Müsteşar Tekin, bugün bazı öğrencilerle ilgili, "din
kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olduğu halde puanlarının "0"
almış gibi hesaplandığı" yönündeki iddiaların anımsatılması üzerine
şunları kaydetti: "Bu konuda bize ulaşan yazılı bir başvuru yok, ancak
medyada yer alan haberlerden hareketle Bilgi İşlem Başkanlığımızı arayan
veliler var. MEB Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz
derhal araştırma başlattı. Araştırma neticesinde bu konuda, kimseyi mağdur
etmeyiz. Herhangi bir mağduriyet yaşanmadan gereken neyse yaparız. Ama şu anda
velilerimiz, öğrencilerimiz, bu konudaki yanlış bilgilendirmelere, yanlış
yorumlara itibar etmesinler. Yazılı talebi olmayan bir öğrencinin hem de dini
inançlarının açıklanması gibi oldukça hassas bir konuda kendiliğinden muaf
kabul edilmesi hem hukuken mümkün değil ve hem de bir temel hak ihlali.
Dolayısıyla ancak muafiyet talebi kabul edilen öğrencilerimizle ilgili muafiyet
işlemleri yapabiliriz. Eğer bu anlamda talebi değerlendirilmemiş öğrencilerimiz
varsa bu hata düzeltilir ama bunun dışında bir işlem yapılması mümkün
değil."
***
Din dersinden muaf azınlık öğrencilerin puanlarının
dersin sınavına girmiş ve sıfır almış gibi hesaplandığı iddia edilmişti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, Temel
Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında, din kültürü ve ahlak
bilgisi dersinden muaf olan öğrencilerden bazılarının puanının "0"
almış gibi hesaplandığı iddialarına ilişkin, "Bu konuda bize ulaşan yazılı
bir başvuru yok ancak medyada yer alan haberlerden hareketle Bilgi İşlem
Başkanlığımızı arayan veliler var. MEB Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri
Genel Müdürlüğümüz derhal araştırma başlattı" açıklamasını yaptı.
"Öğrencilerimiz, bakanlıktan yapılan açıklamalar
dışındaki açıklamalara itibar etmesinler" diyen Tekin, kayıt takvimiyle
ilgili yanlış ve art niyetli açıklamalar yapılabileceğini söyledi. Müsteşar Tekin,
kamuoyunun dikkat etmesi gereken hususlardan bir tanesinin de sınav
sonuçlarıyla ilgili yargı kararları olduğuna işaret ederek, "Yargı
kararlarının gecikmesi, bizi ciddi şekilde sıkıntıya sokuyor. Bütün sistem alt
üst oluyor" dedi.
Takvimde gecikmelerin olmaması için geçen yıl ivedi
yargılama ile ilgili bir kanun çıktığını ve yargılama sürecinin belli bir
süreyle sınırlandırıldığını anımsatan Tekin, şöyle devam etti:
"Yerleştirmeye esas puanlar, bizden kaynaklanmayan
ama yargının kararını geç vermesinden kaynaklanan sebeplerle birkaç günlük
gecikmeyle açıklandı. Bu gecikme takvimi aksatacak bir gecikme değil ama
kılavuzda belirttiğimiz tarihten birkaç gün sonra sonuçları ilan etmek zorunda
kaldık. Bunun temel sebebi, yargı kararının gecikmesidir. Başka da bir sebebi
yoktur. Sadece bir soruyu yargı iptal etti. Bu soruda da biz haklı olduğumuzu
düşünmemize rağmen, sorumuzun doğru olduğundan emin olmamıza rağmen
öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, velilerimizin daha fazla mağdur olmaması
için, itiraz ettiğimizde 15 günlük temyiz süresi sebebiyle mağduriyet
yaşanmaması için temyiz başvurusunda da bulunmuyoruz."
Müsteşar Tekin, bugün bazı öğrencilerle ilgili, "din
kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olduğu halde puanlarının "0"
almış gibi hesaplandığı" yönündeki iddiaların anımsatılması üzerine
şunları kaydetti:
"Bu konuda bize ulaşan yazılı bir başvuru yok, ancak
medyada yer alan haberlerden hareketle Bilgi İşlem Başkanlığımızı arayan
veliler var. MEB Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz
derhal araştırma başlattı. Araştırma neticesinde bu konuda, kimseyi mağdur
etmeyiz. Herhangi bir mağduriyet yaşanmadan gereken neyse yaparız. Ama şu anda
velilerimiz, öğrencilerimiz, bu konudaki yanlış bilgilendirmelere, yanlış
yorumlara itibar etmesinler.
Bilindiği gibi derslerden muaf olmak, yazılı bir talebe
bağlı olarak gerçekleştirilen bir idari işlem. Yazılı talebi olan
öğrencilerimizin başvuruları kabul edildiği anda e-okul verilerine muaf olduğu
bilgisi çıkar ve öğrenci muaf olur. Yazılı talebi olmayan bir öğrencinin hem de
dini inançlarının açıklanması gibi oldukça hassas bir konuda kendiliğinden muaf
kabul edilmesi hem hukuken mümkün değil ve hem de bir temel hak ihlali.
Dolayısıyla ancak muafiyet talebi kabul edilen öğrencilerimizle ilgili muafiyet
işlemleri yapabiliriz. Eğer bu anlamda talebi değerlendirilmemiş öğrencilerimiz
varsa bu hata düzeltilir ama bunun dışında bir işlem yapılması mümkün
değil."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.