Cengiz Han’ın adı hâlâ Avrasya’da, orta çağda ordularıyla
geniş alanları istila edip yağmalayan Moğol hükümdarı ve talancısı kimliğinin
bir paradigması olarak ününü korur. Moğol İmparatorluğu 1200’lü yılların
başlarında Orta Asya’dan dört bir yana, Orta Doğu’ya, Yakın Doğu’ya, bugün
büyük bölümü Rusya ve Çin topraklarında olan bölgelere yayılmış, bir uçta
Hindistan’dan, diğer uçta Avrupa’nın doğu kısmına kadar uzanan bir coğrafyaya
hakim olmuştur. Sonraki bir buçuk yüz yıl boyunca Moğol istilalarına acımasız
yağmalar eşlik etmiş olsa da, egemenlikleri altındaki geniş topraklar aynı
zamanda ticaret, döneme ait fikir ve teknolojilerin karşılıklı alışverişi
sayesinde önemli gelişmelere de sahne olmuştur.
Daha geleneksel Ermeni toprakları da Moğol egemenliği
altına girmiş ve Moğolların boyunduruğu altında az eziyet çekmemiştir. Ne var
ki, bugün Türkiye’nin güneydoğu sahillerinde yer alan Kilikya Ermeni Krallığı,
ortak tehditlere, yani bölgedeki Arap ve Türk güçlerine karşı ittifak
oluşturmak üzere Moğollarla diplomatik ilişkiler geliştirmiştir. Bir Hıristiyan
kıyı krallığı ile uzak, istilacı, pagan bir güç arasında, bölgedeki Müslüman
varlığına karşı böylesi bir ittifak, pek de alışılmış bir şey değildi ve
doğrusu mükkemmel bir jeopolitik örneğiydi!
1226 – 1270 yılları arasında hüküm süren 1. Hetum,
Kilikya Ermeni kralları arasında en uzun süre tahtta kalandı. Hetum, kardeşi
Sbmat’ı 1247 yılında – Marco Polo’nun efsanevi seyahatlerinden 20 yılı aşkın
bir süre önce – Karakurum’daki Moğol sarayına gönderdi. Smbat bir Moğol
prensesiyle evlenmiş olarak geri döndü, ama seyahatin diplomatik getirisi pek
az oldu. Bunun üzerine 1254 yılında, seyahatin bir kısmında kimliğini gizlemek
suretiyle, Hetum’un kendisi yola çıktı. Akdeniz sahili boyunca kıyıyı takip
eden, Hazar Denizi’nin çevresinden dolaşarak Asya’nın ortasından geçen güzerhâh
üzerinden yapılan her iki yolculuk da bir yıldan fazla sürdü.
Dolayısıyla Moğolları ziyaret eden ilk Hıristiyan
hükümdar, Kilikya Ermenilerinin kralı 1. Hetum’du. Her ne kadar kroniklerin
kayıtlarında Moğol Hanının bu yolculuklar sırasında Hıristiyanlığı kabul
ettiğine dair notlar bulunsa da, bu iddiayı doğrulayacak kanıt bulunmuyor. Ne
var ki görüşmeler sonucunda, büyük bölümünde Ermenilerin ve diğer
Hıristiyanların yaşadığı çok geniş bir alana yayılan Moğol topraklarında
bulunan kiliseler ve manastırlar gibi Hıristiyan kurumları vergiden muaf
tutuldu. Bunun karşılığında da Kilikya Ermeni Krallığı ve tarihi
Ermenistan’daki iki yarı-bağımsız bölge, Müslüman topraklarına karşı
seferlerinde Moğol hükümdarlarıyla ittifak yaptı.
Sonraki yıllarda, örneğin 1260 yılında Halep ve Şam’ın
Moğol istilası sırasında, Ermeniler Moğol bayrağı altında savaştılar. O yıllar
Moğol istilasının zirveye ulaştığı dönemdi. Ortak askeri harekâtlar sonraki on
yıllarda da devam etti. Ancak Kilikya Ermeni Krallığı bir dizi yenilgi yaşadı
ve Moğol Hanı da sonunda İslamiyeti kabul etti.
Referanslar ve Diğer Kaynaklar
1. Seta B. Dadoyan. The Armenians in the Medieval Islamic
World: Armenian Realpolitik in the Islamic World and Diverging ParadigmsCase of
Cilicia Eleventh to Fourteenth Centuries. Transaction Publishers, 2013, s.
181-183
2. Vahan M. Kurkjian. A History of Armenia. AGBU, 1958,
s. 242-244
3. Wikipedia: “Armenian Kingdom of Cilicia”
4. Wikipedia: “Mongol Empire”
Bizi takip edin
King Hetoum II of Armenian Cilicia and the Mongol Khan
Ghazan, from an early 14th century manuscript.
Görsele ait bilgi
Kilikya Ermeni Kralı II. Hetum ve Moğol Hanı Gazan. 14.
yüzyıla ait bir el yazmasından.
Atıf ve kaynak
Anonim [Genel kullanıma açık alan], Wikimedia Commons
Facebook – Twitter – Instagram – Google+

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.