Önemli bir tarihi süreçten gecen halkımız ya bu süreçten
daha güçlü çıkacak yahut da Allah etmesin daha zayıf çıkacak. Patrik
seçildikten sonra ilk olarak Homs cemaatini ziyaret ederek orada tarihi kilisemizde
ibadet ettim. Bilindiği gibi bu
kilisemiz 2 sene elimizde değildi.Sonra kırk beş insanımızın şehit olduğu
Sadad'ı ziyaret ettim.Kuzey Irak'a da 4 kere gittim. Noel'de Metropolitleri
kaçırılan yetim kalan Halep'teydim. Oradakilere sabır ve metanet için güç
vermeye çalıştım. Son Irak gezimde de yılbaşını evinden yurdundan kovulan
insanlarımızla geçirdim. Benim için Süryani kiliselerinin tüm mensupları aynı
halktır. Süryani, Kildani, Arami, Asuri... isimleri taşımaları ayrı kiliselere
mensup olmaları bu gerçeği değiştirmez .
Sadece Süryani Ortodoks kilisesi değil, diğer Süryani
kiliselerinin mensupları ile görüşmesinin sorulmasına; Bundan tabii ne olabilir hepimiz ayni halkız.
Kaldı ki bu Hıristiyan inancımızın gereğidir. Ayrıca biz kilise olarak yardıma
muhtaç Müslümanlara da yardım ediyoruz diye cevap Verdi .
Iraktaki Süryaniler için;
Bir “save heaven” yada “protected area” yani korumalı bölge olması ve
bunun Birleşmiş Milletler ve saire gibi bir güç tarafından korunması gerekir.
Çünkü; Süryanileri korumakla görevli peşmergeler İslam devleti gelince
Süryanileri terk edip onları korumasız bıraktılar. Irak hükümetinin orada
etkisi ve ilgisi pek yok, onun için Birleşmiş milletler veya benzeri bir
uluslararası kuruluşun korumayı sağlaması gerekir. Süryaniler kendilerini
koruyacak duruma gelene kadar bu uluslararası kuruluşun koruması altında olması gerekir. Korunma sonrasında
Süryaniler silahlanıp kendilerini koruyacak duruma gelebilir. Sanılanın
ve söylenenin aksine halkımız yurdunda kalmak istiyor. Ana yurdunu terk etmek istemiyor. Ancak tabiidir ki, mevcut durum çekilemez. Kamışlı ve civarı
için bizim İslam devletine karşı savaşacak bir gücümüz yok. Kamışlı'da
gençlerimiz ancak evlerini ve mahallelerini koruyabilir. Habur'da olanlar için
çok üzüldük halen kaçırılmış olanlar var oradaki kilisemizin rahibi kiliseyi
boşaltıp Hasake'ye geldi. İslam devleti insani olan her şeye karşıdır.
Patrik seçildikten sonra ki Süryani kiliselerinin birliği için çalışması
ile ilgili konudaki soruya; Evet biz bir ve aynı halkız birleşmemiz kadar
normal bir şey olamaz. Çeşitli isimlerle
adlandırılmamız problem değildir.
Kendini Arami, Asuri, Kildani... olarak nitelese bile ayni dili konuşan
ve ayni dille ibadet eden ayni halkız. Birlikten daha doğal ne olabilir diye
cevap verdi.
Bu arada Belçika'dan rahip Samuel'in bölünmemizden dolayı
İslam güçlendi ve tekrar Süryani Ortodoks kilisesinde; Antakya kilisesinde
birleşmenin gerektiği görüşüne; İslam'ın güçlenmesinde bölünme sebep olsa da
başka sebepler da var. Ayrıca 380, 450 den beri süregelen bölünmelerin ortadan kaldırılması zordur. Üstelik kendini Antakya patriği gören beş patrik var hepsinin kendini Antakya
patriği görme hakkı vardır ve tarihlerine saygı göstermek gerekir .
Süryani Katolik sinodu bizim kilisemizle ortaklık için
karar aldı. Önümüzdeki ilk sinod da biz de benzer bir karar alacağız .
Kiliselerin beraber çalışması beraber ibadet etmesi önemlidir ama tek bir çatı altında birleşme gerçekçi değil.
Seçilir seçilmez Seyfo konusu ile ilgilenmemiz tesadüf
mü? Sorusuna; Hayır ben her Süryani
gibi çocukluğumda, yaşlılarımızın ve
dedelerimizin Seyfo da olanlarla ilgili anlatımlarıyla büyüdük. Bu bizim
için tabii bir şeydir. Ayrıca bizim Seyfo konusunu hatırlamamız bir devlete bir
dine karşı değildir. İntikam için
değildir. Bir gerçeği dünyaya anlatmak ve Süryanilerin bu travmasını tedavi
etmek içindir. Bu sene Şam'da Bab Tuma semtinde patrikhanemizin 200 metre
yakınında bir Seyfo anıtı yapılacak. Tabii ki biz kiliselerimizde her türlü
anıtı yapabiliriz ama bu devlete ait bir parkta olacak. Ayrıca Şam operasında
Seyfo şehitleri için bir müzikal anma olacak. Şimdiye kadar Suriye devleti
resmen Ermeni Süryani soykırımını tanımadı. İşin doğrusu şimdiye kadar bizde
talep etmedik. Tabii ki naif değiliz Suriye TC ilişkilerini biliyoruz.
Süryani politik partilerinin birliği ile ilgili ne
düşünüyorsunuz? Sorusuna; Aslında politik partiler kendileri bir araya gelmeli
ve birlik oluşturmalı idi, ama bunu yapmadılar yapamadılar. O zaman biz
istemezsek de mecbur kaldık onları İsviçre'de bir araya getirdik. Ayrıca
ilerdeki buluşmalar için de bir komite oluşturduk. Biz bir Süryani partisinin
kendini Süryanilerin tek temsilcisi göstermesini yanlış buluyoruz. Her Süryani partisinin farklı görüşleri
olabilir ama birlik için çalışmalı.
Tabii ki, birlikten herkesin her konuda ayni düşünmesini kast etmiyoruz.
Ayrıca haklimizin büyük çoğunluğu birlik istiyor. TV ve radyolarda düşmanlık
söylemleri zararlıdır. Tarihe karşı sorumluluğumuz var. Ortak hedef
Süryanilerin ayakları üzerinde durmalarını sağlamaktır. Ben Süryani kiliseleri
mensupları tek halktır derken bir taktik olarak söylemiyorum. Patrik olmadan
önce de düşüncem buydu. Kaldı ki
Işid, Cephetünnusra bu Süryani'dir, bu
Kildanidir, bu Asuridir, bu Aramidir ayırımı yapmıyor. Öldürüyor. Bilindiği gibi Seyfo sırasında-U
BASLO BASLOYO - soğan soğandır! denildi.
Yani Hıristiyan Hıristiyandır.
Hangi mezhepten olduğu ayırt edilmedi . Kalıplardan çıkmamız ve
yenilenmemiz gerekir.Tarihimizi öğrenmek için ilgilenmemiz gerekir.
Süryanice'den özetlerek çeviri : İbrahim Seven
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.