Yargıtay’dan Sevan Nişanyan’a 4 yıl 7 ay hapis cezasını onay. Nişanyan’a verilen cezaevi infaz süresi 11 yıl 1 aya ulaştı ....2 Ocak 2014’ten bu yana cezaevinde bulunan Sevan Nişanyan hakkında peş peşe verilen ceza infaz kararlarının takibi ve Nişanyan aleyhinde isnat edilen tartışmalı suçlamalar hakkında yetkililerin önlem alması talebiyle oluşturulan Uluslararası Sevan Nişanyan’a Adalet Komisyonu üyesi Sait Çetinoğlu, Sevan Nişanyan’ın 1915’te belirsizliğe yollanan Ermeni aydınlarından bir farkı olmadığını söyledi. Nişanyan’a verilen cezaevi infaz süresinin 11 yıl 1 aya ulaştığına dikkat çeken Çetinoğlu, Paris’te yayımlanan Ermenice gazete Nor Haraç’a verdiği mülakatta, Sevan Nişanyan’ı “itibarsızlaştırmak için suç icat edildiğini” ve devletin politik gerekçelerle doğrudan cezalandırmak istemediği Sevan Nişanyan’ın “izinsiz inşaat” bahanesiyle cezalandırıldığını söyledi.
***
Yargıtay, Sevan Nişanyan’a 3 ayrı davadan
verilen 4 yıl 7 ay hapis cezasını onayladı. Nişanyan’ın toplam infaz süresi 11
yıl 1 aya ulaştı. Aydın Yenipazar Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Sevan
Nişanyan’ın daha önce onanan 6 yıl 6 ay hapis cezasıyla birleşince toplam infaz
süresi 11 yıl 1 aya çıktı. Nişanyan’ın, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanunu’na (KTVKK) muhalefet gerekçesiyle 2 ayrı davadan verilen 4 yıl 2 ay ve
mühür bozmadan ötürü beş ay daha hapis yatması öngörülüyor. 21 Nisan’da açık
cezaevine geçmesi beklenen Nişanyan, bu cezalardan ötürü 2016’ya kadar kapalı
cezaevinde kalacak. Ayrıca Nişanyan’ın Yargıtay’da bekleyen 5 yıl 6 aylık hapis
cezası da mevcut. Agos’un haberine göre, Sevan Nişanyan hakkında şimdiye kadar
KTVKK ve İmar Kanunu’na muhalefetten açılmış 11 dosyayla ilgili olarak itiraz
talebiyle Yargıtay’a başvurulmuştu. Aynı suçlardan tek tek ceza verilmesi
yerine tek bir ceza verilmesi talebini içeren itiraza Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı’nın vereceği cevap bekleniyor.
“1915’TE BELİRSİZLİĞİE YOLLANAN
ERMENİ AYDINLARINDAN FARKI YOK”
2 Ocak 2014’ten bu yana cezaevinde bulunan
Sevan Nişanyan hakkında peş peşe verilen ceza infaz kararlarının takibi ve
Nişanyan aleyhinde isnat edilen tartışmalı suçlamalar hakkında yetkililerin
önlem alması talebiyle oluşturulan Uluslararası Sevan Nişanyan’a Adalet
Komisyonu üyesi Sait Çetinoğlu, Sevan Nişanyan’ın 1915’te belirsizliğe yollanan
Ermeni aydınlarından bir farkı olmadığını söyledi. Nişanyan’a verilen cezaevi
infaz süresinin 11 yıl 1 aya ulaştığına dikkat çeken Çetinoğlu, Paris’te
yayımlanan Ermenice gazete Nor Haraç’a verdiği mülakatta, Sevan Nişanyan’ı
“itibarsızlaştırmak için suç icat edildiğini” ve devletin politik gerekçelerle
doğrudan cezalandırmak istemediği Sevan Nişanyan’ın “izinsiz inşaat” bahanesiyle
cezalandırıldığını söyledi. Sevan Nişanyan’ın mevcut durumu ve yargılama
sürecinde skandal sayılabilecek hukuki usulsüzlükleri değerlendiren
Çetinoğlu’nun Nor Haraç’ta yayımlanan mülakatta yöneltilen sorulara verdiği
yanıtlar şöyle: Sevan Nişanyan neden cezaevinde? Yazar, dilbilimci, tarihçi,
turizmci, çevirmen, eski öğretim üyesi Sevan Nişanyan, İzmir’in Şirince köyünde
kendisine ait arazide yaptığı deneysel mimari eserlerinden ve restorasyonlardan
dolayı cezaevinde. Türkiye’de böyle bir suçtan cezaevinde bulunan bir başka
kişi yok. Sevan’a kendi arazisi üzerinde inşaat yapma izni verilmediğinden
dolayı yaptığı yapılardan dolayı
“izinsiz inşaat” gerekçesiyle cezalandırılmıştır. Sevan’ın bu eylemi
imar yasasının ve bürokratik uygulamaların eleştirisi olarak almamak ve
anlamamak için hiç bir sebep yoktur. Nasıl ki ceza yasasının bir eleştirisi
olarak bilinçli olarak bir maddesi çiğneniyorsa, Sevan da kendisine izin
verilmediğinden dolayı imar yasasını bilinçli çiğnemiştir. Sevan Nişanyan’ın
daha öncede iki basamak merdiven yüzünden iki yıllık cezaevi yaşamı vardır.
Sevan’ın yapıları, deneysel mimarinin eşsiz örnekleridir, özgün çalışmalardır.
Restorasyonları da aynı zamanda bir restorasyonun nasıl yapılması gerektiğini
gösteren eşsiz örnekleri kapsar. Türkiye’deki yapıların yüzde 60’ı izinsizdir.
Hatta cumhurbaşkanlığı sarayı, Ak Saray da bir kaçak saraydır. Önceki
cumhurbaşkanlığı konutu Çankaya Köşkü’nün (bugün Başbakanlık konutu) kaçak
olduğu gibi. Zira bu köşk Kasapyan’ların bağ evinin üzerine izinsiz ve yasadışı
inşa edilmiştir. Sarayın tapusu halen Kasapyan ailesinin varislerindedir.
Sevan’ın cezalandırma sebebi, resmi tarihi eleştiren, TC’nin kuruluşunun
kapsamlı eleştirisini içeren Yanlış Cumhuriyet adlı kitabı, eleştirel tarih
yazıları ile İslami mitolojiye aykırı ve eleştiren yazılarıdır. İslam
peygamberi Muhammed’i eleştiren 2,5 satırlık yazı için 13,5 ay hapis cezası ile
cezalandırılmıştır. Ayrıca Muhammed’i eleştiren yazısından incindiğini ifade
eden birçok kişi maddi tazminat davaları açmıştır. Bunun Nişanyan’ın Ermeni
olması ile bir ilgisi var mı? Sevan gibi “izinsiz inşaattan” dolayı
cezalandırılmış kaç kişi olduğu ve bunların kaçının cezaevine konularak
cezalarının infaz edildiğini Meclis’te bir parlamenter Adalet Bakanı’na sordu.
Bugüne kadar cevap alınamadı. “İzinsiz inşaattan” dolayı 55.000’ün üzerinde
kişinin cezalandırıldığını biliyoruz. Bunlardan sadece Sevan cezaevinde
tutulmaktadır. Sevan’ın cezalandırılmasında Ermeni kimliğinin ve Ermeni
Soykırımı’na, Ermenilerin el konulan varlıklarına (emval-i metruke), yok edilen
kültür varlıklarına dair yazdığı kapsamlı yazılarından, Adını Unutan Ülke adlı
isimleri değiştirilen coğrafyaya, Ankara’nın Doğusundaki Türkiye adlı günümüze
kalmış Ermeni kültürel varlıklarının envanteri niteliğindeki çalışmalarından
dolayı verilmiştir. Sevan’ın cezalandırılma süreci de bir hukuksuzluk
örneğidir, adaletsizlikler saymakla tükenmez: Sevan, izinsiz inşaat
faaliyetinde bulunduğu iddiasıyla yapılan yargılama sonunda, Selçuk Asliye Ceza
Mahkemesi’nin 15.09.2011 tarihli ve 2011/140-328 sayılı kararıyla 2863 sayılı
yasanın 65/b maddesi gereğince 2 yıl hapis ve 5 bin gün adli para cezası ile
cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ancak bu kararın mesnedi olan 2863 sayılı
yasanın 65/b maddesi Anayasa Mahkemesi’nin 11.04.2012 gün ve E. 2011/18-K.
2012/53 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Parlamento iptal kararının gereğini
11.10.2013’te yerine getirmiş ve Sevan’ın mahkumiyetine neden olan 2863 sayılı
yasanın 65/b maddesini, 6498 sayılı yasayla değiştirmiştir. Bu değişiklik aynı
zamanda suçun vasfını da değiştirmektedir. Yüksek mahkeme Yargıtay, Anayasa
Mahkemesi’nin söz konusu iptal kararının içeriğini değerlendirilememiş ve Sevan
hakkında sürdürülen yargılama sonuçlanmış ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği
eski 65/b maddesine göre hüküm, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 19.03.2014
tarihinde ve E. 2013/8183- K. 2014/6870 sayılı kararıyla onanmıştır. Türkiye
Anayasası’nın 2., 38., AİHS’nin 6. ve 7. maddelerine aykırı olarak verilen bu
kararı karşı Anayasa Mahkemesi’ne yapılan itiraz, “başvuru koşulları
taşımadığı” gerekçesiyle reddedilmiştir. Özetle, Sevan olmayan bir ceza maddesi
ile cezalandırılmıştır. Ceza yasasına göre “zincirleme suç” hükümleri
uygulanması gerekirken yani, aynı zaman aralığındaki aynı eylemle işlendiği iddia
edilen suçlarla ilgili tek tek ceza verilmesi, tek bir ceza verilmesi yerine,
Sevan için suç olduğu iddia edilen eylem birkaç parçaya bölünerek birden fazla
ceza verildiğinin örnekleri vardır: yapının her duvarına ayrı bir hapis cezası
verilmesi gibi. Siyasi bir tutsak olarak değerlendirilebilir mi? Bilindiği gibi
politik kişileri doğrudan politik gerekçelerle tutuklamamak, cezalandırmamak
genel bir uygulamadır. Onları itibarsızlaştırmak için bir suç icat edilir.
Sevan’da olduğu gibi kaçak bir inşaat cenneti olan Türkiye’de “kaçak inşaat”
suçu icat edilerek cezalandırılmıştır. Bu aynı zamanda dayanışmayı önleyen bir
mekanizmadır. Bu yüzden hem ülke içinde, hem de uluslararası dayanışmayı örmede
ve gerçekleştirmede zorlanıyoruz. İnsanlara anlatmakta zorlanıyoruz, oysa
vicdani ret hakkını kullanarak askerliğe gitmeyen bir pasifistin ceza
yasalarını çiğnemeleri, bu yasayı eleştiri olarak anlıyorsak Sevan’ın eylemi de
imar yasasını eleştirerek çiğnemekten ibarettir. Kaldı ki Sevan, tüm mal
varlığını kimsesiz çocukların eğitimini sağlayan Türkiye’nin büyük mizah ustası
yazar Aziz Nesin’in kurduğu Nesin Eğitim Vakfı’na bağışlamıştır. Yaptığı
yapılar bu eğitim kurumuna aittir ve bunların hakkında Kültür Bakanlığı
tarafından yıkım kararı alınmıştır. Bir yazarın hapisle cezalandırılarak,
kitaplarının toplanması ve yakılması ile Sevan’ın deneysel mimari eserlerinin
yıkılması arasında bir fark yoktur. Sevan Nişanyan olayının bir başka boyutu da
Türkiye’deki hiç bir yazar kuruluşunun bu haksızlığa ses çıkarmamasıdır. Uluslararası
PEN’in Sevan için yapacağı kampanya ve acil eylem çağrısına, Türkiye PEN karşı
çıkmış ve kampanyaya mani olmuştur. Bu durumda Sevan’ın cezalandırılmasıyla
ceza karşısındaki sessizlik Sevan’ın Ermeni olmasıyla yakın ilişkisini akla
getirmektedir. 2 Ocak 2014’ten beri yüksek güvenlikli cezaevinde tutulan Sevan
Nişanyan’a bu süre içinde hücre cezası verilmiş, üç kez sürgüne gönderilmiş,
Buca Cezaevi’nde kışın soğuk beton üzerinde yatırılmış, Ali Ağa Cezaevi’nde
tamamı cinayetten müebbet hükümlülerin olduğu koğuşta tutulmuş, itirazımız
sonrasında tecrit hücresine konmuştur. Sevan’ın 1915’te belirsizliğe yollanan
Ermeni aydınlardan farkı yoktur. Sevan’da Ermeni aydınları gibi bir belirsizlik
yolcusudur. Kendisine cezaevinde nasıl davranılıyor? Ailesi ve arkadaşları
ziyaretine gidebiliyor mu? Sevan bugün Aydın Yenipazar Cezaevi’nde. Yenipazar
Cezaevi yüksek güvenlikli bir cezaevidir. Yüksek güvenlikli cezaevi her şeyi
açıklar. Ailesinin haftada bir kez 45 dakikalık görüşüne ve haftada 10 dakika
ailesi ile telefonla görüşmesine izin verilmektedir. Arkadaşları ancak
Aydın’daki infaz savcısının izin vermesi halinde Sevan ile görüşebilirler. Ben
600 km yol gittikten sonra ancak 10 dakika kadar görüşebildim. Şirince Köyü
hakkında ne dersiniz? Faal durumda mı? Gelen turistler var mı? Şirince, Türkçe
“Benden Selam Söyle Anadolu’ya” adıyla yayımlanan çağdaş Helen yazar Dido
Sotiriyu'nun gerçek adı “Kanlı Topraklar” (Matomena Homata) olan özyaşam
öyküsünde Kırkınca olarak anılan ve Sotiriyu’nun doğduğu bir Helen köyüdür. Bu
köy 17. yüzyılda Yunanistan’ın Epir bölgesinden Küçük Asya’ya sürgün edilen
Helenlerin kurduğu ve özgün mimarisi olan bir köy. Köy, Mütareke sonrası Küçük
Asya Helenlerinin direniş odaklarından biridir aynı zamanda. Doğal yapısı
direnişe uygundur. Direniş süreci Kanlı Topraklar’da ayrıntılı anlatılır.
Köylüler 1924 Mübadelesi ile ikinci kez sürgünle köylerinden kovulmuş ve bugün
Selanik yakınlarında Nea Ephesus adıyla yeniden kurdukları köyde
yaşamaktadırlar. Sevan unutulmuş bu Helen köyünü ayağa kaldırmış ve özgün Helen
mimarisini geleceğe taşımıştır. Şirince bu gün Türkiye’nin çok önemli bir
turizm merkezidir. Sevan bu tarihi Helen köyünü ölümden kurtarmıştır. Şirince,
Sevan sayesinde bugün bir turizm merkezine dönüşmüştür. (Demokrat Haber)
Demokrat Haber

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.