Başbakan Yardımcısı Arınç, Üsküdar'daki Surp Haç Tıbrevank Ermeni
Lisesi'nde karne törenine katıldı.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, acı olayları her gün
gündeme getirip suçlu aramanın zamanı olmadığını belirterek, "Tarihte
yaşanan olayları tarihçilerin araştırması, konuşması, belki arşivlere girerek
ciddi araştırmalar da yapması gerekir ama bunu bir siyasi koz olarak
kullanmanın, bu güzel ülkeyi, bu cennet vatanı suçlu ilan etmeye kalkmanın yanlış
olduğunu düşünüyorum" dedi.
Genç bir nüfusa sahip Türkiye'nin Avrupa'nın bazı ülkeleri
gibi olmadığını ifade eden Arınç, Türkiye'deki 78 milyon insanın yarısının yaş
ortalamasının 30'un altında olduğunu, 19 milyonu da ortaöğretim seviyesindeki
gençlerin oluşturduğunu anlattı.
Genç nüfusun büyük bir servet ve enerji olduğunu dile
getiren Arınç, "Eğer nitelikli bir eğitimle gençlerimizi
yetiştirebilirsek, onlardan bugün için de gelecek için de istifade
edebileceğimizi düşünüyorum. Bütün insanlık için de hayırlı sonuçlar
alacağımıza inanıyorum" dedi.
Göreve ilk başladığında iyi, samimi ilişkiler kurmaya
çalıştıklarını ifade eden Arınç, "Biz bu ülkenin tamamıyız, birlikte
Türkiye'yiz. Ermeni yurttaşlarımız da bu ülkenin bir parçasıdır. Siz olmazsanız
biz eksik oluruz. Bu ülkenin değerleri hepimizin değerleridir. Onlara saygı
göstermek de hepimizin üzerine düşen bir görevdir. Ama Türkiye Cumhuriyeti'nin
vatandaşı olan hepimiz etnisite farklılığı sebebiyle değil, farklı inançlara
bağlı olmak farklılığıyla da değil, biz bu ülkenin birinci sınıf
yurttaşlarıyız. Birimizin diğerinden bir üstünlüğü de söz konusu değildir''
diye konuştu.
- ''Hrant Dink suikasti hepimizi derinden üzdü"
Bülent Arınç, Ermenilerin yüzyıllardır Türkiye'nin vatan ve
millet olarak ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Meclis Başkanıyım. Hrant Dink'e suikast oldu, çok acı
bir olay hepimizi derinden üzdü. Allah şahittir bunu samimiyetle söylüyorum.
Vahşice, alçakça katledilmesi ki hala yargı süreci bitmedi. Onu da takip
ediyorum. Bakırköy'deki evine gittim. Eşi Rakel hanımefendi, gelinleri, genç
kızlar, çocukları vardı. O gün evde gördüğüm manzara, bizim Anadolu'da kendi
evimizde gördüğümüz manzaranın bir eşiydi. Konuşma aynı konuşma, düşünce aynı
düşünce. Rakel Dink'in cenaze kaldırılıyorken pencereden yaptığı konuşma bir
destansı konuşmadır. Biz bu topraklar üzerinde, tarihin, kaderin birlikte
yaşattığı insanlarız. Çok güzel günlerimiz de geçti, çok acı olaylar da
yaşadık."
- "Acı olayları hatırlayarak suçlular aramanın zamanı
değil"
Başbakan Yardımcısı Arınç, 1915 olaylarına da değinerek,
"Türkiye'yi suçlamasınlar, çok acı ve çok trajik olaylar yaşandı. Ölenler
oldu, öldürenler oldu. Bu olaylardan hepimiz zarar gördük. Sadece belli bir
etnisiteye karşı yapılmış bir olay değil, 1915 şartları içinde gerçekten
gözlerimizi yaşartan çok trajik olaylar yaşadığımızı ifade edebilirim. Ama
artık bunları her gün konuşmanın, her gün tarihteki bu acı olayları
hatırlayarak suçlular aramanın veya ilan etmenin zamanı değil" dedi.
Hükümet olarak cemaat vakıflarını kabul etme,
gayrimenkulleri iade etme, sahip oldukları hakları yeniden iade etme konusunda
çok ciddi kararlar aldıklarına değinen Arınç, bunun bir lütuf olmadığını dile
getirdi.
Bülent Arınç, "Acı olayları her gün gündeme getirip
suçlu aramanın zamanı değil. Tarihte yaşanan olayları tarihçilerin araştırması,
konuşması, belki arşivlere girerek ciddi araştırmalar da yapması gerekir ama
bunu bir siyasi koz olarak kullanmanın, bu güzel ülkeyi, bu cennet vatanı suçlu
ilan etmeye kalkmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Kimseye de faydasının
olmadığının bilincindeyim" ifadelerini kullandı.
- "Ben prensip olarak bir komşu ülkeyle sıfır sorun
isterim"
Türkiye'nin komşusu olan Ermenistan ile iyi ilişkiler kurmak
istediklerini belirten Arınç, Meclis Başkanı olduğu dönemde Avrupa Konseyi'nde
Ermenistan Meclis Başkanı ile yaptıkları görüşmeyi anlattı. Bu görüşmede iki
ülke arasındaki konuların gündeme geldiğini aktaran Arınç, Ermenistan Meclis
Başkanı'nın "Anlatılanların bir kısmı doğru değil ama hepsi doğru bile
olsa, siz büyük bir devletsiniz. Büyük devletlere büyüklük yakışır, gelin bu
işleri birlikte çözelim" dediğini ifade etti.
Bu konuda sonraki süreçte bazı adımlar attığını, 2009'da
İsviçre'de bazı anlaşmaların, protokollerin imzalandığını ancak arkasının
gelmediğini söyleyen Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben prensip olarak bir komşu ülkeyle sıfır sorun
isterim. Diplomatik ilişkilerin de kurulmasını, sınırların açılmasını, insani
yardımlar gidip geliyor ama her konuda bir diplomatik ilişkinin başlamasını
arzu ederim. Burada bizim adım atmamız gereken yerler vardır ama daha fazla
karşı tarafın da yani Ermenistan hükümetini kastediyorum, onların da yapması
gerekenler vardır. Bir gün eminim böyle bir mezuniyet töreninde Ermenistan'ın
başbakanı, bakanları bulunsun, bizler de orada bazı temasları daha dostane
yapalım."
Karne töreninde ayrıca Vakıflar Genel Meclisi Azınlık
Vakıfları Temsilcisi Toros Alcan da lisenin tarihçesi hakkında katılımcılara
bilgi verdi.
Törene, Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Üsküdar Belediye
Başkanı Hilmi Türkmen, Surp Haç Tıbrevank Lisesi Müdürü Armen Saruhanyan,
Kurucu Temsilcisi Varujan Bulgan, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Vasken
Barın, Türkiye Ermenileri Patrikhanesi Ruhani Kurul Başkanı Başrahip Tatul
Anuşyan, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Alcan ve Bulgan, konuşmasının ardından Arınç'a plaket takdim
etti. Törende takdir, teşekkür ve onur belgeleri öğrencilere dağıtıldı. Bülent
Arınç, 9. sınıfı birincilikle bitiren Sevag Pillibos Hergel'e, Vakıflar Genel
Müdürü Ertem de Ermeni Edebiyatı'nda en yüksek notu alan 9. sınıf öğrencisi
Serena Tara Nerdenyan'a takdir belgesini sundu. Başarılı öğrencilere ayrıca
lisenin eski bir mezunu tarafından altın hediye edildi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, belgelerin dağıtılmasının
ardından öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi. Arınç, karne töreninden sonra
lisenin inşasına ilişkin Osmanlı Padişahı Abdülmecit'in Ermenice yazılmış
fermanını beraberindekilerle inceledi.
(AA)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.