Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul milletvekili
adayı Garo Paylan’la konuştuk… “Arınç ‘Bilerek soykırım yapmadık’ diyor ama
devlet bilerek bu soykırım suçunu işlemiştir. Türkiye toplumuna dört kuşak
boyunca bu yalan söyleniyor. Biz bu anlamda Türkiye toplumunu değil, o dönemdeki
zihniyeti suçluyoruz. O dönem devlet erkini taşıyan zihniyet bu suçu bilerek ve
taammüden işlemiştir. O dönemdeki zihniyeti bu anlamıyla henüz mahkum edebilmiş
değiliz…“Davutoğlu, ‘masum Ermeniler’ ifadesini kullanıyor. Tıpkı bugün eşitlik
mücadelesi yürüten tüm halklardan insanlar olduğu gibi o dönem de eşitlik
mücadelesi yapan Ermeniler vardı. ‘Masum Ermeniler’ ifadesi kullanıldığına
göre, eşitlik mücadelesi yapan insanları hala ‘masum olmayanlar’ ve ‘yok
edilebilecek unsurlar’ olarak görüyorlar… “Cumhurbaşkanı da ‘Ermeniler tehcirin
yolunu kendileri açtılar’ demişti. Yani bugün hak mücadelesi yapan insanlar hak
mücadelesi yapan toplum kesimleri katledilmeyi veya ülkeden sürülmeyi mi hak ediyorlar?
Bu nedenle bu ayrımı kesinlikle kabul etmiyorum…“Ama şunu söyleyeyim,
Davutoğlu'nun ve geçen sene Erdoğan'ın taziye mesajları önemlidir. “Çünkü
bunlar devlet katından gelen ilk üzüntü beyanlarıdır. Bu anlamda önemsiyorum. “Ancak
hemen sonraki cümlelerde konan, diğer suçlarla eşitlemeye çalışan, yani ‘O
dönemde Müslümanlar da öldü’ diyen anlayışı kabul etmiyorum. “Çünkü hiç bir suç başka bir suçla eşitlenemez. Her acı
düştüğü yeri yakar ve her acı ayrı bir şekilde tarihsel bağlamında
değerlendirilmelidir.
***
Garo Paylan, bianet’e yaptığı değerlendirmede Başbakan
Davutoğlu’nun “masum Ermeniler” ve Arınç’ın “Bilerek soykırım yapmadık”
ifadelerini eleştirdi.
Ermeni soykırımının 100. yıldönümü öncesi Başbakan Ahmet
Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın açıklamaları üstüne Ermeni
okulları yöneticisi ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul milletvekili
adayı Garo Paylan’la konuştuk.
Arınç’ın “Biz tarihimizde böyle bir kara sayfanın
olmadığına inanıyoruz. Bilerek, kasıtla ve isteyerek soykırım yapmadık”
sözlerine değinen Paylan, “Talat, Enver, Cemal cuntası bu suçu bilerek
işletmiştir ve maalesef Türkiye halklarını da bu suça ortak etmiştir” dedi.
Davutoğlu’nun “Hayatını kaybeden masum Osmanlı
Ermenilerini saygıyla anıyor, torunlarına taziyelerimizi sunuyoruz”
sözlerindeki “masum Ermeniler” ifadesini eleştiren Paylan, “Eşitlik mücadelesi
yapan insanlar hala masum olmayanlar ve yok edilebilecek unsurlar olarak
gösteriliyor” ifadelerini kullandı.
“Soykırım suçu bilerek işlendi”
“Arınç ‘Bilerek soykırım yapmadık’ diyor ama devlet
bilerek bu soykırım suçunu işlemiştir. Türkiye toplumuna dört kuşak boyunca bu
yalan söyleniyor. Biz bu anlamda Türkiye toplumunu değil, o dönemki zihniyeti
suçluyoruz. O dönem devlet erkini taşıyan zihniyet bu suçu bilerek ve taammüden
işlemiştir. O dönemki zihniyeti bu anlamıyla henüz mahkum edebilmiş değiliz.
“Talat, Enver, Cemal cuntası bu suçu bilerek işletmiştir
ve maalesef Türkiye halklarını da bu suça ortak etmiştir. Dört kuşaktır
söylenen yalanlarla bu sessizlik, bu inkar bu suçun devam etmesine sebebiyet
vermiştir.
“Türkiye halkları ve Meclis bu suçla yüzleşmediği için bu
suç Meclis’te konuşulmadığı için dünya parlamentolarının ve başka liderlerin
gündeminde olmaya devam etmektedir.
“Bu gündemi acilen Türkiye'ye taşımak, yüzleşmek, bu
meseleyi Meclis'te Türkiye halklarının önünde konuşarak bu zihniyeti mahkum
etmek gerekiyor.
“Masum Ermeniler”!
“Davutoğlu, ‘masum Ermeniler’ ifadesini kullanıyor. Tıpkı
bugün eşitlik mücadelesi yürüten tüm halklardan insanlar olduğu gibi o dönem de
eşitlik mücadelesi yapan Ermeniler vardı. ‘Masum Ermeniler’ ifadesi
kullanıldığına göre, eşitlik mücadelesi yapan insanları hala ‘masum olmayanlar’
ve ‘yok edilebilecek unsurlar’ olarak görüyorlar.
“Her türlü hak mücadelesini kriminalize ediyorlar. O
dönem de hak mücadelesi yapan insanlar vardı ve onların talebi eşitlikti.
Onları eşit olarak görmeyen zihniyete karşı mücadele ediyorlardı.
“O dönemde Ermeni halkının büyük çoğunluğu kendini
Osmanlı hissederdi ve bu mücadelelere katılmamışlardı. Ama bu mücadelelere
giren insanları da ‘ölmeyi hak ettiler’ noktasına koymak bugünkü hak mücadelesi
veren insanları ölmeyi hak ettiler noktasına koymaktır ve bu zihniyetin devam
cümlesidir.
“Cumhurbaşkanı da ‘Ermeniler tehcirin yolunu kendileri
açtılar’ demişti. Yani bugün hak mücadelesi yapan insanlar hak mücadelesi yapan
toplum kesimleri katledilmeyi veya ülkeden sürülmeyi mi hak ediyorlar? Bu
nedenle bu ayrımı kesinlikle kabul etmiyorum.
“Taziye mesajları önemli. Ama…”
“Ama şunu söyleyeyim, Davutoğlu'nun ve geçen sene
Erdoğan'ın taziye mesajları önemlidir. “Çünkü bunlar devlet katından gelen ilk
üzüntü beyanlarıdır. Bu anlamda önemsiyorum. “Ancak hemen sonraki cümlelerde
konan, diğer suçlarla eşitlemeye çalışan, yani ‘O dönemde Müslümanlar da öldü’
diyen anlayışı kabul etmiyorum.
“Çünkü hiç bir suç başka bir suçla eşitlenemez. Her acı
düştüğü yeri yakar ve her acı ayrı bir şekilde tarihsel bağlamında
değerlendirilmelidir.
“1915'ten sonra olmuş suçları, 1915'te olmuş gibi
tanımlanması Türkiye halklarına söylenmiş bir yalandır. Türkiye toplumu artık
bu bakışla yüzleşmelidir.
“Acılar ortaklaştırılmamalı”
“Bu yıl Ermeni Patrikhanesi’nde devlet erkanının da
katılımıyla anma yapılacak. Bizim dileğimiz dini makamların siyasi anlamda
kullanılmamasıdır.
“Ermeni Patrikhanesi'nde bu anlamda bir ayin düzenlenmesi
tabii ki önemlidir. Ama orada 1915'te ölen herkes için ayin düzenleniyor.
“Ölen herkes için dua edilmesini önemsiyorum. Ancak
acıları ortaklaştırma girişimlerini kabul etmiyorum. Hiç bir acı başka bir
acıya ortak değildir. Her acı düştüğü yeri yakar ve o noktada anılmalı,
sahiplenilmeli ve yüzleşilmelidir.” (EKN)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.