1915 yılında ölüme gönderilen Ermeni yazarların,
şairlerin ve aydınların anısına 22 Nisan’da konser düzenlenecek. Osman Kavala
ile Hasan Saltık, gecede Kardeş Türküler, Ara Dinkjian ve Onnik Dinkjian ile
Jordi Savall’ın da sahnede olacağını ayrıca konserde müzik dışında 1915’te sürgüne
gönderilen yazarların, şairlerin eserlerinin de Ermenice okunacağını söylediler…
Anadolu Kültür ve Kalan Müzik işbirliğiyle düzenlenen konser 22 Nisan saat
20.30’da İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılacak. Gecede Kardeş Türküler, Ara
Dinkjian ve Onnik Dinkjian, Erkan Oğur, Ertan Tekin, Hasmik Harutyunyan, Karine
Hovhannisyan, Haig Yazdjian, Şahan Arzruni, Erman İmayhan, Eileen
Khatchadourian, Henning Schmiedt, Haïg Sarikouyoumdjian, Gaguik Mouradian,
David Mayoral ve Jordi Savall sahnede olacaklar.
***
1915 yılında ölüme gönderilen Ermeni yazarların,
şairlerin ve aydınların anısına 22 Nisan’da konser düzenlenecek.
Osman Kavala ile Hasan Saltık, gecede Kardeş Türküler,
Ara Dinkjian ve Onnik Dinkjian ile Jordi Savall’ın da sahnede olacağını ayrıca
konserde müzik dışında 1915’te sürgüne gönderilen yazarların, şairlerin
eserlerinin de Ermenice okunacağını söylediler.
Raflarda #tarih nisan sayısını gördüğümde irkilmiştim,
çünkü kapakta şu yazıyordu: “Bir varmış 1915 bir yokmuş 2015... ” Evet, 100 yıl
önce bir gece, Ermeni aydın, yazar ve şairlerin kapıları vuruldu.
Tutuklandılar, sürgüne ve ölüme gönderildiler... 1915 yılında ölüme gönderilen
Ermeni aydınların anısına onların seslerini duyurmak için “In Memoriam 24
Nisan” başlıklı bir konser düzenleniyor.
Anadolu Kültür ve Kalan Müzik işbirliğiyle düzenlenen
konser 22 Nisan saat 20.30’da İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılacak. Gecede
Kardeş Türküler, Ara Dinkjian ve Onnik Dinkjian, Erkan Oğur, Ertan Tekin,
Hasmik Harutyunyan, Karine Hovhannisyan, Haig Yazdjian, Şahan Arzruni, Erman
İmayhan, Eileen Khatchadourian, Henning Schmiedt, Haïg Sarikouyoumdjian, Gaguik
Mouradian, David Mayoral ve Jordi Savall sahnede olacaklar.
Livaneli’den özel beste
Zülfü Livaneli’nin “Homage to Gomidas” bestesi de ilk kez
bu gecede icra edilecek. Konserde müzik dışında 1915’te tutuklanan yazarların,
şairlerin eserleri Ermenice okunacak. Konser, Kalan Müzik’in sitesinden canlı
yayımlanacak.
Anadolu Kültür Başkanı Osman Kavala, Ermenilerin 1915’e
kadar Anadolu’nun çeşitli yerlerinde mimari, müzik ve edebiyatta çok büyük
izler bıraktığını, Harput’ta, Van’da, Muş’ta, Diyarbakır’da tiyatrolar
oynandığını belirterek “Cumhuriyet döneminde bugün kültür hayatını zayıf olarak
gördüğümüz birçok yer o dönemde canlıymış. Bu da Türkiye’nin bir gerçeği.”
diyor.
‘Grigor’u hatırlatmak Papa’ya kalmamalıydı’
hesaplar ekseninden yorumlandığını, öncelikle yapılması
gerekenin eğitim programlarında değişiklikler ve Ermeni kültür mirasına sahip
çıkmak olduğuna değiniyor: “Ermenistan’la alakası olmayan tarihi olaylara
devletler, ilişkiler perspektifinden bakılıyor. Halbuki bu tür anmaların,
geçmişle yüzleşmelerin güncel hesapların dışında olması, toplumda daha derin
duyarlıklar geliştirmek için fırsat sayılmaları gerekir. Papa Vatikan’daki
konuşmasında 10. yüzyılda bugün Van’ın Gevaş ilçesinin Narek köyünde yaşamış
keşiş Grigor’u Hıristiyanlık için önemli bir paye olan din doktoru ilan etti.
Grigor’un 10. yüzyılda yaşadığı ve önemli eserler verdiği manastır 1951’de
valilik tarafından yıktırılmış, Grigor’un mezarı, yapılan caminin altında
kalmıştı. Patrik Mutafyan da bu konuda uyarıda bulunmuştu. Bu kadar önemli bir
edebiyat insanının çok daha önceden farkına varılması, ona değer verilmesi
gerekirdi. Vanlı Grigor’u bize hatırlatmak Papa’ya kalmamalıydı.”
‘Türkiye özür dilemeli’
Kavala, “Her ne kadar Cumhuriyet laiklik ilkesini temel
olarak aldıysa da gerçek bir laik düzen Türkiye’de kurulamamış ve özellikle
Müslüman olmayanlarla ilgili ayrımcı politikalar devam etmiştir” diyor.
Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık ise Anadolu
tarihinde Ermeni kültürel varlığını bilmenin özellikle aydınlar için önemli
olduğunu söylüyor. Saltık, özellikle Kürt ezgileri ile Ermeni ezgileri arasında
ciddi paralellikler olduğuna değinerek “70 milyonluk ülkemizde 40 bin Ermeni
yaşıyor. Sayı azaldığı zaman toplumun kendi kültürünü üretmesi zorlaşıyor. Bu
nedenle Batı Ermeni kültürü hem ülkemizde hem dünyada çok ciddi bir tehdit
altında” diyor.
1915 olmasaydı ‘Sivas’ da olmazdı
“100 yıl önce yapılanlardan hesap sorulmuş olsaydı,
belki, 6-7 Eylül olmayacaktı; Dersim’de, Kahramanmaraş’ta, Sivas’ta da
katliamlar yaşanmayacaktı” diyen Saltık sözlerine şöyle devam ediyor: “Gelişmiş
toplumlar tarihiyle yüzleşti, yaptıklarından özür diledi. Türkiye de artık özür
dilemeli, ülkeye yakışan da budur. Komplekse davranmaya, kestirip atmaya gerek
yok, sanki hiç böyle bir şey olmamış gibi...”
Saltık, 1915 döneminde binlerce Ermeni türküsünün toprak
altına gittiğini vurgulayan Saltık, “Anadolu’ya ait binlerce türkünün kayıp.
Kürt müziğinde de§ çok büyük bir kayıp var. Ermeni-§Türk aşkını anlatan
türkülere baktığınızda orada Ermeni kelimesi geçince sansürlendiğini
görürsünüz” diyor.
Haber görseli
‘Soykırım’ yerine ‘etnik temizlik’
Osman Kavala,1915’te yapılanların Birleşmiş Milletler’in
1948’de kabul ettiği “Soykırım Sözleşmesi”nde tarif edilenlere uyduğunu
belirtiyor: “Soykırım, uluslararası hukuk alanında kullanılması için üretilmiş
hukuki bir terim. Dilimizde yaygın kullanılan, ne anlama geldiği herkes
tarafından aynı şekilde anlaşılan bir söz değil. Özellikle resmi söylem çok
farklı olduğundan, eğitim kurumlarında farklı bir tarih anlatımı olduğu için,
‘soykırım’ın bağlam dışı kullanılması ülkemizde popüler anlamda tarihin daha
iyi anlaşılmasına fazla katkı sağlamıyor, bazen de insanların anlatılanları
dinlemesinde engel teşkil ediyor. Olanların hangi suça tekabül ettiği
tartışmasından önce 1915 ve sonrasında ne olduğunun yaygın biçimde bilinmesi,
anlaşılması önemli. Son dönemde etnik temizlik kavramı çok yaygın kullanılıyor,
galiba bu daha anlaşılır bir kavram. 1915’in kanlı bir etnik temizlik olarak
anlatılması Türkiye’de tarihi olayların daha nesnel biçimde anlaşılmasını
kolaylaştırabilir.”
Dünyayı Takdis
Dünyanın
doğu tarafında
Barış
olsun.
Tarlanın
apak çığırlarına
Kan
değil, ter damlasın
Ve
çınlarken akşam çanı
Eğilsin
herkes takdise...
Dünyanın
güney tarafında
Ağaçlar
meyveye dursun.
Peteklerden
ballar damlasın
Kadehlerden
şarap aksın
Ve
gelinler yoğururken ak ekmeği
Söylensin
aşk şarkıları...
Taniel Varujan


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.