Geride bıraktığımız günlerde Aras Yayıncılık’tan çıkan
“Gülizar’ın Kara Düğünü”nü okuyunca bu gerçeği bir kez daha kavradım.
Türkiye’de, “Bir Kürt beyi tarafından kaçırılmış Ermeni kızın gerçek hikâyesi”
alt başlığıyla yayımlanan kitap, sadece 1800’lü yılların sonunda bir gece
baskınıyla ailesinden koparılan Gülizar’ın destansı öyküsünü anlatmıyor, aynı
zamanda dönemin ayrıntılı bir resmini de çiziyor. O dönemde pek çok Ermeni kız
kaçırılmış ve zorla Müslümanlaştırılmıştı. Ancak Gülizar’ın kuşaktan kuşağa
aktarılan, ağıtlara konu olan hikâyesi, diğerlerinden farklı nitelikler
taşıdığı için günümüze kadar kalabildi.
***
İnsan hikâyeleri ve anılar, geçmişi masa başında ve birtakım
siyasi ön kabullerle yazılmış didaktik tarih kitaplarından çok daha iyi
anlatırlar. Çünkü envaiçeşit yaşanmışlığın, acının, korkunun, direnişin sesi,
nefesi sızmıştır o anlatılara. Tam da bu yüzden gerçeğin aynasıdır onlar.
Özlem Ertan
Geride bıraktığımız günlerde Aras Yayıncılık’tan çıkan
“Gülizar’ın Kara Düğünü”nü okuyunca bu gerçeği bir kez daha kavradım.
Türkiye’de, “Bir Kürt beyi tarafından kaçırılmış Ermeni kızın gerçek hikâyesi”
alt başlığıyla yayımlanan kitap, sadece 1800’lü yılların sonunda bir gece
baskınıyla ailesinden koparılan Gülizar’ın destansı öyküsünü anlatmıyor, aynı
zamanda dönemin ayrıntılı bir resmini de çiziyor.
O dönemde pek çok Ermeni kız kaçırılmış ve zorla
Müslümanlaştırılmıştı. Ancak Gülizar’ın kuşaktan kuşağa aktarılan, ağıtlara
konu olan hikâyesi, diğerlerinden farklı nitelikler taşıdığı için günümüze
kadar kalabildi. Şüphesiz bu niteliklerin en önemlisi 14 yaşındaki Gülizar’ın,
zulmü ve acımasızlığıyla bilinen Musa Bey ile adamlarına boyun eğmemesi ve
kaderine karşı çıkacak gücü kendinde bulması. Böyle olduğu için de, Gülizar’ın
başına gelenler o dönemde Anadolu’da bulunan yabancı ülke temsilcilerinin
kulağına gitti ve İstanbul hükümeti, Musa Bey’i yargılamak mecburiyetinde
kaldı.
Neticede, Muş ve Bitlis civarında yaşayan Ermeni köylülere
zulmeden, onların evlerini yağmalayan, kendisine karşı çıkanları ise acımasızca
öldürmekten imtina etmeyen Musa Bey’in yapıp ettikleri hem geniş kitleler tarafından
duyuldu, hem de tarihe geçti.Gulizar-in-Kara-Dugunu_1426068371
Dilerseniz en başından başlayalım. Muş’a bağlı Khars
Köyü’nün tanınmış ailelerinden birinin kızıydı Gülizar. Akıllıydı, güzeldi. Bir
düğünde Musa Bey ile karşılaşması Gülizar’ın hayatını değiştirdi. Zira zalim
bey, güzelliğine hayran olduğu kızı kaçırmayı aklına koymuş ve bu amacına
ulaşmak için yaptığı plan doğrultusunda yüzlerce adamını Khars’a göndermişti.
Gülizar, bir gece vakti Musa Bey’in adamlarından birinin atının terkisinde doğduğu
toprakları geride bıraktı. Kürt din adamları, zaten dört karısı olan Musa
Bey’in kendine yeni bir eş almasının uygun olmadığını söyleyince, Musa Bey’in
kardeşi Cezahir’le evlendirildi Gülizar. Adını Fatma olarak değiştirdikleri
Gülizar’ı Ermeniliğinden vazgeçerek İslam dinine geçmeye zorladılar. Ancak o,
dayatmalara boyun eğmedi. Bu yüzden aşağılandı, işkence gördü, bir gözünü
kaybetti. Olaylar tüm Anadolu’da duyulup büyük tepki çekince Bitlis’te Musa Bey
için mahkeme kuruldu. Gülizar, kendisine ve ailesine yönelen tüm tehditlere
rağmen zorla kaçırıldığını, zulüm gördüğünü, ailesinin yanına dönmek istediğini
duruşma salonunda anlattı. Araya dönemin Ermeni Patriği ve cemaatin önde
gelenleri de girince Gülizar, evine dönebildi. Ancak dönemin yöneticilerinin
koruyup kolladığı Musa Bey, tüm adalet çağrılarına rağmen küçük bir cezayla
kurtuldu. Daha sonra ise nice Anadolu Ermeni’sini katleden Hamidiye
Alayları’nın başına geçirildi.
Gülizar’ın öyküsü, Ermeni Soykırımı’ndan önceki süreçte
Anadolu Ermenilerinin yaşadığı acıları da günümüze taşıyor aslında. Musa Bey’in
ve devrin iktidarı tarafından desteklenen benzerlerinin zulmüne karşı çıkmak
cesaretini gösteren küçük bir kızın özelinde koca bir tarihin acılarını gözler
önüne seriyor.
Musa Bey’den kurtulduktan sonra dönemin Osmanlı
mebuslarından Keğam Der Garabedyan ile evlenen Gülizar, evinden ayrı kaldığı üç
aylık süre içinde yaşadıklarını ve adalet arayışını yakınlarına tüm
ayrıntılarıyla anlattı. Gülizar’ın kızı Arménouhie Kévonian ise öğrendiklerini
annesinin ağzından yazdı. Gülizar’ın hikâyesini okuyun. Onun öyküsünde gerçeği,
sadece gerçeği bulacaksınız.
operatik@gmail.com
twitter:@ozlemertan


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.