Partilerin Ermeni toplumlarından aday göstermelerinin
sevindirici olduğunu kaydeden Esayan, “55 yıllık bir aradan sonra desek daha
doğru, ama 3 parti deyince galiba Cumhuriyet tarihinde ilk oluyor… Adaylıkla
ilgili bölge ve sıra kaygısı taşımadığını anlatan Markar Esayan, şunları
söyledi: “Ben herhangi bir sıra açıkçası beklemiyordum. Bu teveccühtür. İyi bir
sıra. Tabii ki o sıralamalarda partinin kendi teşkilatını, var olan kadrosunu,
haliyle belli bir hiyerarşide göstermesi gerekiyor. Bu anlamda bizlerin,
gazetecilerin gösterildiği çok iyi bir yer. Biliyorsunuz 15 vekil çıkarabiliyor
AK Parti. Geçen seçimlerde, öncesinde de öyle. Bu dönemde de herhangi bir
radikal değişiklik gözükmüyor. Eğer 12. sıra zaten meclise giremezse,
Türkiye’de siyaset değişir...
***
Ermeni asıllı gazeteci yazar Markar Esayan, AK Parti
İstanbul 2. Bölge 12. sıradan milletvekili adayı gösterildi. Esayan, '12. sıra
zaten meclise giremezse, Türkiye’de siyaset değişir' dedi
AK Parti’nin adayı Markar Esayan: ‘12. sıra meclise
giremezse…’ - Tıkla İzle
Türkiye, 7 Haziran’daki genel seçimlere hazırlanırken,
partiler Cumhuriyet tarihinde ilk kez üç Ermeni milletvekilini aday gösterdi.
AK Parti’nin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sunduğu aday listelerinde İstanbul 2.
Bölge 12. sıradan listeye giren Ermeni asıllı gazeteci yazar Esayan, İhlas
Haber Ajansı’nın (İHA) sorularını yanıtladı.
Partilerin Ermeni toplumlarından aday göstermelerinin
sevindirici olduğunu kaydeden Esayan, “55 yıllık bir aradan sonra desek daha
doğru, ama 3 parti deyince galiba Cumhuriyet tarihinde ilk oluyor. Aslında daha
önce tek parti döneminde vardı, ancak tek parti döneminin demokratlığı ne kadar
değerliyse o kadar. Ama Demokrat Parti döneminde o dönem yine CHP’de Ermeni
asıllı vekiller vardı, diğer azınlıklardan da vardı. Bunu aslında bizim
bildiğimiz, alışık olduğumuz bir öze dönüş olarak görüyorum. Bizim Osmanlılık
vurgusu bu anlamda burada çok önemli. Bizim bin yıllık bir arada yaşama
kültürümüz, bu arada birlikte yaşama pratiklerimiz, biz hayatın her alanında
zaten birlikteydik. Bürokraside de birlikteydik. Cemaatler özelinden ziyade
Türkiye’nin normalleşmesi adına, o güzel işaretlerden biri olarak yerini aldı.
Bu benim için çok daha değerli” diye konuştu.
“12. SIRA MECLİSE GİREMEZSE, TÜRKİYE’DE SİYASET DEĞİŞİR”
Adaylıkla ilgili bölge ve sıra kaygısı taşımadığını anlatan
Markar Esayan, şunları söyledi: “Ben herhangi bir sıra açıkçası beklemiyordum.
Bu teveccühtür. İyi bir sıra. Tabii ki o sıralamalarda partinin kendi
teşkilatını, var olan kadrosunu, haliyle belli bir hiyerarşide göstermesi
gerekiyor. Bu anlamda bizlerin, gazetecilerin gösterildiği çok iyi bir yer.
Biliyorsunuz 15 vekil çıkarabiliyor AK Parti. Geçen seçimlerde, öncesinde de
öyle. Bu dönemde de herhangi bir radikal değişiklik gözükmüyor. Eğer 12. sıra
zaten meclise giremezse, Türkiye’de siyaset değişir. Dolayısıyla benden ziyade
Türkiye kendini konuşur. AK Parti’yi konuşur. O yüzden hayırlısı olsun diyelim.
Ben yerimden memnunum. Allah nasip ederse gideceğiz ve mecliste halkımızın bize
verdiği görevleri yerine getirmeye çalışacağız.”
“13 YILLIK REFORM TAÇLANDIRILMIŞ OLACAK”
Gazeteci yazar Esayan, 12-13 yıllık bu sürecin çok değerli
olduğunu anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Anlatılamaz şekilde değerli.
Ve buna ben kendi davam olarak sahip çıkmışım. Bunun liderleri sayın Erdoğan,
sayın Davutoğlu ve AK Parti büyük bir değişimi başarıyorlar. Buna ben ne kadar
katkı verebilirsem, sonuna kadar vermek isterim. 12-13 yıldır gazeteci, köşe
yazarı olarak hiçbir zaman bu taraf kimliğimi saklamadım. Taraf olmayı her
zaman seçtim. Ama yeni meclisin, umuyorum ki; bir Kurucu Meclis özelliği
olacak. Yani bürokratik devleti tamamen tasfiye edecek ilk halk anayasasını
yapacağız. Bunun içerisinde de halen devam eden bürokratik vesayet sistemini
sona erdirecek bir sistem değişikliğini gideceğiz. Bunu yaparsak 13 yıllık bu
reformları taçlandırmış olacağız. Ve aslında kalıcılaştırmış, kurumsallaştırmış
olacağız. Yoksa şuan sadece AK Parti’nin garantisiyle gidiyor bu süreç.
Kurumsallaşmış değil. Herhangi bir kazaya uğramamız durumunda; son iki buçuk
yılda çok ağır darbelerden geçtik. Bunlardan biri başarılı olmuş olsaydı ve AK Parti
aktör olmaktan çıksaydı, biz bugün doksanlardan daha kötü bir sürecin içerisini
birkaç aydır düşmüştük. Bunu halkımızın böyle görmesi lazım. Hayati bir kavga
bu. O yüzden bu meclis bu kavganın, bu sezonun finalini yapacağız inşallah.
Yeni Türkiye’ye doğru eşikten geçmiş olacağız.”
“PKK’NIN HERHANGİ BİR ŞIMARIKLIĞINA MÜSAADE ETMEMEK
LAZIM"
PKK’nın silaha dönme şansının olmadığını kaydeden Markar
Esayan, şunları söyledi: “Değişimlere adapte olmak çok zor. Değişimin aktörü
olan biz dahi adapte olamayabiliyoruz. Çünkü çok hızlı gelişiyor. Artık PKK’nın
silaha dönme şansı yok. Biz özellikle son iki buçuk yılda bunu başardık. Yani
Türkiye öyle bir zihniyet sıçraması yaptı ki, bugün PKK’yı zorlasanız dahi,
silaha dönmesi demek onun son sivilleşme ya da siyasete adapte olma fırsatını
kaçırıp marjinal olması anlamına gelecek. Dolayısıyla bu güvenle çözüm sürecine
bakmamız lazım. PKK’nın herhangi bir şımarıklığına müsaade etmemek lazım. Onlar
artık bu çözüm sürecine muhtaçlar. Bu anlamda ben çözüm süreci ile ilgili
hiçbir endişe taşımıyorum. PKK’nın şiddete dönmesi demek, çözüm sürecinin
güçlenmesi anlamına gelir. Bizzat aktörün kendisini yok etmesi anlamına gelir.
PKK’da bunun farkında. Şuan devlet istese dahi PKK’nın silaha dönme şansı yok.
Dönebilir. Döndüğünde de var olma şansı yok. O yüzden rahat olalım bu konuda.
Bu iş bitmiştir. Çözüm süreci bu anlamda, şiddet anlamında amacına ermiştir.
Toplumsallığını kaybetmiştir. PKK bunun farkında. Dolayısıyla bizim bu anlamda
daha yüksek siyaset gütmemiz lazım PKK’ya karşı. Bir an evvel bizim öncelikli
meselemiz ilk halk anayasası. Bürokratik vesayeti tamamen tasfiye edecek halk
sistemi, halk başkanlığı sistemi. Buna geçtiğimiz takdirde biz başka bir ülkeye
adım atmış olacağız”
“BİZ ANCAK BİRLİKTE TÜRKİYE’YİZ”
“Biz ancak birlikte Türkiye’yiz” diyen Esayan, “Dönemin
başbakanı 23 Nisan 2014’te, 1915’teki kurbanlarımız için, onlar aslında
Osmanlı’nın kaybıydı. Çok anlamlı ve tarihi bir taziye mesajı yayınladı. Bu
Türkiye’de ittihatçı zihniyetin tamamen terk edildiğini gösterir. Osmanlı
ruhunun bu yüzyıla, bugüne uygun demokratik anlamda tekrar yakalandığını
gösterir. Bunun dışında 13 yıllık pratikler gayrimüslim vatandaşlarımızı, bizim
cemaatimizi de çok ciddi anlamda, olumlu anlamda etkilemiştir. Biz şunun
farkındayız. En azından kendi adıma şunun farkındayım. Biz ancak birlikte
Türkiye’yiz. Türkiye toplu olarak demokratikleştiği zaman zaten Kürtlerin,
Türklerin, gayrimüslimlerin, Müslimlerin herkesin sorunu çözülüyor. Biz o
yüzden makro problemlere daha çok odaklanmalıyız. Ve tabi mikro sorunları var
her cemaatin, her toplumsal kesimin. Bunlarda zaten artık müzakereye açık
konular. Çözülmeye açık konular. Bunlarda çalışırız yani hiç sorun değil”
ifadesini kullandı.
“HERKES SANDIĞA GİTSİN VE BİZ SANDIĞIN KEYFİNİ SÜRELİM”
Sandığın önemine dikkat çeken Esayan, sözlerini şöyle
sürdürdü:
“Umarım bu seçim Türkiye’de önemli bir süreci hem tamamlar
hem yeni süreci başlatır. Çok zor yerlerden geldik buraya. Sayısız darbe
girişimlerinden geldik. Menderes’in ruhunu şad etmemiz lazım. Zorlu’nun,
Polatkan’ın ruhunu şad etmemiz lazım. Bunların hepsinin bir şekilde ruhlarının
rahatlaması lazım. O yüzden sayısız burada ismini anamayacağım Sabahattin
Ali’den, İskilipli Atıf Hoca’ya kadar. Kirkor Zohrap’tan Hrant Dink’e kadar.
Bütün bu kesimler, bu demokratik ülkeyi Türkiye’yi görmek için mücadele ettiler
ve canlarını verdiler. O yüzden bizim görevimiz öncelikle onları bir rahat
ettirmek ve çocuklarımıza da temiz, yeni bir Türkiye hazırlayıp vermek. Bu
anlamda çok tarihi bir fırsat yakaladık. Buradan AK Parti seçmenlerinin
gerçekten bu seçimlerde sandıkları patlatması gerekiyor. Çünkü katılım
oranlarının cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki gibi kalması riskli olur. Yüzde
90’a çıkması lazım. Herkes sandığa gitsin, istediği meşrebe göre oyunu versin. Ve
biz sandığın keyfini sürelim”
7 Haziran 2015’te yapılacak seçimleri için partilerin YSK’ya
sunduğu aday listelerinde etnik kimlik çeşitliliği öne çıkıyor. Ermeni
toplumundan AK Parti’den Esayan’ın yanı sıra, CHP Selina Özuzun Doğan, HDP'de
Karabet (Garo) Paylan’ı aday gösterdi.
SADIK KAHRAMAN
İSTANBUL

1 yorum:
Sayın Aday doğru söylüyor. Eğer Ak partinin oyları yüzde sekiz on oranında düşerse gerçekten Türkiye siyaseti değişir. Belki koalisyonlar devri yeniden başlar. Kim bilir? CHP, MHP koalisyonu da eminim bütün karşıtları mutlu eder.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.