İlk olarak 1 Mayıs afişleri özel güvenlikler tarafından yırtılmaya çalışıldı. Öğrenciler karşı koyunca kampüse 2 çevik kuvvet otobüsü ve 1 TOMA ile girildi. Özel güvenlikler önce 1 Mayıs afişlerini ardından Ermeni Soykırım anması pankartlarını hedef aldı. Katledilen Ermeni aydınların fotoğrafları paramparça edildi. Biz sadece acıları dile getirmeye çalışıyorduk. Ama buna bile izin verilmedi. Soykırım sürecinde katledilen Ermenilerin fotoğraflarına bile tahammül edilmedi. Özel güvenlik görevlileri bize coplarla, taş ve soda şişeleriyle saldırdı. Hırs ve hınçla sandalye fırlattı. Saldırı sırasında benim de aralarında olduğum 8 kişi ters kelepçe ile gözaltına alındı. Darp edildi. Bu süreçte bir güvenlik görevlisi tarafından hem fiziksel hem sözlü tacize uğradım. Güvenlik görevlileri bir başka öğrenciye ise “Sen Ermeni misin?” diye bağırıyordu.
***
11 Nisan'da Ağrı'daki provokasyonu ve 24 Nisan Ermeni
Soykırımı'nı protesto eden İTÜ'lü öğrencilere soruşturma açıldı. İTÜ'lü öğrencilere 11-24 Nisan soruşturması
İTÜ’lü öğrencilerin Ağrı’da 11 Nisan’daki çatışmayı protesto etmeleri ve 24
Nisan’da Ermeni Soykırımı’nı anmaları soruşturmaya neden oldu. Üniversite
yönetiminin başlattığı soruşturma sürecindeki öğrencilerden Ezgi Küreci ise
yaşananlara tepkili. Küreci, “Ağrı’daki provokasyonu protesto etmek de, Ermeni
Soykırımı’nı anmak da suçmuş” diyor.
Eylem sırasında güvenlik güçleri ile öğrenciler arasında
çıkan arbedede tacize uğradığını söyleyen Küreci, “İlk soruşturmamızın güvenliğini
sağlayanlar arasında beni taciz eden kişi de vardı. Beni nasıl onunla karşı
karşıya getirirler?” diye soruyor.
Gazeteci Serdar Korucu, soruşturmaya uğrayan
öğrencilerden Ezgi Küreci ile konuştu. Radikal’de yayımlanan söyleşi şöyle:
Sizin de arasında bulunduğunuz İTÜ’lü öğrencilerin iki eylemi ardından peşpeşe
soruşturmalar açıldı. Bu süreç nasıl gelişti?
İlk eylemimiz 15 Nisan’daydı. Ağrı’daki provokasyonu
protesto etmek için "Barışa karşı sıkılan kurşunların hesabını
soracağız" pankartı astık. Ancak bunun üzerine güvenlik görevlileri hiçbir
uyarıda bile bulunmadan pankartı yırttılar. Bu süreci kayıt altına almak
isteyen bir arkadaşımıza da fiziki saldırıda bulunuldu.
Diğer eylemse 24 Nisan’da Ermeni Soykırımı anmasına
yönelikti değil mi?
Evet. 24 Nisan günü Ermeni Soykırımı’nın 100.
yıldönümünde yaşamını yitirenleri anmak amacıyla “Hrant'la, Sevag'la,
soykırımla yüzleş!” pankartı ve katledilen Ermeniler’in fotoğrafları asıldı.
HDP İTÜ Gençlik Koordinasyonları tarafından organize edilen bu eylemin yanı
sıra DİP’li (Devrimci işçi Partili) öğrenciler tarafından 1 Mayıs’a çağrı
afişleri vardı. İlk olarak 1 Mayıs afişleri özel güvenlikler tarafından
yırtılmaya çalışıldı. Öğrenciler karşı koyunca kampüse 2 çevik kuvvet otobüsü
ve 1 TOMA ile girildi. Özel güvenlikler önce 1 Mayıs afişlerini ardından Ermeni
Soykırım anması pankartlarını hedef aldı. Katledilen Ermeni aydınların
fotoğrafları paramparça edildi. Biz sadece acıları dile getirmeye çalışıyorduk.
Ama buna bile izin verilmedi. Soykırım sürecinde katledilen Ermenilerin
fotoğraflarına bile tahammül edilmedi.
Size fiziksel şiddet uygulandı mı?
Özel güvenlik görevlileri bize coplarla, taş ve soda
şişeleriyle saldırdı. Hırs ve hınçla sandalye fırlattı. Saldırı sırasında benim
de aralarında olduğum 8 kişi ters kelepçe ile gözaltına alındı. Darp edildi. Bu
süreçte bir güvenlik görevlisi tarafından hem fiziksel hem sözlü tacize
uğradım. Güvenlik görevlileri bir başka öğrenciye ise “Sen Ermeni misin?” diye
bağırıyordu.
Hakkınızda açılan soruşturmalardan ne zaman haberiniz
oldu?
Soruşturmalar seçim haftasında açıldı. 2 Haziran’da Ağrı
çatışmasını protesto ile ilgili bir soruşturma 3 Haziran’daysa biri 24
Nisan’daki anma diğeri ise üniversitedeki olaylarla ilgili iki soruşturmanın
açıldığını öğrendik. Üniversitedeki olayda gerekçeye göre Sarıyer Ülkü
Ocağı’ndan gelerek okuldaki güvenlik güçlerini yaralayanların eylemlerinden
sorumluymuşuz! Onların üniversiteye gelme nedenleri bizmişiz!
24 Nisan anması için gerekçe nasıl açıklanıyor?
Rektör Yardımcısı Ali Fuat Aydın imzasıyla bize
gönderilen tebligatta “40 kişilik bir öğrenci grubunun sözde Ermeni soykırımını
anmak için izinsiz afiş asma girişiminde bulunduğu, izinsiz afiş asmanın YÖK
Disiplin Yönetmeliği’ne aykırı olduğu, uyarıya rağmen afişin indirilmediği,
bunun üzerine güvenlik müdürünün talimatıyla 30 kişilik özel güvenlik ekibinin
gruba müdahale ederek afişi indirdikleri” ifade ediliyor. 40 kişi hakkında
açılmış olan bu soruşturma kapsamındaki arkadaşlarımızın bazıları o gün
İstanbul’da bile değillerdi. Bunun kanıtları da var ama yine de soruşturma
açmışlar.
Soruşturmalar kapsamında savunmanızın ilkini Cuma günü
verdiniz. O süreçte neler yaşadınız?
Soruşturmanın yapıldığı yerde güvenlik görevlileri
bulunuyordu. Onlardan biri 24 Nisan’daki eylemimizde beni taciz eden kişiydi. O
kişi ile ilgili şikayetimi de yapmıştım. Ama onu benim karşıma çıkarttılar.
Bunun kasıtsız olduğunu nasıl düşünebilirim? Beni nasıl tacizci ile karşı
karşıya getirirler? Bu kadarını beklemiyorduk. 22 ve 23 Haziran’da da savunma
vereceğiz. Sonrasında HDP’li milletvekillerinin de katılımı ile bir eylem
düzenleyeceğiz.
Soruşturma dışında baskı ile karşılaşıyor musunuz?
İTÜ öğrencisi olmamıza rağmen zaman zaman kampüs
kapısından bile içeri sokulmuyoruz. Buna hiçbir neden de gösterilmiyor. Ya da
10 arkadaş çimlerde oturup sohbet ederken güvenlik görevlilerinin göz hapsine
alınıyoruz. Rektörlük Binası’na girmemize çoğu zaman izin verilmiyor. Dilekçe
vermek istediğimizde keyiflerine göre bizi binadan içeri alıyorlar. Dilekçe
vermemize izin verirlerse de gittiğimizde “özel güvenliklerin” eşliğinde Yazı
İşleri Odası’na götürülüyoruz.
Kaynak ==>
http://www.demokrathaber.net/roportajlar/ozel-guvenlik-bize-coplarla-soda-siseleriyle-sen-ermeni-misin-diye-bagirarak-saldirdi-h50643.html
Demokrat Haber

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.