin desteğine ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Azınlık toplumlarının,
kültür mirasını devam ettirebilmelerinin, 3-5 mülkün iadesiyle mümkün
olmadığını belirten Vingas, “2003’te başlayan süreç, 12 senedir devam ediyor.
40 yıldır mahrum olduğumuz taşınmaz grubunu çoğu kez metruk halde alıyoruz ve
restore etmemiz gerekiyor. Bu süreçte karşılaşılan ciddi sıkıntılar var. Her
zaman iade edilen mülkler ertesi gün, o toplumun kullanımına uygun olmuyor.
Azınlık toplumlarının, ayakta kalabilmelerinin ve bu büyük kültür mirasını
devam ettirebilmelerinin sosyolojik ve demografik boyutları var. Bu konuları
analiz etmek ve hükümet yetkilileriyle görüşmek gerekiyor. Ayrıca hükümetin bu
konuda başka bir çaba sarf etmesi ve bunu koordine edecek bir yapı oluşturması
gerekiyor. Biz her konu için 10-15 yıl bekleyecek durumda değiliz” ifadelerini
kullandı.
“RUM TOPLUMUNUN
İKİ TEMEL PROBLEMİ VAR”
Rum toplumunun
iki temel problemi olduğuna dikkat çeken Laki Vingas, “Biri demografik diğeri
de hukuki olmak üzere iki temel problemimiz var. Sayısal olarak çok küçük
kalmış bir toplumuz. Ayrıca Rum toplumunu ilgilendiren Ruhban Okulu gibi bazı
temel hukuki problemler de yaşıyoruz. Ancak son yıllarda çözüm getirme
açısından çok önemli bir irade sözkonusu. Çözüm yolları aranıyor ve bazı
sorunlar çözümle sonuçlanıyor. Ancak sorunların çok daha hızlı bir şekilde
sonuçlanması gerektiğine inanıyoruz. Azınlık toplumlarımızın demografisi iyi
durumda değil, global dünyanın hızını yakalayabilmemiz için sorunlarımızı
hızlıca çözmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“DAVUTOĞLU’NUN
SÖYLEMLERİ ÇOK ÖNEMLİ”
Başbakan Ahmet
Davutoğlu’nun gayrimüslim azınlık temsilcileriyle bir araya geldiği 11 Şubat
tarihindeki programa katılan Laki Vingas, vurgulanan mesajların önemine dikkat
çekti. Davutoğlu’nun, “Siz bu toprakların asli çocuklarısınız” açıklamasını
değerlendiren Laki Vingas, “Aidiyet ve kimliklerimizle ilgili Başbakan’ın
ifadeleri bizi çok mutlu etti. Biz yıllarca bu konularda zarar gördük. Başka
ülkelerle olan siyasi problemleri taşımak zorunda kaldık. Bu açıdan Başbakan
Davutoğlu çok önemli vurgular yaptı. Biz kendimizi her zaman asli unsurlar
olarak gördük ama devlet yetkililerinden bunu dinlemek bizi çok mutlu etti”
diye konuştu. Sivil bir anayasa istediklerini de belirten Laki Vingas, “Özgür,
çoğulcu, bütün kültürlere ve kimliklere eşit duran, herkesin içinde rahat edip
güvende hissedebileceği ve ‘Bu benim anayasam’ diyebileceği bir anayasa
istiyoruz” dedi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.