Mustafa Elveren*
CNN TÜRK'te canlı olarak yayınlanan "Seçim
Özel" programına katılan HDP Amed Milletvekili Altan Tan’ın;
"Selahattin Bey ben inançlı bir Müslüman'ım ve tek kıblemiz var o da
Kabe'dir dedi, böyle bir laf daha Kemal Kılıçdaroğlu'ndan duyulmadı”(1) sözleri
başta Aleviler olmak üzere tüm duyarlı insanları derinden yaraladığını
düşünüyorum. Bay Altan Tan Alevilerin ve sosyalistlerin duyarlılığını göz önüne
almadan bu gafı yapması düşündürücüdür. Çünkü Alevilerin kıblesi insan olduğu
bütün Dünya âlem biliyor.
HDP Amed Milletvekili Altan Tan’ın bu güne kadar
sosyalistler ile Aleviler hakkında yaptığı gaflar ve saldırılar, benim gibi
HDP’lilerin sabrı taşmaktadır. İki gündür sosyal paylaşım siteleri üzerinden
Sayın Kılıçdaroğlu'nun Alevi kimliği hatırlatılarak, Altan Tan'a tepki yağdı.
Ne yazık ki, Altan Tan hakkında yazılan yorumlar yorum olmaktan çıktı,
hakaretlere kadar vardı.
Yine sosyal medya üzerinden konu ile ilgili tepkisini
dile getiren Hüseyin Aygün şu yorumu yaptı; “"Tayyip Erdoğan'dan
Kılıçdaroğlu'na: 'Ben Kuranla büyüdüm, senin Kuranla ilişkin belli.' Altan
Tan'dan Kılıçdaroğlu'na: 'Müslümanım demedin.' (…) Altan Tan sadece ayrımcılık,
dinsel nefretçilik, aydınlanmaya düşmanlık yapmıyor. Muhtemel bir CHP-HDP
koalisyonunu da dinamitlemek istiyor"
Ben Sayın Aygün’ün Kürtlerle ilgili düşüncelerini hiç
benimsemiyorum. Ancak Hüseyin Aygün’ün yukarıdaki yorumunu dikkate almak
durumundayız.
Altan Tan birçok platformda ve programda; bir taraftan
“HDP, herkesi içinde barındırmalıdır. Alevileri, Müslümanları, solcuları,
ateistler…” söyler, diğer taraftan ise, “HDP’de sosyalistler ve ateistler
partiye hâkim oldular…” diye serzenişte bulunuyor. Bu çelişkili anlayışını
HDP’nin güçlenmesi için hep sineye çektik. Sosyalistleri ve ateistleri
incitmekle kalmadı, bu defa Alevileri de hedef aldı.
Bundan tam 8 yıl önce Altan Tan’ın Aleviler ve
sosyalistler için sarf ettiği sözlerine karşı tepkimi o gün yazdığım “Altan
Tan'ın Tencere-Kapak Uydurması” başlıklı yazının birkaç cümlesini sizlerle
paylaşmak istiyorum.
“Bakın Hazret neler söylemiş; ‘Tencerenin kapağı Marksist
ve Alevi çizgidedir. Bugün PKK'nın yönetici kadrosunun önemli bir kısmı
Pazarcık, Elbistan ve Tunceli kökenlidir. Çoğu Stalinist bir anlayıştan
geliyor. Tencerenin kendisi ise Sünni, Şafi ve Nakşibendi'dir. Dolayısıyla
bugün tencereyle kapak arasında bir uyum sorunu vardır …22 bağımsız DTP'li
içinde namaz kılan, Ramazan orucunu ful tutan bir tek kişi yok…’(2)
Öyle anlaşılıyor ki; büyük çoğunluğu Şafi olan kürtlerle
ve yine önemli bir bölümü sosyalist düşünceye sahip Alevi Kürtlerin PKK’nin
etkisiyle birlikte hareket etmelerini, Altan Tan içine sindiremiyor. (…)
Eğer Pazarcık, Elbistan ve Tunceli kökenli Kürtlerin PKK
kadrolarına hakim olduğu tespiti doğru ise, bence sevindirici bir durumdur.
Çünkü, yazar gibi dinci kadrolar hakim olsaydı acaba bu gün Türkiye nasıl bir
durumda olurdu? Orta Doğu’da oluk oluk akan kanın ve gözyaşlarının sebebi de bu
anlayıştan kaynaklandığını halkımız bilmelidir”
Benim kıblen seni ne ilgilendiriyor? İster taşa, ister
insana taparım, sana ne? Kılıçdaroğlu’nun kıblesi seni niye rahatsız ediyor? O
Kılıçdaroğlu ki, “En hakiki Müslüman benim” diyor. İslam peygamberine ve kitabı
Kuran’a toz kondurmuyor. Yine de Altan Tan gibilerine yaranamıyor!
SELOCAN gibi demokrat bir lider zor yaratılır. O nedenle
HDP’nin; çeşitli ideolojilerden, etnik kimliklerden ve inançlardan oluşan bir
çiçek bahçesi olduğunu unutmamalıyız. Artık dinci ve gerici söylemlerden
vazgeçip, evrensel hukuk çerçevesinde demokratik tavır sergilenmelidir.
Sayın Altan Tan’ın en kısa zamanda demokratik tavrını
netleştirip, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ve Alevilerden özür dilemelidir. Ancak
böyle bir özür yüreğimize su serpecektir. Aksi halde oluşturulan bu kutsal
birliktelik ayrışmalara gebe kalır.
10.06.2015
*Em. Öğrt.
NOTLAR:
(1)-
http://www.cnnturk.com/video/turkiye/altan-tanin-kilicdarogluna-yonelik-sozleri-kizdirdi
(2)-
http://gomanweb.org/GOMANWEB2/koman_dosyalari/mustafa_elveren/mustafa64.htm
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.