Tam olarak hangi tarihte olduğunu hatırlamıyorum ama uzun
yıllar evvel tanımıştım “Shoghaken Folk Ensemble” ile bu müzik topluluğunun
solisti Hasmik Harutyunyan’ı. Ermeni müziğine yeni yeni ilgi duymaya başladığım
yıllardı. Dinlediğim ilk Ermeni halk müziği albümleri, Türkiyeli Ermenilerden
oluşan “Knar” grubunun hazırladıklarıydı. Bildiğim kadarıyla iki CD çıkardı
Knar. Sonra ne oldu bu topluluğa bilmiyorum, sanırım dağıldılar.
Knar, bana Ermeni folk müziğinin kapılarını açtı. Ben de
önünde durduğum eşikten geçip pek çoğu tarihî Ermenistan coğrafyasında yani
Anadolu’da doğmuş olan kadim ezgilerin arasında merakla dolaşmaya başladım. O
süreçte tanıdığım gruplardan biriydi Ermenistanlı müzisyenlerden teşekkül eden
“Shoghaken Folk Ensemble”. Grubun solisti Hasmik Harutyunyan’ın çok güzel, eski
Ermeni şarkılarına ruh veren bir sesi olduğuna daha o zaman kanaat getirdiğimi
anımsıyorum. Shoghaken Folk Ensemble’ın albümlerini bıkıp usanmadan ve
defalarca dinlediğimi de…
Seneler önce tanıyıp sevdiğim, bana Ermeni kültürünün
nice rengini; duduktan yayılan hüznü, kanunun zarif ve dokunaklı sesini, kadim
ama hâlâ yaşayan bir âlemin gizli köşelerini gösteren Shoghaken Folk Ensemble,
geçen hafta Türkiye’deydi. 22 Nisan akşamı, İstanbul’da, Ermeni Soykırımı’nın
yüzüncü yılı nedeniyle düzenlenen anma konserinde sahneye çıkan gruplardan
biriydi. O gün Ermeni asıllı Fransız fotoğraf sanatçısı Antoine Agoudjian’ın
soykırım kurbanları anısına açılan sergisi için Diyarbakır’da bulunduğumdan
konseri izleyememiştim. Tam da Shoghaken Folk Ensemble’ı canlı canlı dinleme
fırsatını kaçırdığımı düşünürken, grubun 25 Nisan akşamı Kadıköy’deki Yeşil
Ev’de de bir konser vereceğini öğrendim.
Yüzleşme Platformu ile DVV International’ın düzenlediği
dinleti, çok sıcak bir ortamda geçti. Dinleyiciler için yerleştirilmiş
sandalyelerle çepeçevre sarılan salonun ortası müzisyenlere ayrılmıştı. Önce
Shoghaken Folk Ensemble’ın solistleri Hasmik Harutyunyan ile Aleksan
Harutyunyan, ardından da müzisyenler Karine Hovhannisyan (kanun) ile Levon
Tevanyan (duduk ile diğer üflemeli çalgılar) çıktı sahneye. Hepsi de geleneksel
Ermeni giysilerine bürünmüşlerdi.
Atalarının 1915’ten önce Muş’ta yaşadığından söz eden
Hasmik Harutyunyan, konserde ilk olarak hafızasında sakladığı pek çok
geleneksel Ermeni halk şarkısını yeni nesillere aktaran hocası Hayrig
Muradyan’dan bir parça seslendirdi. Sonra da Ermeni köylülerinin tarlalarını
sürerken, hayvanlarını otlatırken söylediği “horovel” denen iş şarkılarından
birini grubun diğer solisti Aleksan Harutyunyan yorumladı.
Ermeni halk müziği şarkılarına bakıldığında üç ana tema
dikkat çeker. Horovoller, “grung” adlı verilen gurbet ve hasret temalı ezgiler
ile yurtseverliği işleyen şarkılar. Shoghaken Folk Ensemble, 25 Nisan akşamı
Kadıköy’de bu üç türden de örnekler seslendirdi. 24 Nisan 1915’te diğer Ermeni
aydınlarıyla birlikte tutuklanan ve Anadolu yollarında şahit olduğu vahşetin
etkisiyle aklını kaybeden müzikolog, besteci, rahip Gomidas’ın derlediği halk
ezgileri de grubun konser repertuarında vardı.
Ermeni halk müziği dinletisi düzenlenir de “aşuğ” denen
halk ozanlarının yarattığı eserler unutulur mu hiç? Tabii ki onların en
bilinenlerini de Shoghaken Folk Ensemble’ın üyelerinden dinledik. Gelmiş geçmiş
en büyük Ermeni ozanı Sayat Nova’nın “Nazani” ve “Kamança”nın da dahil olduğu
eserlerini yorumlarken biz de Hasmik Harutyunyan’a eşlik ettik. Halaylarda ve
düğün şarkılarında hep birlikte coştuk, güldük, eğlendik. Gurbet temalı ezgiler
çalındığında bir asır önce yurtlarından sürülen, öldürülen Ermeniler geldi
aklımıza, hüzünlendik.
Uzun lafın kısası, pek çok Ermenistanlı gibi Anadolu
kökenli olan Hasmik Harutyunyan’ın sesi ve Shoghaken Ensemble’ın müziği
kalplerimizi birleştirdi, tek bir kalp hâline getirdi.
operatik@gmail.com
twitter:@ozlemertan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.