HDP Çanakkale İl Örgütü, Ermeni Soykırımı'nın 100'üncü yılı
vesilesiyle Çanakkale Belediyesi Türkan Saylan Tesisleri'nde "Demokrasi ve
Barış" konulu konferans düzenledi… Tarihçi Ayşe Hür, "Tarih boyunca
bütün iktidar ve devletler kendisine zarar verecek olayları inkâr etmiştir.
Yüzleşmeye cesaretleri olmamıştır" diye konuştu. Türkiye'nin Ermeni
Soykırımı'nın inkarı için her yolu denediğini vurgulayan Hür, milli tarihlerin
ve bayramların çıkış noktasının tarihi olay ve olguları yok etmeye yönelik
olduğunu vurgulayarak, "Mesela 24 Nisan Ermeni Soykırımı'nın dile
getirilmesi ve hatırlanmasına fırsat verilmemesi için 23 Nisan günü kutlama
bayramı olarak konulmuştur. Yine 25 Nisan Anzak Günü de kasıtlı olarak bu
tarihe denk getirilmiştir. Amaç, Ermeni soykırımını hatırlatmamaktır"
dedi.
***
Tarihçi Hür, HDP'nin düzenlediği Ermeni Soykırımı
konferansında konuştu, devletin soykırımı hatırlatmamak için her yolu
denediğini belirtti. HDP Çanakkale İl
Örgütü, Ermeni Soykırımı'nın 100'üncü yılı vesilesiyle Çanakkale Belediyesi
Türkan Saylan Tesisleri'nde "Demokrasi ve Barış" konulu konferans
düzenledi. Gazeteci Nuray Sancar'ın moderatörlüğünde yapılan konferansa,
tarihçi yazar Ayşe Hür, tarihçi yazar Nevzat Onaran ve Bilgi Üniversitesi
Öğretim Üyesi Dr. Ohannes Kılıçdağı konuşmacı olarak katıldı. Konferansta ilk
olarak konuşan gazeteci Ayşe Hür, Türkiye'nin 2. Dünya Savaşı öncesini görmek
istemediğini ve yok saydığını belirterek, Türkiye'nin Ermeni Soykırımı inkarına
dikkat çekti. Hür, "Tarih boyunca bütün iktidar ve devletler kendisine
zarar verecek olayları inkâr etmiştir. Yüzleşmeye cesaretleri olmamıştır"
diye konuştu.
AMAÇ, SOYKIRIMI HATIRLATMAMAK
Türkiye'nin Ermeni Soykırımı'nın inkarı için her yolu
denediğini vurgulayan Hür, milli tarihlerin ve bayramların çıkış noktasının
tarihi olay ve olguları yok etmeye yönelik olduğunu vurgulayarak, "Mesela
24 Nisan Ermeni Soykırımı'nın dile getirilmesi ve hatırlanmasına fırsat
verilmemesi için 23 Nisan günü kutlama bayramı olarak konulmuştur. Yine 25
Nisan Anzak Günü de kasıtlı olarak bu tarihe denk getirilmiştir. Amaç, Ermeni
soykırımını hatırlatmamaktır" dedi.
ERMENİ AYDINLARI SÜRGÜNÜ ÖNGÖRMÜŞTÜ
Meşrutiyet dönemi politikalarından bahseden Bilgi
Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ohannes Kılıçdağı, 2. Abdülhamit dönemindeki
baskılar karşısında dönemin Ermeni yayın organlarında çıkan yazılarda Ermeni
halkına sabır ve dayanışma içinde olmaları gerektiği yönünde telkinler
verildiğini söyledi. Bu dönemde çıkan yazılarda Ermeni aydınlarının Ermeni
halkına yönelik sürgünü öngördüğünü belirten Kılıçdağı, 1909 yılında
gerçekleştirilen Adana Katliamı'nı hatırlattı. Katliamda 10 gün içinde 20 bin
Ermeni'nin katledildiğini belirten Kılıçdağı, "Bu Abdülhamit'in son oyunu
olarak nitelendiriliyor. Nasıl olur da şimdi bu görmezden gelinir?" diye
tepki gösterdi. Kılıçdağı, devletin soykırımı kabul edip özür dilemesini
istedi.
ERMENİLERİN MALLARI YAĞMALANDI, DEVELETE TAPULANDI
Son olarak konuşan tarihçi yazar Nevzat Onaran ise,
Anadolu'da bulunan birçok tarihi yapının Ermenilere ait olduğunu vurgulayarak,
"Ermeniler, 'tasfiye kanunu' kapsamında sürgün edilirken devlet tarafından
önce mallarına el konuldu, sonra yağmalanarak devlete tapulandı" dedi.
(Yüksekova Haber)
Demokrat Haber

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.