Honaz’daki Hisar Camisi, ibadete kapılarını kilise olarak
açtı. 70 yıldır ise cami olarak kullanılıyor. Honaz’da yaşayan ve mübadeleyle
Yunanistan’a göç eden Rumlar döneminde inşa edilen yapıdaki barok tarzı
süslemeler, hemen dikkati çekiyor. Günah çıkarma ve vaftiz bölümleri de ahşap
bir kapakla kapatılarak korunmuş.
Yedeks ile Denizli’nin Tarihi Camileri yazı dizimize
Honaz’daki Hisar Camisi ile devam ediyoruz. İçinde bulunduğu mahalleyle aynı
adı taşıyan ibadethanenin kesin inşa tarihi bilinmiyor. İlk yapıldığında kilise
olan binada bulunan ve korumaya alınan çandaki 1882 tarihi, yapının 19 yüzyılda
yapılmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
YAPININ MİMARİ ÖZELLİKLERİ
Hisar Camisi, batı-doğu istikametinde dikdörtgen planlı
olup, tonoz örtülüdür. Yapının yuvarlak kemerli ana girişi batı cephesinde yer
alıyor. Kuzey cephesinde de bir giriş kapısı bulunmaktadır. Ancak buradaki
giriş kapısı zamanla pencereye, pencere açıklığı da sonradan kapıya
dönüştürülmüş. Yapının doğu cephesinde orijinal yapısından kalma apsis
bulunmamakla birlikte, apsis kemerinin izleri görülmektedir .
Yapı camiye dönüştürüldükten sonra, harimin kuzey bölümünde
ahşap desteklerin taşıdığı mahvil ilave edilmiştir. Harimin kuzey cehpesine de
sonradan kapalı bir mekan yapılarak son cemaat yeri olarak kullanılmaktadır.
Harimin kuzey ve güney cephelerinde dışarıdan dikdörtgen
çerçeve içine alınan yuvarlak kemerli üçer pencere var. Ancak, güney cephesinin
ortasındaki pencere sonradan mihraba dönüştürülmüş.
Yine yapının güney cephesine mihraba paralel ahşap minber
ile vaaz kürsüsü yerleştirilmiş. Minberin en üst bölümü kubbe şeklinde dizayn
edilirken, tepe noktasında bir alem dikkati çekiyor.
Caminin batı bölümünde Bursa kemerlerini taşıyan dört ahşap
sütunla giriş mekanı oluşturulmuş. Buradaki ve kuzey girişindeki kapıların
üzerinde ilk yapı hakkında bilgi verecek kitabe izlerinin sıva altında kaldığı
belirtiliyor.
Üzerin kiremitle kaplı olan tonoz örtünün iç yüzeyinde ve
mahfilin korkuluk kısımlarında, alçı malzemeyle yapılmış barok tarzında 19. yüzyıla
tarihlendirilen taşkın süslemeler ve rozetler, yapının en dikkat çeken yanını
oluşturuyor.
Mahfilin üst katında yer alan rozetlerin ise, yapının kilise
olarak kullanıldığı dönemde görevli papazların yerini belirlediği anlatılıyor.
Caminin kuzeybatı köşesinde tuğla örgülü ve tek şerafeli
minare bulunuyor. Minarenin alt kısmı fayansla kaplanmış. Bu uygulamanın
yapının tarihi dokusuyla uyuşmadığını hemen göze çarpıyor.
Yapının doğu ve güneydoğu kısmına sonradan ilave edilen
müştemilat, tonozlu kilise yapısını kapatıyor. Bu konuda geçmiş yıllarda
hazırlanan raporlarda, müştemilatın yıkılarak orijinal tonozlu kilise yapısının
ortaya çıkarılması gerektiği vurgulansa da bugüne kadar herhangi bir
düzenlemeye gidilmemiş.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.