ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin düzenlediği basın
toplantısıyla açıklanan '2014 Ülkeler İnsan Hakları Uygulamaları Raporu’nun,
Türkiye’ye ilişkin hazırlanan bölümü 63 sayfa tuttu… En önemli insan hakları
sorunları da şu şekilde sıralandı: Cezasızlık ve adaletin yerine getirilmesinde
yetersizlikler…"Ceza kanunu ve terörle mücadele kanunu kısıtlayıcı birçok
madde içermektedir "… Raporda, gazetecilerin hükümeti eleştirmeleri
halinde misillemeye maruz kalacaklarından korkmaları nedeniyle otosansürün
yaygın olarak uygulandığı da belirtildi…"Ayrımcılık ve tacize maruz
kaldılar" Hükümetin, toplumun savunmasız kesimlerini toplumsal taciz,
ayrımcılık ve şiddetten etkin biçimde koruyamadığının belirtildiği raporda,
Kürtlerin, özellikle de toplanma özgürlüğünün kısıtlanması konusunda insan
hakları sorunları ile karşı karşıya kalmaya devam ettiği vurgulandı…“Aşırı
kalabalık da dâhil olmak üzere cezaevlerindeki kötü şartlar; dini özgürlüklere
getirilen kısıtlamalar; insan hakları kuruluşlarına hükümet tarafından
getirilen kısıtlamalar ile siyasi liderler ve hükümete yakın medya kuruluşları
tarafından dile getirilen anti-semitik ifadelerde görülen artış.
***
ABD'nin geleneksel olarak yayınladığı İnsan Hakları
Raporu'nda, Türkiye'ye eleştiri getirildi, “Yargı makamı ve emniyet teşkilatı
politize olmuştur” denildi.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin düzenlediği basın
toplantısıyla açıklanan '2014 Ülkeler İnsan Hakları Uygulamaları Raporu’nun,
Türkiye’ye ilişkin hazırlanan bölümü 63 sayfa tuttu.
Hükümetin uygulamalarını eleştiren medya kuruluşları ve
gazeteciler üzerinde intikam amaçlı cezalandırma, hapse atma, işinden ettirme
politikaları uygulandığı belirtilen raporda, Cumhurbaşkanı Recep Tayip
Erdoğan'a 32 kez atıfta bulunuldu.
Türkiye'de yargı ve hukuk sisteminin, devletin kolluk
kuvvetlerinin siyasallaştırıldığı da belirtilen raporda, Gezi Parkı olaylarında
yaşananlar, Berkin Elvan'ın ölümü, Şırnak'ta 34 kişinin öldürülmesi gibi
konular da ayrıntılı olarak ele alındı.
Sivil yetkililerin, güvenlik güçlerini etkin bir biçimde
denetim altında tutmayı sürdürdüklerinin belirtildiği raporda, yıl içerisinde yaşanan
en önemli insan hakları sorunları da şu şekilde sıralandı:
“Cezasızlık ve adaletin yerine getirilmesinde
yetersizlikler: Yargı makamı ve emniyet teşkilatı politize olmuştur, usülsüzlük
ve taraflılık görüntüsü çizmektedir. Hükümet, birkaç üst düzey hükümet
yetkilisi ve aileleri aleyhine açılan yolsuzlukla mücadele soruşturmasına
cevaben binlerce polis memurunun ve savcının görev yerlerini değiştirmiştir;
soruşturmayı açan savcılar ise görevden alınmıştır. Hükümet soruşturmayı
kapatmış, toplanan delilleri ise imha etmiştir; soruşturmaya katılan pek çok
polis memuru hükümeti devirmek amacıyla komplo düzenlemekle alenen
suçlanmıştır. 2013 ve 2014 yıllarında düzinelerce göstericinin ölümüne ve
onlarcasının yaralanmasına neden olan aşırı güç kullanımı nedeniyle çok az
polis yargılanmıştır. Yürütme organı, adli atamalar ve disiplinden sorumlu
kurumları daha yoğun kontrol altına almış ve hakimlerin tek başına olağanüstü
yetkilere sahip olduğu yeni mahkemeler kurup, bunları siyasi açıdan hassas
davalara bakmak üzere görevlendirmiştir; bu da siyasi bağlantıları bulunan
kişilere gelecekte açılabilecek muhtemel soruşturmalar üzerinde caydırıcı etki
yaratmıştır. Savcı ve hakimlere sağlanan geniş hareket serbestisi, davaların
tutarsız kararlarla sonuçlanması yönünde etkili olmuştur. Yetkililer, kapsamı
geniş tutulmuş terörle mücadele kanununa yaygın bir biçimde, şeffaflığı sınırlı
ölçüde gözeterek başvurmuş ve keyfi tutuklamalar, tutukluların uzun ve belirsiz
sürelerde gözaltında tutulması ve dava süreçlerinin uzaması devam etmiştir.”
"Ceza kanunu ve terörle mücadele kanunu kısıtlayıcı
birçok madde içermektedir "
Ceza kanunu ile terörle mücadele kanununun ifade, basın
ve internet özgürlüğünü kısıtlayıcı birçok madde içerdiğinin belirtildiği
raporda, çoğunluğu yasadışı örgüt ile bağlantı suçlamasıyla, en az yedi
gazetecinin cezaevinde olduğu belirtildi.
Raporda, gazetecilerin hükümeti eleştirmeleri halinde
misillemeye maruz kalacaklarından korkmaları nedeniyle otosansürün yaygın
olarak uygulandığı da belirtildi. Eleştiriler şöyle devam etti:
“Hükümet, bazı dini, siyasi ve kültürel bakış açılarına
sempatik bakan bireyleri kötülemiş ve haklarında koğuşturma açmıştır. Yeni
yasalar devlete, internet sitelerini adli gözetim olmaksızın engellemeye
yönelik genişletilmiş yetkiler sağlamıştır. Emniyet güçleri protestoları
dağıtmak için aşırı güç kullanmış, yüzlerce göstericiyi göz altına alıp
birçoğunu da terörle mücadele kanununu ihlal etmekle suçlamıştır. Çıkarılan
yeni bir yasa ile ruhsatlı tesislerin haricinde tıbbi hizmet verilmesi suç
sayılmış, böylelikle yaralı göstericileri tedavi eden doktorlara yönelik hukuki
sorumluluk yaratmıştır. Bazı vakalarda savcılar, gösterilere dair güncel bilgi
sağlamak amacıyla sosyal medyayı kullanan kişiler hakkında uzun süreli hapis cezaları
istemiştir. “
"Ayrımcılık ve tacize maruz kaldılar"
Hükümetin, toplumun savunmasız kesimlerini toplumsal
taciz, ayrımcılık ve şiddetten etkin biçimde koruyamadığının belirtildiği
raporda, Kürtlerin, özellikle de toplanma özgürlüğünün kısıtlanması konusunda
insan hakları sorunları ile karşı karşıya kalmaya devam ettiği vurgulandı.
“Romanlar, kadınlar, çocuklar ve lezbiyen, gay, biseksüel
ve trans (LGBT) bireyler de ayrımcılık ve tacize maruz kalmıştır. Namus
cinayeti olarak adlandırılan cinayetler de dâhil olmak üzere, kadınlara
uygulanan şiddet önemli bir sorun teşkil etmeyi sürdürmüştür, çocuk evlilikleri
de devam etmiştir” denilen raporda diğer eleştiriler ise şöyle sıralandı:
“Aşırı kalabalık da dâhil olmak üzere cezaevlerindeki
kötü şartlar; dini özgürlüklere getirilen kısıtlamalar; insan hakları
kuruluşlarına hükümet tarafından getirilen kısıtlamalar ile siyasi liderler ve
hükümete yakın medya kuruluşları tarafından dile getirilen anti-semitik
ifadelerde görülen artış. Hükümetin, insan hakları ihlalleri ile suçlanan
emniyet teşkilatı mensupları ve diğer yetkililer hakkında soruşturma açma,
kovuşturma yapma ve bu kişileri cezalandırma yönünde attığı adımlar kısıtlı
kalmıştır. Cezasızlık bir sorun teşkil etmiştir."
Kaynak: DHA
Primary Topic:
Türkiye
Konular ABD, Türkiye
Amerika Birleşik Devletleri
39° 1' 39.7884" N, 35° 17' 17.1096" E
See map: Google Maps
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.