Bin beş yüz yıl Ermeni dilinde iletişimin yazılı mecrası
olarak hizmet verdikten sonra Klasik Ermenice ya da Grabar (sözcük anlamı
“edebi” – “harfler kullanılarak”, “yazılı”) 19. yüzyılda yavaş yavaş kayboldu.
Bu süreçte doğal olarak konuşulan dil giderek değişti. Artık zaten, Orta
Ermenice olarak anılan dilde çok sayıda yazılı ve basılı eser verilmekteydi. Bu
dil, bölgeden bölgeye, dönemden döneme gramer ve sözcük dağarcığı açısından
farklılıklar içeren bir evrim geçiriyordu.
Dilde reform ve modernleşme yönünde adımlar atılmaya,
aynı zamanda o döneme kadar Ermeni Kilisesi’nin eğitim üzerindeki tekelinin
kaldırılmaya başlandığında, Ermenilerin büyük bölümü iki imparatorluğun, batıda
Osmanlıların, doğuda Rusların egemenliği altında yaşıyordu. Bu yüzden de Ermeni
dilinin iki formel, edebi ve resmi formu gelişti. Batı Ermenicesi, Konstantinopolis
(İstanbul) lehçesine dayanıyor ve Osmanlı topraklarındaki diğer Ermenilerin
dilini de etkiliyordu. Doğu Ermenicesi ise, sayıca hiç de az olmayan ve en
zengin, en aktif Rusya Ermenilerinin bulunduğu Tiflis’e kadar uzanan Ararat
ovası diyalektini temel almıştı. İran Ermenileri de, konuşulduğunda
farklılıklar gösterse de, doğu Ermenicesini kullanıyordu. Tüm bu formlarıyla
birlikte modern Ermeniceye “Aşkharhabar” (Batı Ermenice telaffuzunda
Aşkharhapar – sözcük “dünyevi”, “laik”, kiliseye ait olmayan anlamındadır) adı
da verilir.
İki farklı Ermeniceyi konuşan Ermeni, eğer dile
hakimlerse, birbirlerini anlayabilirler. Ama seslerdeki farklılıklar nedeniyle
birçok Ermeni, dilin diğer versiyonunu kullanan kişiyi anlamakta zorluk çeker.
Gramerler de, sözcük dağarcığında da farklılıklar bulunur. Ayrıca Sovyet
döneminde Doğu Ermenicesinin imlasında reform yapılmış, bu nedenle Ermenistan
Cumhuriyeti ve eski SSCB’de kullanılan Ermenicenin yazımı Batı Ermenicesinden
farklıdır. İran Ermenileri Doğu Ermenicesi konuşsalar da reform öncesi
versiyonu benimsediklerinden Batı Ermenicesiyle aynı yazımı kullanırlar.
Ne var ki bu farklılıklar, önde gelen bir Amerikalı
kültürel antropoloğun (damadının Ermeni olduğunu kendisi söylemişti),
Ermenicenin uluslararası bir dil olarak kullanılabileceği düşüncesini öne
sürmesini engellemedi. Margaret Meade (1901 – 1978) bu görüşünü 1965 Birleşmiş
Millerler Uluslararası İşbirliği Yılı’nda dile getirdi. Mead, örneğin,
bilindiği gibi uluslararası kullanım için geliştirilmiş yapay bir dil olan
Esperanto’dansa, doğal bir dilin uluslararası standart olarak kabul
edilebileceğini savunmuştu. 1960’lı yılların ortamını düşündüğümüzde, Soğuk
Savaş döneminin iki süper gücünden hiçbirinin diğer taraftan bir ulusun dilinin
uluslararası dil olarak kullanılmasını kabul etmeyeceği belliydi. Ancak gerek
Komünist dünyada, gerekse Batı’da, aynı zamanda gezegenin önde gelen birçok
başka dilinden birinin yanı sıra Ermenice konuşan insanlar vardı.
Meade’in planı tabii ki tutmadı. Ama, eğer tutsaydı, Batı
Ermenicesinin mi, Doğu Ermenicesinin mi seçileceğini, ya da “Aşkharhabar”ın
sözlük anlamının hiç beklenmedik ürünler verip vermeyeceğini merak etmemek zor.
Doğu ve Batı Ermenicesi arasındaki farklardan örnekler
duymak için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:
Referanslar ve Diğer Kaynaklar
1. “On Margaret Mead’s Birthday”, Civilnet, 16 Aralık
2013
2. Omniglot. “Armenian”
3. Nareg Seferian. “Western Armenian & Eastern
Armenian – Pronunciation Differences”, 6 dakika.
4. Irene Thompson, Jon Phillips. “Armenian”, about world
languages, 16 Mayıs 2013
5. Wikipedia: “Armenian language”
Bizi takip edin
Distribution of Armenian dialects in the Ottoman and
Russian empires, according to Adjarian’s Classification des dialectes
arméniens, published in 1909; many dialects disappeared as a result of the
Armenian Genocide and due to other demographic and social shifts of the 20th
century.
Görsele ait bilgi
1909’da yayımlanan Adjarian’ın Classification des dialectes
arméniens kitabına göre Ermenice lehçelerinin Osmanlı ve Rus
imparatorluklarındaki dağılımı. Ermeni Soykırımı sonucunda ve 20. yüzyıldaki
diğer demografik ve toplumsal değişimlerin etkisiyle Ermenicenin birçok lehçesi
yok oldu.
Atıf ve Kaynak
Yerevanci (kendisi tarafından eklenmiştir)
[CC-BY-SA-3.0], bkz. Wikimedia Commons
Facebook – Twitter – Instagram – Google+

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.