Güney’in İbrahim Şirin’le birlikte derlediği, İletişim’in
yayına hazırladığı Türkiye’de Siyasal Şiddetin Boyutları satışa sunulmuş.
Siyasal şiddet konusunun ilk kez Türkiye için bu kadar etraflıca ele alındığı
bir kitap bu, benim bildiğim kadarıyla. Konu etrafında tarih, siyaset bilimi,
sosyoloji ve antropoloji kesişimlerinde çalışanlarınız varsa, kitabı edinmeniz
gerekiyor.14 Mart 2014
Çalışmanın arka
kapağı şöyle:
“Güney Çeğin ve İbrahim Şirin’in derlediği Türkiye’de
Siyasal Şiddetin Boyutları‘nda (…) ancak başka sahaların tuttuğu ışıkla
aydınlanabilen ‘şiddet’, aynı zamanda tarihsel formasyonların oluşumundan etnik
sorunların zaman içinde birbirlerini izleyen konfigürasyonlar dahilinde yeniden
tanımlanmasına, cinsiyet ilişkilerinin toplumsal üretim ve kontrol
mekanizmaları yoluyla belirlenmesinden devletin istisnai anlardaki kriz
mühendisliğine kadar birçok soruna yeni bir bakış açısıyla bakmayı mümkün
kılmaktadır.” — Hamit Bozarslan, Sunuş
Türkiye’de siyasal şiddet, imparatorluk bakiyesi
sorunlarla ulus-devletin ortaya çıkış döneminin sorunlarını bünyesinde hemhal
ederek yerleşikleşmiş bir sorundur. Bu nedenle militarizmden etnik ve mezhepsel
çatışmaya, iktisadi müdahale ve zor ilişkilerinden cinsiyet ilişkilerine kadar
geniş bir alana yayılır.
Türkiye’de Siyasal Şiddetin Boyutları, yukarıdaki cephe
genişliğini de gözeterek Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devreden ve halen sürmekte
olan çeşitli siyasal şiddet örneklerini, toplumsal tarihimizin analizi için
devreye sokuyor: İttihat ve Terakki’den Cumhuriyet’e ordunun özerk rolü ve
şiddet üretme kapasitesi, 1915, Kürtler, Demokrat Parti, siyasal hareketlerin
-sağın, solun ve İslâmcılığın- şiddetle ilişkisi, kapitalizmde zorun rolü
örneği 12 Eylül, bir özel şiddet hali olarak “doksanlar”, akademi sahasında
tecessüm eden simgesel şiddetin tarihi ve ataerkil zihniyet şiddeti…
Türkiye’de Siyasal Şiddetin Boyutları, “şiddet”le analiz
edildiğinde sorunlarımızın ne kadar çarpıcı olduğunu gözler önüne seriyor.
Kitapta, siyasal şiddetin boyutları arasında Türk-Kürt iç
savaşının şiddeti başta olmak üzere, gerilla ve kontrgerilla şiddetiyle ilgili
analizler öne çıkıyor — derlemede yer alan (sunuş dahil) 16 yazıdan 8’i bu
alana eğilmiş. Bu ana eksenin yanında, Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki şiddet,
İslamcı şiddet, ataerkil şiddet ve heteronom akademimizin maruz kaldığı ve
bıraktığı simgesel şiddeti konu alan yazılar var.
İÇİNDEKİLER:
“Sunuş”, Hamit Bozarslan
“Erken Cumhuriyet Döneminde Rejimin Militarist
Özerkliği”, Güney Çeğin
“Siyasal Şiddetin Askerî Yönü: İttihat Ve Terakki
İktidarının Kurumsallaşması Sürecinde Askerî Yöntemlerin Yeri”, Yücel Karadaş
“Varlık Ve Yokluk Kıskacında Ermeniler: 1915 Ermeni
Kırımı’nın Ekonomik Şiddet Boyutu”, Ümit Kurt
“1950-1960 Demokrat Parti İktidarı: Demokratikleşme /
Otoriterleşme İkilemi ve Siyasal Şiddet”, Gülçin Balamir Coşkun
“Neden Silahlı Mücadele?: Türkiye Kürdistanı’nda Şiddeti
Anlamak”, Hamit Bozarslan
“Son Kürt Eşkiyaları: Kürt Meselesinde ‘Adi’ Şiddetin
Olağanüstülüğü, Siyasallığı ve Yasa Yapıcı Mirası”, Ahmet Özcan
“Devlet ve Politik Şiddet: Latin Amerika ve Türkiye’de
Gerilla Hareketleri”, Ferdan Ergut
“Faşizm, Medenilik ve Türk Devletinin Krizi”, Tim Jacoby
“1970-73 Türkiye’sindeki Devrimci Şiddet Momentinin
Politik ve Sosyalbilimsel Bir Analizi”, Vefa Saygın Öğütle ve Hüseyin Etil
“İslâmcılıktan Yeni-İslâmcılığa: İslâm, Şiddet ve
Devrim”, Burak Özçetin
“Türkiye Kapitalizminde Zorun Rolü: Rızasız Bir Toplum
Sözleşmesi Olarak 12 Eylül Askerî Darbesi”, Oğuz Dilek
“Türkiye’de ‘Doksanlar’: Devlet Şiddetinin Özgünlüğü ve
Sürekliliği Üzerine Bir Deneme”, Bahar Şahin Fırat
“Kürdistan/Türkiye Ve Cezayir/Fransa: Sömürge Yöntemleri,
Şiddet ve Entelektüeller”, Barış Ünlü
“Osmanlı’nın Son Döneminden Günümüze Kadın Yurttaşın
İnşasında Ataerkil Zihniyet Şiddeti”, Çağlayan Kovanlıkaya
“Osmanlı’dan Günümüze Türk Akademisinin Siyasi İktidar
İle Dansı”, İbrahim Şirin
Derlemeye, aksamı sökülüp yeniden kurulan “devlet”
kavram/nesnesinin bir heyûla gibi çöktüğü söylenebilir. Ama yazarların her
biri, bu heyûlaya explanans muamelesi yaparak teslim olmaktansa, siyasal
şiddetin analizinde bu alanın tarihsel-sosyolojik dönüşümünü dert ediniyor. Bu
da çalışmanın kanımca en kuvvetli yönlerinden biri. Buradan hareketle, yazılar
şu eksenlerde yeni tartışmalara, yanlışlama/doğrulama imkânlarına alan açıyor:
1) Cumhuriyetin kuruluşundaki devamlılık vs. kopuş
sorunsalının yeniden düşünülmesi.
2) Ermeni Soykırımı’nın politik ekonomisi (hâttâ,
simgesel ekonomisi) etrafındaki tartışma.
3) Devlet şiddeti karşısında Türkiye’de “silahlı militan”
kategorisinin kuruluşu; bu inşaat sırasında Kürt gerilla ve Türk gerilla
arasındaki ayrışmalar.
4) Türkiye’de eril tahakkümü, devlet alanı üzerinden,
tarihsel-sosyoloji araçlarıyla açıklamak.
5) Türkiye akademi alanı üzerindeki şiddeti ve bu alanın
oyuncularına uyguladığı şiddeti, devlet alanının dönüşümüyle ilişkilendirmek.
Kitabı edindikten sonra makalelerin bir kısmını seçerek
okuyacaksanız bile, Hamit Bozarslan’ın özenli sunuş yazısı ile başlamanızı
tavsiye ederim.
Emeği geçen herkese, başta iki editöre, Türkiye sosyal
bilim alanına böyle bir çalışmayı kazandırdıkları için teşekkürler.
http://istifhanem.com/2014/03/10/siyasalsiddet-derleme/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.