Amerika Dışişleri Bakanlığı 2014 yılı İnsan Hakları
Raporu’nu yayınladı. Ülke bazında hazırlanan raporda 2014 yılı için, çok sayıda
kişi açısından “acı ve istismar yılı” ifadesi kullanılıyor… ABD Dışişleri
Bakanlığı’nın 2014 yılı insan hakları raporunda Türkiye’de özellikle üç alanda
insan hakları alanında sorunlara dikkat çekilmiş. Bunlardan birinde ihlallerin
cezalandırılmadığı ve adalet mekanizmasının yeterince işlemediği vurgulanıyor.
17 Aralık 2013’te başlayan hükümet içi yolsuzluk soruşturmalarına katılan polis
ve savcıların yerlerinin değiştirildiğinin altını çizen rapor bu çerçevede,
yargı ve emniyet güçlerinin siyasileştirildiğini, aynı operasyonları takiben
hükümet aleyhine açılan soruşturmanın kapatıldığını ve delillerin yok
edildiğini yazıyor.
***
Amerika Dışişleri Bakanlığı 2014 yılı İnsan Hakları
Raporu’nu yayınladı. Ülke bazında hazırlanan raporda 2014 yılı için, çok sayıda
kişi açısından “acı ve istismar yıl” ifadesi kullanılıyor.
Raporda Türkiye’deki insan hakları sorunlarına değinilen
63 sayfalık bir kısım var. Türkiye için “anayasal cumhuriyet ve bir
cumhurbaşkanının yer aldığı çok partili parlamenter sistem” tanımı yapan rapor,
en son 2011’deki genel seçimleri değerlendiriyor ve bu seçimlerin “serbest ve
adil” geçtiğini belirtiyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2014 yılı insan hakları
raporunda Türkiye’de özellikle üç alanda insan hakları alanında sorunlara
dikkat çekilmiş. Bunlardan birinde ihlallerin cezalandırılmadığı ve adalet
mekanizmasının yeterince işlemediği vurgulanıyor. 17 Aralık 2013’te başlayan
hükümet içi yolsuzluk soruşturmalarına katılan polis ve savcıların yerlerinin
değiştirildiğinin altını çizen rapor bu çerçevede, yargı ve emniyet güçlerinin
siyasileştirildiğini, aynı operasyonları takiben hükümet aleyhine açılan
soruşturmanın kapatıldığını ve delillerin yok edildiğini yazıyor.
‘İnsan hakları ihlali işleyen güvenlik personeli ceza
görmüyor’
Rapor, 2013 ce 2014’teki gösterilerde ölüm ve yaralanma
olaylarına karışan polislerin çok azının ceza aldığına dikkati çekerken,
yürütmenin yargı üzerindeki idaresini arttırmakla kalmayıp özel yetkili
mahkemeler oluşturarak bu mahkemelere siyasi olarak hassas davaları verdiği, bu
şekilde gelecekte siyasi bağlantılı kişiler aleyhinde açılacak soruşturmalar
üzerinde olumsuz etki yarattığı belirtiliyor. “Tutarsız mahkeme kararları alan
savcı ve hakimlere geniş esneklik tanındı” denirken, terörle mücadele
yasalarının asgari şeffaflıkla yürütüldüğünün, rastgele tutuklamalara devam
edildiğinin, gözaltı sürelerinin belirsiz derecede uzatıldığının, davaların
uzatıldığının altı çiziliyor.
‘Düşünce özgürlüğüne yönelik baskılar devam ediyor’
Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın yıllık terör raporunda
Türkiye’yle ilgili dikkat çekilen insan hakları sorunlarından bir diğeri de,
hükümetin düşünce ve toplanma özgürlüğü üzerindeki baskıları. Raporda, TCK ve
terörle mücadele yasasının ifade, basın ve internet özgürlüğünün kısıtlayan
maddeleri olduğu hatırlatılıyor ve 2014 yılı sonuna kadar yedi gazetecinin
Türkiye’de hapiste bulunduğu belirtiliyor. Bu kişilerin terör ya da yasadışı
örgüt suçlamalarıyla hapis tutulduğu kaydedilirken, gazeteciler arasında,
hükümetin misilleme yapabileceği korkusuna karşı oto sansürün yaygın olduğu
ifade ediliyor. “Hükümet bazı dini, siyasi ve kültürel görüşleri karaladı ve
haklarında soruşturma başlattı” denilen raporda ayrıca yeni yasaların mahkeme
kararı olmaksızın internet sitelerine erişimi kapattığına değiniliyor.
İnsan Hakları Raporu’nun Türkiye kısmında “Güvenlik
güçleri protesto eylemlerini dağıtmak için aşırı güç kullandı, yüzlerce
göstericiyi gözaltına aldı, çoğu terörle mücadele yasasından yargılandı”
denilen raporda, doktorların yaralı protestocuları tedavi etmesinin önüne
geçebilmek için ruhsatsız sağlık kuruluşları dışında tedavinin yasaklandığına
dikkat çekiliyor. Ayrca,“Sosyal medya üzerinden gösterilerle ilgili bilgi yayan
kişiler için de uzun süreli hapis cezaları istendi” deniyor.
‘Azınlıklıklar ve savunmasız bireyler yeterince
korunmuyor’
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yıllık raporunda Türkiye’de
insan hakları sorunu olarak görülen konulardan biri de, azınlıklara ve ‘savunmasız’
nüfuslara yetersiz korunma sağlanmasıyla ilgili. Raporda, “Devlet savunmasız
nüfusları toplumsal istismardan, ayrımcılık ve şiddetten etkili bir şekilde
korumadı” denirken, “Kürtler’in özellikle toplanma özgürlüğüne getirilen
kısıtlamalar gibi, insan hakları sorunları yaşamaya devam ettiği; Romanlar’ın,
kadınların, çocukların LGBT bireylerin de ayrımcılık ve kötü muameleye maruz
kaldığı” da yazıyor. Kadına yönelik şiddet ve namus cinayetlerinin önemli sorun
olarak görüldüğü raporda çocuk evliliklerinin de hala ısrarla devam ettiği
belirtiliyor.
ABD Dışişleri Bakanlğı’nın insan hakları raporunda
Türkiye’yle ilgili olarak ayrıca, kötü ve kalabalık cezaevi koşulları, dini
özgürlüklere kısıtlamalar, insan hakları kuruluşlarına hükümet tarafından getirilen
kısıtlamalar, siyasi liderler ve hükümet yanlısı medya kuruluşlarında Yahudi
karşıtı söylemlerin artması gibi konulara da vurgu yapılıyor.
Rapor “Hükümet, insan hakları ihlalleriyle suçlanan
güvenlik güçleri üyeleri ve diğer yetkililere yönelik kısıtlı soruşturma ve
cezalandırmaya gitti. Suçların cezasız kalması bir sorun oldu” ifadelerine yer
veriyor. Raporda geçmişte yaşanan Berkin Elvan, Festus Okey cinayetlerine de
dikkat çekilmiş.
Çin, Mısır, İran, Rusya, Suudi Arabistan…
Amerika Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlana yıllık
insan hakları raporu, çok sayıda ülkedeki ihlallere yer veriyor. Örneğin, Çin,
Mısır, Eritre, Etiyopya, İran, Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde ifade
özgürlüğüne ve medyaya yönelik kısıtlamalara, gazetecilerin ve blogcuların
hapsedilmesine, sansürlenmesine yer veriliyor. Devletler kadar devlet dışı
aktörler de rapordaki eleştiriler arasında yer alıyor.
Dışişleri Bakanı John Kerry, raporun tanıtımında yaptığı
konuşmada, “Ortadoğu ve Afrika’nın bazı bölgelerinde aşırı görüşlüler insan
hakları ve insan hayatı konusunda sıfır saygıya sahip” dedi. Kerry’nin dikkat
çektiği IŞİD gibi örgütler, “insanları diri diri yakıyor, barbarca başlarını
kesiyor, genç kızları köle olarak satıyor, suçsuz insanları yaygın ve ayrım
gözetmeksizin idam ediyor.” Kerry ayrıca, Pakistan’da Taleban, Nijerya’da Boko
Haram’ın eylemlerine değinirken, Paris’teki Charlie Hebdo saldırısına da
dikkati çekti.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, terör örgütlerinin dini
duyguları ve farklılıkları totaliter ideolojilerini ilerletmek amacıyla
istismar ettiğini, Suriye gibi devletlerin de terörle savaş bahanesi altında
insan hakları ihlalleri ve kötü muamelelerden sorumlu olduğunu söyledi.
Amerika Dışişleri Bakanlığı, 1999'dan bu yana ülkeler
bazında yıllık insan hakları raporları yayınlıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.